ALMANLARIN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ALMANLARIN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2017 Cuma

ALMANLARIN TÜRKİYEYİ İŞGAL PLANI İLK KEZ AÇIKLANIYOR



ALMANLARIN TÜRKİYEYİ İŞGAL PLANI İLK KEZ AÇIKLANIYOR


Almanlar'ın, Türkiye'yi işgal planı daha sonra Bir Alman alayının arşivinde unutulmuş, Rusların eline geçmiş, onlarda «görün» diye bize vermişlerdi
Büyük Amiral Peader, Sovyetler Birliği'nden önce Türkiyenin işgalini öngörmüş ve Hitler'e baskı yapmıştı Hitler ise Türkiye uzmanlarıyla yaptığı konuşmalardan sonra Türkiye yerine Rusya'ya saldırmayı yeğlemişti 
Ahmet Yalım

Hitler'in en güvendiği asker, Alman donanmasının komutanı büyük amiral Von Reader'di. 1 eylül 1939'dan, yani İkinci Dünya Sa­vaşı'nın başladığı günden bu yana bü­yük amirali yanından ayırmamış, savaş durumunu onunla birlikte izlemişti.
Alman orduları Polonya'yı ezmiş, Fransa, Benelüx, Danimarka ve Norveç işgal edilmiş, sıra Balkanlar'a gelmişti.
İşte o günlerde büyük Amiral Von Reader, 16 ve 26 eylül 1940'da Hitler'le yaptığı iki konuşmada:
 Barbarosa harekâtına (Rusya'nın işgali) girilmeden önce, Türkiye'yi işgal etmeliyiz" demişti.
Hitler bu öneriyi dikkatle dinlemiş, ancak bir karara varmamıştı. Büyük a­mirale göre eğer Türkiye işgal edilirse, Sovyetler'e hem Polonya'dan, hem de Kafkasya'dan saldırma olanağı doğacak ve Rusya'nın dize getirilmesi kolayla­şacaktı.
Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Von Papen ise, bu düşünceleri paylaş­mıyordu. Ona göre, Alman orduları kısa zamanda Trakya ve Ege'de egemenlik kurabilirlerdi ama Toroslar ve Doğu A­nadolu'da Türk piyadesinin güçlü dire­nişiyle batağa saplanabilirdi. Von Pa­pen, 1. Dünya Savaşı'nda asker olarak bulunduğu Türkler'i iyi tanıdığını da ileri sürüyordu. Almanya'nın Ankara'­daki askerî ataşesi Albay Rohde de bü­yükelçinin görüşlerini destekliyordu. 

İŞGAL PLANI HAZIRLANIYOR

1940-41 yıllarında Türkiye'ye saldırı konusu Alman Genelkurmayı için ol­dukça önemli bir uğraşıydı. 1939 kası­mına kadar Türk ordusunda eğitmen o­larak görev yapan Gn. Ritter Von Mit­telberger, 10 şubat 1941'de Alman Ge­nelkurmay'ına Türkiye konulu bir kon­ferans vermişti. Generale göre. Türk Trakya'sına saldırıya geçildiği zaman yıldırım orduları süratle sahil yolundan İstanbul'u işgal etmeli ve Anadolu'ya geçmeliydi. Mittelberger daha sonra Alman birlikleri için güçlüklerin doğa­cağını ileri sürüyor ve, "Eğer Türkler büyük bir ruhsal çöküntüye uğramaz­larsa, çok sert bir direnme ile karşılaş­mamız doğaldır" diyordu.
Bu sırada Alman Genelkurmay'ının Harekât Dairesi Başkam Albay Heu­singer'e de, "Türkiye'yi işgal" planı ha­zırlaması görevi verilmişti. Albayın bir hafta içinde hazırladığı plan incelemesi için Balkanlar'ı işgalle görevli Alman Feldmareşali List'e gönderilmişti. 

TÜRKLERE GEÇEN PLAN

1941 yılının 21 haziranında Alman or­duları Sovyetler Birliği'ne saldırmıştı. Alman oraları süratle Rusya'nın iç bölgelerine doğru ilerliyorlardı, işte, sa­vaşın başlamasından dört hafta sonra SSCB'nin Ankara Büyükelçisi Trenti­ev, Türk Dışişleri Bakanlığı'nı ziyaret ederek Şükrü Saraçoğlu'na. "Elimizde, Almanların, Türkiye'yi işgal planı var!.." diye iddia etmişti.
Dışişleri Bakanı da:

"-Gösterirseniz, seviniriz" demiş ve bu planın nasıl ele geçirildiğini sor­muştu.
Olay İlginçti. Alman Genelkurmay'ı, Türkiye yerine Rusya'nın işgal edilme­sini kararlaştırdığı zaman hazırlanan bu plan 51. Alman Kimya Alayı'nın ar­şivinde unutulmuştu. Alay önce Bulga­ristan'ın işgalinde görev almış, daha sonra da tüm Alman birlikleriyle birlik­te Doğu cephesine sevkedilmişti. Alayın arşivi ise, savaşta Sovyetler'in eline geçmişti. Sovyet yetkilileri de planı he­men Ankara'daki elçiliklerine göndere­rek Türkler'e bilgi vermesini istemişler­di. Böylece Türkiye'yi işgal etme planı dolaylı yollardan Türklerin eline geçi­yordu.
Bugün Türk Genelkurmay'ının elinde bulunan Almanların Türkiye'yi işgal planı "ÇOK GİZLİ •Feld Mareşal List'e özel" başlığını taşıyordu.
5 bölümden oluşan dosya bir hayli kalabalıktı. İstanbul ve İzmit Körfezi'­nin 1/l00 bin ölçeğinde yapılmış harita­larda en ufak ayrıntılara kadar dikkat e­dilmişti. Uçak alanları, deniz inşaat tez­gâhları, savaş gereçleri üreten fabrika­ları, liman tesisleri, demir fabrikaları, tren antrepoları, tersaneler, askerî telsiz istasyonları ve kimyevi madde üreten laboratuvarlar özel işaretlerle belir­lenmişti. Yine bölgedeki tüm köprüler i­şaret edilmiş ve bunların yapımında kullanılan malzeme de yanlarına yazıl­mıştı. 

PERAPALAS'A YERLEŞMELİ

Dosyada harita ve krokiler dışında İstanbul’la İlgili ayrıntılı bilgi de bulu­nuyordu. Örneğin planın 25'inci sayfa­sında Alman birliklerinin İstanbul'da nasıl dağılacağı ayrıntılı şekilde anlatıl­mıştı.
"-Kumanda heyeti, kurmay baş­kanları ve karargâh birlikleri ancak Be­yoğlu'nda uygun şekilde yerleştirilebi­lir. Beyoğlu'nda 7 büyük otel bulun­maktadır. Bunların en iyileri de Perapa­las, Tokatlıyan otelleridir. Kumanda heyeti özellikle Perapalas Oteli'ne yer­leşmelidir. Bölgede birçok küçük oteller daha vardır. Buralarda karargah su­bayları kalabilir.
Beyoğlu'nda Fransız ve Alman okul­ları gibi sağlam ve büyük binalar da vardır. Buraya karargâh birlikleri yer­leştirilebilir. Taksim alanı çevresinde de taşıtların korunmasına uygun büyük kışlalar bulunmaktadır."
Dosya daha sonra Boğazlar konusun­da şu bigileri de kapsıyordu:
" - Karadeniz'in kuzey kıyalarına çı­kartma yapmak son derece güçtür. Bu­nun tek nedeni bölgenin fırtınalı ve sarp kayalardan oluşmasıdır. Buralara ancak küçük balıkçı kayıklarıyla çıkartma ya­pılabilir. Daha ötede Marmara kıyıları hafif meyilli olduğu için buraya çıkart­ma daha kolaylıkla gerçekleşir. Ancak buranın Çatalca müstahkem mevkiinin ateşi altında olduğu unutulmamalıdır."
Hitler bu planı erteleyecek ve Rusya'­ya saldırmayı yeğleyecekti. Hitler'in Genelkurmay Başkanı Halder de günce­sine şöyle yazacaktı:
" Türkiye'ye saldırmaktan vazgeç­mezsek Rusya'ya karşı olanaklarımızı kaybederiz. Hitler son görüşmemizde bana şöyle dedi:
" Rusya'yı ezdikten sonra Türki­ye'ye saldıracağız."
Böylece Hitler, Türkiye'yi, "silah gü­cü yerine siyasal alanda boyun eğdirme­ye" çalışacaktı. Bu görevde Ankara'da­ki büyükelçileri Von Papen'e verilmişti.