5 Ağustos 2015 Çarşamba

ADD NEREYE.. 1



ADD   NEREYE..  

BÖLÜM 1



ADD   Nereye?

Atatürkçü Düşünce Derneği’nin tüzük kongresi ile birlikte, gerek örgüt içinde gerekse Atatürkçü kamuoyu içinde bir tartışma başladı. Bu tartışma üzerine belli bazı rahatsızlıkları ADD Genel Başkanı sayın Ertuğrul Kazancı’ya ilettik. Bir sayı hazırlayacağımızı belirterek görüşlerini aldık. Bununla yetinmeyerek ADD önceki genel başkanlarından sayın Yekta Güngör Özden’le de bir görüşme yaptık. Yine ADD tüzük kurultayında konuşturulmayan ve önergesi yırtılan, kendisi kürsüden indirilen ADD Konya İl Sekreteri’yle görüştük. Tüm bu görüşmeleri burada yayınlıyor ve en çok merak edilen 10 soruyu sorarak bu tartışmayı açıyoruz. ADD demokratik bir dernektir. Atatürkçüler tartışarak doğru yolu bulacaktır. Gazetemizin sayfaları tüm örgütlere ve üyelere açıktır. Herkes görüş bildirmekte ya da yanıt vermekte özgürdür. Haziran ayında yapılacak kongreye kadar demokratik bir tartışma ortamı ile daha güçlü bir dernek tüm Atatürkçülerin özlemi.

1- ADD tüzüğünü değiştirmek için toplanan tüzük kongresine derneğin resmi 1363 delegesinden sadece 223’ü katıldı. Yani kongre delegelerin sadece % 17’si ile toplandı.

Delegelerin sadece %17’sini toplayarak tüzük değiştirmek demokratik midir?

ADD nereye?2- ADD tüzük kurultayına delegelerin % 17’si katıldı. Ancak tüzük maddelerinin delegelerin 2/3’lük nitelikli çoğunluğu ile değişmesi gerekirken, bu kurala da uyulmadı. Maddelerin kimisi sadece 100 kişinin oyuyla değişti.

Kısacası ADD tüzüğü delegelerin sadece %8’inin onayıyla değişti.

Bu nasıl bir demokrasidir?

3- ADD tüzük değişikliği önergelerinden en çok tartışılanı iki dönemden fazla üstüste yönetim kurulu üyeliğine getirilen kısıtlamanın kaldırılmasıydı.

Bu kısıtlama dernek tüzüğüne, siyasi partilerde yaşanan saltanatın bir benzeri ADD’ye kurulmasın diye konmuştu. Ancak bu kısıtlamanın kaldırılması ile birlikte bu önlem kaldırılmış oldu.

ADD’de yöneticilik yapacak başka insan yok mudur ki bu kısıtlama kaldırılmıştır?

Ya da Türkiye’de ADD’yi yöneten bugünkü 23 kişinin dışında Atatürkçü yok mudur ki mevcut yönetim bir dönem daha yönetimde kalmak istiyor?

4- ADD örgütlerinin büyük kısmı kapalı durumda. Dernek merkezi maalesef bu örgütleri açık tutamıyor.

Mevcut şubelerin üçte ikisi kapalı iken nasıl olur da yönetim görev süresinin uzamasını ister?

ADD yönetimi daha şubeleri açık tutamazken, çalıştıramazken, neden yeni dönemde de görev almak ister?

İşin mantıklısı görevin, derneği açık tutmayı başaracak, çalıştıracak bir yönetime devredilmesi değil midir?

5- ADD son dönemde, iki siyasi parti ile birlikte anılmaya başlandı: MHP ve İP.

Oysa derneğin, her tür siyasal partiden bağımsız olması gerekir. Halbuki derneğin son dönem etkinlikleri, dernek şubelerinin ve üyelerinin değil, Atatürkçülükten başka bir ideolojiyi benimseyenlerin etkinliklerine dönüşüyor.

Yukarda fotoğrafta görüldüğü gibi ADD bir Ulusal Birlik Kongresi topluyor ve bu kongereye 100 kadar kişi katılıyor. Görüldüğü gibi koltuklar boş, oturanlarsa Maocu partinin militanları.

ADD bu kongreler için mi kuruldu?

6- ADD Yöneticilerinin bir bölümü televizyon ekranlarından Erbakan’ı antiemperyalist ilan edebiliyorlar. 28 Şubat’ın, Atatürk ilke ve davrimlerinin ve elbette laikliğin savunucusu bir dernek yöneticisi nasıl olur da böyle bir adamı savunabilir?

ADD üzerine düşen bu şeriatçı lekeyi temizlemeyi düşünmüyor mu?

7- ADD Genel Sekreteri, Milli Dava Kıbrıs için düzenlenen bir imza kampanyasına engel olmak için çalışıyor. Ancak hâlâ koltuğunda oturabiliyor!

ADD bu şahsı İsviçre’ye Tayyiplerin ekibine göndermeyi düşünmüyor mu?

8- ADD yönetimine genç sıfatı ile dahil olan kimi provokatörler, açık bir biçimde Maocu partinin taşeronluğunu yapıyor.

Dernek yönetimi içinde hizip örgütlüyor. Tüm bunlar hakkında yapılan şikayetlere rağmen bu provokatör hâlâ koltuğunda oturabiliyor.

Neden?

9- ADD yöneticilerinden bazıları, Ankara’da düzenlenen Cumhuriyet Yürüyüşü’nde “Ordu Göreve” pankartı açan Atatürkçü gençlere, şeriatçı güçlerle birlikte bir iftira, karalama kampanyası düzenledi, gençleri ihbar etti.

ADD, Ordu’yu savunan gençlerin mi yanında Ordu düşmanı şeriatçıların mı?

ADD, Ordu’nun görevini yapmasına karşı mı?

10- ADD’nin bir şubesine 4000 adet fason üye kaydedilip kongre yapılıyor ve 30’a yakın delege seçiliyor.

Dernek bu naylon üyeliği inceliyor mu, tedbir almayı düşünmüyor mu?

Samet Bapoğlu'nun engellenen konuşmasıİşte ADD Konya İl Sekreteri’nin engellenen konuşması

Genel Başkan bir iyilik yapsın ve...

ADD Konya İl Sekreteri Samet Bapoğlu bir önerge hazırlayarak, kürsüye çıktı. Fakat Divan Başkanı Arif Çavdar kendisini susturarak kürsüden indirdi. O sırada bir Maocu militan Samet Bapoğlu’nun önergesini yırttı. Önergede 34 şubenin imzası vardı. Divan örnergeyi almayı reddetti. Demokratik bir derneğe yakışmayan antidemokratik görüntüler yaşandı ve sonuç olarak delegelerin konuşma ve önerge verme hakkı gaspedildi. Bunun üzerine salonda bulunan 223 delegenin büyük çoğunluğu salonu terketti. Bundan sonra tüzük maddeleri salonda kalan 101 delegenin katılımıyla oylandı. Bu antidemokratik uygulamaya ve divana kimse müdahale etmedi. Engellenen konuşmayı yayınlayarak ADD içi demokrasiye katkı sunduğumuzu düşünüyoruz.

Değerli ADD Delegeleri,

Bugün burada ADD tüzüğünün değiştirilmesini oylayacağız.

ADD’nin tüzüğü demek, bu derneği, demokratik bir kitle örgütü olarak vareden temel yasal belge demektir. Bir nevi ADD’nin anayasasıdır. Şimdi bizim bu anayasamız değiştirilmek isteniyor.

Acaba düşündünüz mü neden?

Nedeni çok açık ortada, ADD Genel Başkanı dahil, bazı Genel Yönetim Kurulu üyelerimizin yönetim süreleri doldu. Eğer tüzük değişmezse, önümüzdeki dönem Genel Yönetim Kurulu üyesi olamayacaklar. İşte ADD tüzüğü bu durumu değiştirmek için değiştirilmeye çalışılıyor.



Bazıları koltuklarını bırakmak istemiyor

Oysa tüzükte iki dönemden fazla üstüste yöneticiliğe neden kısıtlama getirilmiştir?

Çünkü ADD demokratik bir kitle örgütüdür.

Dikkatinizi çekerim demokratik!

İşte tüzükteki kısıtlama, derneğin, demokratik yapısını güvence altına almak için konulmuştur.

Günün birinde, bazı koltuk heveslileri, diktatörlük heveslileri ortaya çıkarsa, onlara engel olmak için konulmuştur.

Sayın delegeler, o madde adeta bugün önümüze bu değişikliği getirmek isteyenlere engel olmak için konulmuştur.

Bugün maalesef, dernek yönetimimizden bazıları, koltuklarını bırakmamak istiyorlar.

Demokratik bir derneğin tüzüğünü değiştirerek kendilerine padişahlık yetkileri istiyorlar.



Eski başkanların tümü görevini huzur içinde devretmeyi bildi

Değerli delegeler bu derneğin bugüne kadar çok başkanı, çok yöneticisi oldu.

Muammer Aksoylardan Yekta Güngör Özdenlere kadar!

Hepsi değerli aydınlardı.

Hepsi özverili Atatürkçülerdi.

Hepsi de önemli hizmetler yaptılar.

Ama bu isimlerin hiçbiri tüzüğün bu maddesini değiştirmek istemediler.

Çünkü onlar bu derneğin başında bir hizmet yapıyorlardı.

Çünkü onlar demokratik bir derneğin diktatörü olma peşinde değillerdi.

Herkes koltuğunu kendinden sonra bayrağı devralacaklara bıraktı. Hem de gönül rahatlığı içinde.

Dernek her yeni yönetim ve genel başkanda, etkisinden birşey yitirmedi.

Her gelen gidenin koltuğunu doldurdu.

Ama ilk defa bu yönetim, benden sonra gelecek Atatürkçü yok. Bu koltuğu bırakırsak boşluk doğar diyor.

Arkadaşlar, bu yönetim, bu başkan, sonarırım sizlere Muammer Aksoy’dan, Yekta Güngör Özden’den daha mı Atatürkçüdür, daha mı yeteneklidir de böyle bir şey istiyor?



İş lafa gelince siyasi partileri eleştirirler ama...

Değerli delegeler, iş lafa gelince siyasi partileri, parti içi demokrasi olmadığı için eleştiririz.

Ama bugün aynı durum bu kongrede yaşanmaktadır.

Dernek içi demokrasi yokedilmek isteniyor.

Buğüne kadar demokrasi nutukları atanlar, Saddam’a saldıranlar, bugün karşımıza Saddam olarak çıkmış bulunuyorlar.

Arkadaşlar, bu insanlara Saddam olma fırsatı ve yetkisi verecek miyiz vermeyecek miyiz?

İşte bu kongrede bunu oylayacaksınız.

Bugüne kadarki tüm ADD Genel Başkanlarını düşünün: Muammer Aksoy, Arif Çavdar, Özer Ozankaya, Nejat Kaymaz, Celil Gürkan, Burhan Apaydın, Suphi Gürsoytrak, Yekta Güngör Özden, Halil İbrahim Şahin...

Bu insanların bıraktığı geleneği, demokrasi geleneğini çiğnetmeyin.

Bu derneğin, Atatürkçülüğün diktatörlük değil demokratik yönetim olduğunu tüm Türkiye’ye gösterelim.



Dernekten habersiz ulusal birlik kongresi!!!

Değerli delegeler,

Dün ADD tarafından Ankara DTCF’de bir kongre düzenlendi.

Ulusal Birlik Kongresi.

Ama orada buradaki delegelerin hiçbiri yoktu.

Hatta büyük kısmının haberi de yoktu!

Hiç sordunuz mu neden diye?

Bizim kendi derneğimiz, Ulusal Birlik Kongresi düzenliyor, ama daha dernek delegelerimizin bundan haberi yok.

Ulusal Birlik peşinde koşan bir yönetim, önce kendi derneğini birleştirir, çalıştırır.

Ama 500 ADD şubesinin yarıdan çoğu kapalı.

Buraya delgelerin ancak dörtte biri gelebiliyor.

Neden?



Hilafeti geri getirmek isteyenler var

Değerli delegeler,

Bir derneğin anayasası delegelerden habersiz değişebilir mi?

Buradaki delegelere kongre haberi ne zaman verildi?

Tüzük değişikliği neden tüm delegelerle birlikte oylanmaz?

Neden delegelerden gizli yapılır bu işler.

Arkadaşlar, bu değişiklik nasıl gizli kapaklı planlandıysa, yarın daha vahim değişiklikleri de aynı şekilde yapmaktan kaçınmayacaklardır.

Buna emin olun!

Kendine çok güvenen, doğru yaptığını düşünen, tüm delegeleri çağırır, derdini anlatır ve oy ister.

Böyle, delegelerden gizli kapaklı toplantılar yapmaz. Bunlar Tayyiplerin yöntemidir arkadaşlar. Onlar da biliyorsunuz Anayasamızı değiştirmek istiyorlar. Biliyorsunuz Tayyip halife yetkileri istiyor.

Ama bunlara karşı çıkıyoruz değil mi?

Neden?

Çünkü biz diktatörlüğe karşıyız.

Arkadaşlar saltanatı da halifeliği de Atatürk kaldırdı.

Ama bugün Atatürk adına kurulan bir dernek, saltanat ve hilafeti geri getirmek için çalışıyor.

Arkadaşlar, eğer bu değişikliğe evet derseniz Tayyip’i eleştirecek yüzünüz kalmaz!



100 bin ADD üyesi içinden bir başkan adayı mı çıkmayacak?

Arkadaşlar, sayın genel başkanımız, ya da görev süresi dolan yöneticilerimizin içi rahat olsun.

Türkiye’de Atatürkçü çok!

Bu dernek 100 bin üyesi ile övünüyor!

Ama bu 100 bin kişiden bir tane bile genel başkan adayı mı bulamıyor?

Benim bir önerim var.

Eğer sayın genel başkanımız, benden daha Atatürkçüsü yok, bu işi benden iyi yapacak yok diyorsa, göremiyorsa, biz bulup ortaya çıkaralım.

Çıkaralım ve genel başkanımızın da içi rahat olsun.

Gönül raahatlığıyla koltuğunu bıraksın.

Önerim sayın Yekta Güngör Özden’dir!

Eminim sayın genel başkan Yekta Bey’i yeterince Atatürkçü görüyordur!

Eminim onun bu işi yapabileceğini düşünüyordur!

Genel Başkanımız bir demokrasi örneği göstersin.

Çıksın kürsüye desin ki, ben genel başkanlığı devrediyorum. Bu işi Yekta Bey’in layıkıyla yapacağına güvenim tamdır. Ben de ona danışmanlık yaparak Atatürkçülüğe hizmet etmek isterim.

Biz burada zaten Atatürkçülüğe hizmet için varız.

Böylece kendisi Atatürkçü tarihte hakettiği yeri alır.

Böylece Atatürkçülük güçlenir.

Böylece ADD güçlenir.

Arkadaşlar, genel başkanımızdan bu iyiliği yapmasını rica ediyorum.

Genel Başkan olarak son ve en büyük hizmeti bu olacaktır.


DEVAM EDECEK..,


http://www.turksolu.com.tr/53/add53.htm

..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder