YOK OLMAK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YOK OLMAK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2016 Pazar

AVRUPA YA YAKLAŞIRKEN YOK OLMAK ?,






AVRUPA YA YAKLAŞIRKEN YOK OLMAK ?,


 Prof. Dr. EROL MANİSALI
 MAYIS 2004 - SAYI - 69  



- Türk halkının çoğunluğu Avrupa Birliği’ni istiyor.
- AB’den başka bir yolumuz olamaz.
- Tek hedefimiz AB.

      Bunlar son yedi sekiz yıldır gazetelerde, televizyonlarda her gün insanların önüne konuyor. Bir tutku yaratıılmış, kendini yakacak kıpkızıl  Işı ğa gitmekten kendini kurtaramayan Pervane böceği misali Türkiye’yi bölerek, parçalayarak AB’ye yönelttiriyor, hem de hiçbir zaman içine alınmayacağı  bir birliğe iteliyorlar.

Pervane böceği Işığa yaklaşır, yaklaşır ve sonunda yanar, yok olur. Türkiye’de insanların kafasında bir Avrupa tutkusu yaratlmış, bir hayal dünyası gibi, bir cennet gibi sanal bir dünya beyinlere işlenmiş.  İnsanlar devşirilmiş; olmayan bir şey kafalara soyut olarak yerleştirilmiş.

Oysa böyle bir şey yok, bu büyük bir oyun. Türkiye yaklaştığını sanıyor. Bu arada eli, kolu, kanadı yavaş yavaş koparılıyor. Yaklaştığını sanan Türkiye çözülüyor, gevşetiliyor, dağıtılıyor ve bölünüyor. Yarın AB’ye katılacak bir Türkiye olmayacak, eğer bu süreç devam ederse...


Türkiye’nin damar ve sinir sistemine giriyorlar; pazarını  tekelleri altına alıyorlar, siyasetçisini, bürokratını, işadamlarını yanlarına çekiyorlar. 
Artık bazı çevreler Türkiye’nin değil AB’nin yanında duruyorlar. İşadamı, gazetecisi, öğretim üyesi, bürokratı, siyasetçisi AB’li olmuş, devşirilmiş. Kendi halkına, toprağına karşı AB ile birlik olmuş sanki.

- Kıbrıs, Ege, Ermeni tasarıları, KADEK, Güneydoğu, Patrikhane, 

  Ateşe yaklaşan pervane böceğinin Şimdilik yolunan tüyleri oluyor.

- AB’ye alınacağını sanan Türkiye yavaş yavaş çözülüyor. Bazı vakıf üniversiteleri ve sivil toplum örgütlerine sızmışlar, istedikleri gibi oynuyorlar.
- Gayri milli sermaye çevreleri ile birlik olmuşlar. Artık onlar Brüksel, Berlin, Londra ve Paris ile birlikte Türkiye’yi yönetiyorlar. İşçiyi, köylüyü, memuru, esnafı yani halkı karşılarına almışlar.

Sömürgeleşen bir ülke...

Türkiye yaklaştığını  sanırken..,  Uzaklaşıyor, Onun sömürgesi, arka bahçesi oluyor. Siyasi, iktisadi ve kültürel olarak AB’nin denetimi altına giriyor.
Daha da kötüsü Türkiye parçalanıyor, bölünüyor. Aldatılan Türkiye bir yandan bölünürken öte yandan da tek yanlı bağlanıyor. Hesaplar çoktan yapılmış. Daha Soğuk Savaş biterken Türkiye’yi " Kazığa bağlama " İhtiyacı duyan birkaç siyasi ile gayri milli sermaye çevreleri, bir hayal dünyası  yaratmaya başladılar.

Boynumuza ilk halkayı  '' Gümrük Birliği '' Belgesi ile taktılar. Türkiye AB’ye, hiçbir uygar ülkenin yapmadığı bir biçimde bağlandı?.
- Bağlandı? çünkü artık AB’nin içimizdeki uzantıları  " Batı adına "  Türkiye’yi yöneteceklerdi. Türkiye, içine alınmayacağı  Batı kapitalizminin yönetimine veriliyordu.
- Türkiye’nin artık Avrupalı ve Kuzey Amerikalı Ülkeler gibi ulusal politikası  olmayacaktı. Türkiye, güdülen bir ülke durumuna gelecekti.
- Türkiye’nin iktisatta, siyasette, kültürde politikası olmayacak ama Brüksel, Washington, IMF, Türkiye’ye ne yapacağını söyleyeceklerdi.
- Türkiye’nin dış ticaret politikası bile olmayacaktı. İçine alınmadığı ( ve alınmayacağı ) AB, Türkiye yerine kuralları koyacaktı. Tabii kendi çıkarları? doğrultusunda.
- Türkiye 2001’de Cumhuriyet tarihinin en büyük krizine sokulacak ve denetimi daha kolay olacaktı. 2003’te dış ticaret açığı 22 milyar dolara ulaşırken dış borcu daha da yükselecekti.


Arkamıız Sağlam mı ?


Ve hayal Tacirleri işbaşındaydı. Schröder arkamızda, Chirac arkamızda, Berlusconi, Tony Blair ve diğerleri hep arkamızdadır. Tabii Bush da arkamızda, bu Şerefi kimseye bırakamazdı?. Bir tanesi de önümüzde olsa bari.

Ve arkamızdaki Batı kapitalizmi sayesinde Türkiye iktisadi, siyasi ve kültürel olarak çökertiliyor ve çözülüyordu. Türkiye yarın da içine alınmayacağı AB’ye doğru itelenirken AB’nin içine götürülmüyor. Bölünmeye ve bir sömürgeleşmeye götürülüyor.

Ama eli kolu koparılmış, üçe dörde, bölünmüş bir Türkiye olarak. Bu parçalardan belki bir tanesini AB içine almayı düşünebilirler. Aynen Yugoslavya modeli gibi:
Hırvatistan’ın, Slovenya’nın alınması gibi.

Evet Türkiye bir pervane böceği gibi yavaş yavaş kendisini mahvedecek olan Işığa doğru itilmektedir. Bu gidiş devam ederse Türkiye kesinlikle parçalanır. Yarın Ordunun bile bunu önlemeye gücü yetmez.

Kendi kendimizi aldatmayı daha ne kadar sürdüreceğiz

İçimizdeki uzantılar, Danimarka’yı tasfiye etmediğimiz sürece bunun imkanı yok. Ahtapotun kollar kesilmeden çözülme ve dağılma durdurulamaz.
Ulusal cephe gayri millilere karşı kazanmak zorunda, bunun başka yolu yok...



http://mudafaai-hukuk.com.tr/arsiv/mayis04_03.pdf


..