Bülent Orakoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bülent Orakoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2017 Cumartesi

28 ŞUBAT SÜRECİNİN HUKUKSAL - YARGISAL BOYUTU, BÖLÜM 17



28 ŞUBAT SÜRECİNİN HUKUKSAL - YARGISAL BOYUTU, BÖLÜM 17


 ASKERİ YARGININ TUTUMU 

 Yaşar Kaplan 

Kuruluş kanununda, "asker kişileri" ve "askeri suçları" işleyenleri yargılamak amacıyla kurulan Askeri Mahkemeler, 28 Şubat süreci içerisinde, sivil şahısları dahi yargılamıştır. Örneğin, askerlikle ilgisi olmayan, askeri bir suç da işlemeyen Akit gazetesi yazarı Yaşar Kaplan, Askeri Mahkeme tarafından tutuklanmış, bu mahkemede yargılanmıştır. 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), "Ülke Tehlike Altında, Onları Durdurun! Mezhebe Göre Asker Alımı" başlıklı yazı dizisinden Askeri Mahkemece, 14 ay hapse mahkum edilen "Akit" gazetesi yazarı Yaşar Kaplan'ın açtığı davada, Türkiye'yi oybirliğiyle mahkum etti. 

Yazarın ifade özgürlüğünü hakkına dava ile müdahalenin demokratik toplumda gereksiz ve ağır olduğunu 24 Aralık'ta açıklayan AİHM, Türkiye'den Kaplan'a 5 bin avro (8 bin YTL) tazminat ödemesine karar verdi. 

Belli bir dini inanca sahip ordu mensuplarının yasadışı girişimlerini, kimliğini açıklamayan bir subaydan gelen mektuba değinerek toplumun dikkatini çeken gazeteci Kaplan'ın "astlık-üstlük hiyerarşisine zarar verdiği" gerekçesiyle Genelkurmay Askeri Mahkemesi'nde yargılanarak suç bulunmuştu. 

AİHM, demokratik bir toplumun meşru hedefi olarak basın özgürlüğünün korunması karşılığında ceza kovuşturmasının makul ve orantılı bir yol olmadığını kaydederek, Kaplan'ın özgürlüğünün 42 gün boyunca kısıtlanmış olmasının da iddialar karşısında orantısız bir muamele olduğuna dikkat çekti. 

18, 19 ve 20 Şubat 1998'da yayımlanan dizi yazısı nedeniyle Kaplan, 9 Mart 1998'de tutuklanarak 21 Nisan'a kadar hapiste tutuldu. Dava açılan yazar, 14 Temmuz 1998'de, Genelkurmay Askeri Mahkemesi'nce "astlık üstlük münasebetlerine zarar vermek ve amir ve komutanlara karşı güveni zedelemek" iddiasıyla 14 ay hapse mahkum edildi. Askeri Ceza Kanunu'nun 95/4-5 ve Ceza 
Kanunu'nun 80. maddelerinden suçlu bulunan Kaplan'ın cezası onanmıştı. 

Ekim 1999'de Kaplan'ın cezası, 4454 Sayılı Şartlı Af Kanunu uyarınca ertelenmişti. Ceza, üç yıl sonra, 31 Aralık 2003'te kayıtlardan silindi. 

 Bülent Orakoğlu 

İstihbarat biriminin en üstünde yer alan bir yetkili (Bülent Orakoğlu), darbe hazırlığıyla ilgili Başbakana verdiği bilgilerden dolayı, Askeri Mahkeme tarafından tutuklanmış ve Askeri Mahkemede yargılanmıştır. 

28 Şubat süreci’nin perde arkasını aralayan dönemin Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Bülent Orakoğlu, yazdığı “Deşifre” adlı kitapta kendisinin ve dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener’in ölümle tehdit edildiği iddiasına yer verdi. Tehdidin dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir’den geldiğini yazan Orakoğlu, Akşener’in bunu medyaya açıklamak istediğini; 
ancak Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in engel olduğunu belirtti. Olayları isim ve zaman vererek ayrıntılı bir şekilde kitaplaştıran Orakoğlu’nun iddiaları için dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener, “O döneme ışık tutması bakımından Orakoğlu’nun çalışması son derece önemli.’’ açıklamasını yapmıştır. 

Batı Çalışma Grubu’na ait gizli belgeleri açıkladığı gerekçesiyle önce görevinden alınan daha sonra askerî mahkemede yargılanıp beraat edinceye kadar hapiste tutulan Bülent Orakoğlu, “Deşifre: Darbeyi Rapor Ettim” ismiyle bir kitap yazdı. Timaş Yayınları tarafından yayımlanan kitapta, Susurluk sürecinde karanlık ilişkileri ortaya çıkan bazı bakan ve üst düzey yöneticilerin darbeye neden 
destek verdikleri anlatmaktadır. 

 28 Şubat sürecine ilişkin çarpıcı bilgilerin yer aldığı çalışmasında Orakoğlu, başından geçen tarihî bir olayı şu sözlerle aktarıyor: “İçişleri Bakanı Meral Akşener ile yaptığımız bir toplantıdan sonra özel görüştük. Bana çalışmalardan DYP ve İçişleri Bakanlığı içinde Ağar sempatizanlarının rahatsız olduğunu söyledi. 

Ayrıca Genelkurmay II. Başkanı Orgeneral Çevik Bir’in, İçişleri Bakanı Müsteşarı Teoman Ünüsan’a (O kadına –Meral Akşener– söyle, ayağını denk alsın, Emniyet istihbaratına sahip olsun, hareketlerine, konuşmasına dikkat etsin, yoksa iktidarı devraldığımızda onu avanesi ile birlikte İçişleri Bakanlığı önünde yağlı kazığa oturturuz. Ayrıca Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Bülent Orakoğlu 
da sabrımızı taşırmaya başladı. Ne yapmak istiyor eceline mi susadı? Bu tür faaliyetlere devam etmesi halinde öldürüleceğinden haberi yok mu?) şeklinde beni ölümle tehdit ettiğini aktardı. Ben de sayın bakana Çevik Bir ve onun ekibinden bir korkum olmadığını, görevime izin verildiği takdirde memnuniyetle devam edeceğimi söyledim ve makamından ayrıldım.” 

 İçişleri Bakanı Akşener, daha sonra kendisine yönelik tehditleri aynen Cumhurbaşkanı Demirel’e anlattı ve “Efendim, ben bu konuyu kamuoyuyla paylaşacağım.” dedi. Demirel, Akşener’i sakinleştirerek, şunları söyledi: “Böyle bir şey olmaz. Sen merak etme. Ben bizzat bu konuyu Genelkurmay Başkanı ile konuşacağım.” Akşener, Cumhurbaşkanı’nın ‘telkin ve tavsiyeleri’ üzerine 
bu konuyu gazetecilere anlatmaktan vazgeçmişti. 

Bülent Orakoğlu, 28 Şubat sürecinin ortaya çıkmasına neden olan ‘köstebek’ olayı yüzünden yargılandığı mahkemenin Çevik Bir ve Güven Erkaya’nın baskısı altında olduğunu da ileri sürüyor. Orakoğlu, Deniz Kuvvetleri Askeri Mahkemesi’nde görülen davanın mahkeme heyetinde yer alan Deniz Yüzbaşı Hakim Ahmet Karamanlı’nın beraatle sonuçlanan davanın ardından ‘irticai 
faaliyetler’e karıştığı gerekçesiyle ordudan ihraç edildiğini, yine mahkeme heyetinin başkanlığını yapan Mesut Kurşun’un da Deniz Kuvvetleri’nden başka bir kuvvet komutanlığı emrine verildiğini açıklamıştır. 


BÖLÜM DİPNOTLARI ;


257 Hulusi Turgut, “Refahyol Krizi Nasıl Atlatıldı, Sabah Gazetesi, 28 Mayıs 1998. 
258 Ezgi Gürses, Demokrasi Ters Şeritte, Şule Yayınları Haziran 2012, s, 103. 
259 Hakan Akpınar, 28 Şubat Postmodern Darbesinin Öyküsü, Birharf Yayınları, İstanbul 2006, s.211. 
260 ETHOS: Felsefe ve Toplumsal Bilimlerde Diyaloglar, Hakemli Elektronik Dergi, Ocak 2009, Sayı: 1/4, s.24 
261 ETHOS: Felsefe ve Toplumsal Bilimlerde Diyaloglar, Hakemli Elektronik Dergi, Ocak 2009, Sayı: 1/4, s.25 
262 Ezgi Gürses, Demokrasi Ters Şeritte, Şule Yayınları Haziran 2012, s, 85 
263 Mustafa Erdoğan, “28 Şubat Süreci” Yeni Yüzyıl Yayınları, Ankara 1999, s.23-24 
264 TBMM Tutanakları, 2 Ekim 2012-4 Ekim 2012 
265 ETHOS, Felsefe ve Toplumsal Bilimlerde Diyaloglar, Hakemli Elektronik Dergi,Ocak 2009, Sayı: 1/4 , s.27 
266 Karatepe, Darbeler, Anayasalar ve Modernleşme, İz Yayıncılık,İstanbul: 1999, s. 173 
267 Başkaya, Fikret (1999) Yediyüz Osmanlı Beyliğinden 28 Şubat’a, Ankara: Ütopya Yayınevi, Ankara, 1999, s. 353 
268 Yüksel, Erkan, ‘Medya Güvenlik Kurulu’, Anadolu Üniversitesi Yayınları, Yayın No:1551, 2004, s. 143-144 
269 Emre Kongar, 28 Şubat ve Demokrasi, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2000, s.89-112 
270 “Ezgi Gürses, Demokrasi Ters Şeritte, Şule Yayınları Haziran 2012, s, 116 
271 28 Şubat-Post Modern Darbenin sosyal ve siyasal analizi, Birey Yayıncılık No:245 Mart 2007, İstanbul s, 177-178 
272 Aslan Değirmenci, 28 Şubat'ın Çözülen Kodları Çıra Yayınları No:266, İstanbul, 2012, s.63-65 
273 28 Şubat-Post Modern Darbenin sosyal ve siyasal analizi, Birey Yayıncılık No:245 Mart 2007, İstanbul s,178-179 
274 28 Şubat-Post Modern Darbenin sosyal ve siyasal analizi, Birey Yayıncılık No:245 Mart 2007, İstanbul s,179 
275 28 Şubat-Post Modern Darbenin sosyal ve siyasal analizi, Birey Yayıncılık No:245 Mart 2007, İstanbul s,180 
276 Genelkurmay bünyesinde çeşitli “Çalışma Grupları” kurulması eski bir gelenektir. 12 Eylül 1980 öncesinde Genelkurmay Başkanı Kenan EVREN tarafından, Ağustos 1979 ayında, “anarşi ve teröre” karşı kurulan “Saltık 
Çalışma Grubu”; 1990 yılında “terörizmle mücadele” amacıyla kurulan Doğu Çalışma Grubu (DÇG) bunlardan bazılarıdır. Şaban İBA, Milli Güvenlik Devleti, Çiviyazıları, İstanbul, 1999, s.122. 
277 Hüsnü TUNA, Yargı Emir ve Görüşlerinize Hazırdır, Karatay Akademi Yayınları, Ankaea, 2009, s.20. 
278 Gazeteci Mehmet Ali BİRAND, bu konuda kendi başına gelen bir olayı 4 Ekim 2012 tarihinde Komisyonumuza şu şekilde anlatmıştır: “Erol Özkasnak “Bu herifin programı hâlâ senin Show TV kanalında yayınlanıyor, 1’inci Başkan bunun kalkmasını istedi, niye hala kaldırmıyorsun?” diye tehdit ettiler. Erol, “Vallahi Mehmet Ali kusura bakma, benim de bankam var yani bunlar bir şey yapsalar banka gidecek. Sen Mesut’a söyle de bir programa 
gelsin, o Başbakan olarak programa katılırsa belki hani onlar da “Dur! Başbakan katıldı diye hani bir-iki hafta daha şey yaparlar” dedi. Mesut’a söyledim, Mesut “Yo yo yo, beni o işlere sokma” dedi. Dımdızlak kaldık ortada. 
279 28 Şubat-Post Modern Darbenin sosyal ve siyasal analizi, Birey Yayıncılık No:245, Mart 2007, İstanbul s,179-180 
280 Ali Özgan, 28 Şubat Sürecinin Siyasal Açıdan Neden ve Sonuçları, Yüksek Lisans Tezi, Muğla Üniversitesi Sosyal Bilimler Üniversitesi, 2008, s.90. 
281 Tuna Hüsnü, Yargı Emir ve Görüşlerinize Hazırdır, Karatay Akademi Yayınları, Ankara 2009, s,22. 
282 Aslan Değirmenci, 28 Şubatın İstihbarat Ağı, Çıra Yayınları No:283, İstanbul, 2012, s.179 
283 Genelkurmay tarafından yargı organlarına gönderilen yazı örnekleri Ek’tedir. 


***