YÖNELİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YÖNELİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2017 Perşembe

ENERJİ VERİMLİLİĞİ DEĞERLENDİRMESİNE YÖNELİK BİR KARAR DESTEK SİSTEMİ


ENERJİ VERİMLİLİĞİ DEĞERLENDİRMESİNE YÖNELİK BİR KARAR DESTEK SİSTEMİ 



Ümit ÜNVER*1, 
*Yrd. Doç. Dr. Yalova Üniversitesi, Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Merkez, 77100, Yalova, Türkiye, umit.unver@yalova.edu.tr
Hasan Hüseyin TURAN**2, 
Yrd. Doç. Dr. Yalova Üniversitesi, Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Merkez, 77100, Yalova, Türkiye, hasan.turan@yalova.edu.tr 
Berker SİPAHİ***3 

Özet 

Ülkemizde özellikle sanayi sektöründe enerjiye olan talep hızla artmaktadır. Sanayi sektöründe enerji yoğun olarak kullanılmakta ve diğer sektörlere göre en yüksek tüketim değerlerine ulasmaktadır. Mevcut kaynakların yetersiz kalmasından dolayı enerji verimliliği çalısmalarına ve sanayide enerji yönetimi konularına önem verilmesi zorunluluk halini almıstır. İsletmelerdeki enerji verimliliği çalısmaları sadece maliyet azatlımı değil, aynı zamanda sektörde rekabet gücü artımı da sağlayacağından büyük öneme sahiptir. Bu çalısmada sanayide yoğun enerji tüketilen sektörlerden biri olan çelik sektöründe enerji verimliliği uygulamaları için anlık enerji kullanımı görüntüsü sağlamaya yönelik bir karar destek sistemi tasarlanmaya çalısılmıstır. Gelistirilen yazılım ile karar vericilerin üretim asamalarının her birindeki enerji tüketimlerinin yanı sıra olusan maliyetleri görmesi hedeflenmistir. Sonrasında ise, firma ve tüm departmanlar için enerji karneleri elde edilerek görsel olarak sunulmustur. Son olarak, kullanıcının gelistirilen ara yüz sayesinde farklı üretim alternatiflerini denemesi durumunda olusan farklı senaryolar analiz edilmistir. 

Anahtar Kelimeler: Enerji Verimliliği, Anlık Enerji Durumu Görüntüleme, Karar Destek Yazılımı, Enerji Karnesi 

1. Giris 

Enerji, günlük hayattaki en temel ihtiyaçların karsılanması ve ülkelerin ekonomik ve sosyal olarak kalkınmasında en önemli ihtiyaçlardan biridir. Günümüzde en önemli enerji kaynağı olan fosil yakıtlar hızla tükenmekte ve bu nedenle enerjinin verimli kullanımı ile ilgili yeni sistemlere gereksinim duyulmaktadır. Enerji arz güvenliğini sağlamak, enerjide dısa bağımlılığı azaltmak ve iklim değisikliği ile mücadelede etkinliği artırmak için de, enerji verimliliğin artırılması ve enerji yoğunluğunun azaltılması gerekmektedir. 

1 Yrd. Doç. Dr. Yalova Üniversitesi, Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Merkez, 77100, Yalova, Türkiye, umit.unver@yalova.edu.tr 
2 Yrd. Doç. Dr. Yalova Üniversitesi, Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Merkez, 77100, Yalova, Türkiye, hasan.turan@yalova.edu.tr 


Enerji sektörü, ülkelerin kalkınma politikaları içinde çok büyük bir öneme sahiptir. Enerji fiyatlarındaki artıs, küresel ısınma ve iklim değisikliği konularına olan hassasiyet, küresel olarak enerjiye olan talep artısı ve en önemli enerji kaynağı olan fosil kaynakların tükenmekte olması ülkelerin enerji güvenlikleri konusundaki kaygılarını daha da artırmaktadır. 


Sekil 1. 1980-2030 yılları arası Dünyadaki enerji üretim-tüketim durumu ve projeksiyonu [1] 

Sekil 1 de 1980-2030 yılları arası dünyadaki enerji üretim-tüketim durumu ve projeksiyonu verilmistir. Görüldüğü üzere, 15-20 yıllık süre içerisinde dünya enerji üretim ve tüketim miktarları arasındaki fark daha da açılacak ve üretim miktarı talebi karsılayamayacak duruma gelecektir. Olusacak bu enerji açığını azaltmak için enerji tüketiminde verimlilik arttırıcı uygulamalar son derece önem arz etmektedir. 

2. Türkiye’de Enerji Durumu; 

Gelismekte olan birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de enerji tüketimi hızla artmaktadır. Enerji verimliliği çalısmalarına gereken önemin verilmemesi bu tüketimin daha hızlı artmasına sebep olmaktadır. 2012 yılı sonunda Türkiye’deki elektrik üretimi 241,900 GWh civarındadır. 2023 yılında bu değerin 450,000 GWh değerine ulasması öngörülmektedir. 

2012 yılında toplam ithalatın %60’ını petrol, doğalgaz ve kömür oluşturmak tadır. 

Sekil 2 de verilen, Elektrik Dsleri Etüt Ddaresi tarafından hazırlanan Türkiye’nin 2005 yılına kadar enerji tüketimi ve yüksek/düsük senaryolara göre 2018 yılına kadar enerji talebi projeksiyonunda, Türkiye’nin enerji tüketiminin 2008 yılında 200.000 GWh olduğu ve 2018 yılına kadar 360.000 GWh’a çıkacağı belirtilmek tedir. Yine aynı projeksiyonda 2008 yılında 30.000 MW olan puant yük ihtiyacının 2018 yılına kadar 55.000 MW a kadar çıkacağı ve 10 Yıl içerisinde Türkiye’nin enerji ihtiyacının %83 oranında artacağı ifade edilmektedir. Enerji üretiminin talebi karsılamada yetersiz kalması ve yeni enerji kaynakların sınırlı olması nedenleriyle enerjiyi ithal etmek zorunlu bir hal almıstır. Bu, enerjinin tüm sektörlerde daha verimli kullanılmasının gerektiği anlamına gelmektedir. 


Şekil 2. Türkiye’nin 2005 yılına kadar enerji tüketimi ve yüksek -düsük senaryoya göre 2018 yılına kadar enerji talebi projeksiyonu [2]. 

Enerji verimliliği çalısmaları kısaca, enerji kayıplarını önlemek, çesitli atıkların geri kazanımı ve değerlendirilmesi, üretimin düsürülmeden enerji talebinin azaltılması ve enerji geri kazanımları gibi etkinliği artırıcı önlemlerdir. Enerji verimliliği çalısmalarında önemli olan; ihtiyaç duyulan üretim enerjisinin minimizasyonudur. Endüstride enerji verimliliği çalısmaları olmadan kurulusların rekabet gücünü koruması ve sürdürülebilir üretim gerçeklestirmesi zor hale gelmektedir. Enerji Verimliliği Strateji Belgesinde belirtilen önlemlerin uygulanmasıyla ülkemizde enerji yoğunluğunun 2011 yılına göre en az %20 azaltılması amaçlanmaktadır. O halde enerji verimliliği çalısmalarını nereden baslatmak gerektiği belirlenmelidir. 


Sekil 3. Türkiye Nihai Enerji Tüketiminin Sektörlere Payları. (2010) [3] 

Sekil 3‘te Türkiye nihai enerji tüketiminin sektörlere payları verilmistir. Ülkemizde enerji en yoğun olarak sanayi sektöründe kullanılmakta, yani diğer sektörlere göre en yüksek tüketim değerlerine ulasılmaktadır. Bu nedenle sanayide sektöründe enerji yönetimi ve enerji verimliliğine önem verilmesi bir zorunluluktur. 

Rekabetin artması ve üretim maliyetlerinin düsürülmesi gerekliliğinin de sektörde baskı olusturması sonucunda ülkemizdeki enerji verimliliği çalısmaları sanayi sektöründe baslamıstır. Çizelge 1 de verilen sektörlerin enerji tasarruf potansiyelleri incelendiğine, sanayi sektörleri içinde en yüksek enerji tasarruf potansiyeline sahip olan sektörlerden birinin demir çelik sektörü olduğu görülmüstür. Bu potansiyel değerlendirmesi, sanayide yaklasık olarak karsılığı 5,7 milyon TEP olan %18,6 enerji tasarrufunu göstermektedir. 


Çizelge 1. Sektörlerin Enerji Tasarruf Potansiyeli [4]. 

Türkiye coğrafi konumundan dolayı küresel pazarlarda önemli bir rekabet avantajına sahiptir. Bu nedenle Türk demir çelik sektörünün dünya çelik üretimi sıralamasında daha ön sıralarda yer alma potansiyeli bulunmaktadır. 

İmalat sektörünün lokomotifi niteliğinde olan demir çelik sektörünün enerji tüketiminde de önemli bir yeri vardır. Tablo da Demir Çelik Sektörünün Elektrik Enerjisi Tüketimi verilmektedir. Çizelge 2 de demir-çelik sektörünün elektrik enerjisi tüketimi verilmistir. Çizelgede de görüldüğü gibi demir çelik sektörü ülkemizdeki toplam elektrik tüketimi içerisinde %22 gibi yüksek bir paya sahiptir. Bu yüzden bu çalısmada enerji verimliliği görüntüleme sistemine yönelik arastırmaların, diğer sektörlere göre daha yoğun enerji tüketimi olan demir çelik sektöründen baslatılması uygun bulunmustur. 


Çizelge 2. Demir-çelik sektörünün elektrik enerjisi tüketimi [5]. 


3. Enerji Yönetim Sistemi ;

Hemen her yönetim sisteminde olduğu gibi, Enerji Yönetim Sistemlerinde de yönetim akısı, Sekil 4’te verilen, PUKO döngüsüyle sembolize edilebilir. Yönetim sistemlerinin ilk adımı; Enerji politikasının olusturulmasıdır. Sistem yönetiminin bu konudaki vizyonunu ve misyonunu belirlemesi gerekir. Uygulanabilir politikalar ve ulasılabilir hedefler tespit edilerek iyilestirme çalısmaları baslatılır. 


Şekil 4. Enerji Yönetim Sistemi Akıs Semasının Sematik Gösterimi. 

İyilestirme çalısmaları, sistemin enerji verimliliği konusunda incelenmesi ve verimlilik arttırıcı projeler için uygun bir baslangıç noktasının seçimiyle baslar. Doğal olarak bir hedefe doğru gerçeklestirilecek iyilestirme çalısmalarının baslatılabilmesi için öncelikle mevcut durumun tespit edilmesi gerekir. Diğer bir deyisle; “Neredeyiz?” sorusu yanıtlanmadan “Nereye gidiyoruz?” sorusuna cevap aramak mantıklı olmayacaktır. 

Mevcut durum tespitinde enerji unsurları kanuni ve diğer gerekliliklere karsı mevcut durumu, mevcut enerji uygulamaları ve geçmisteki performansı belirler. Baska bir deyimle kurulusun enerji kullanımı açısından fotoğrafı çekilir. Enerji verimliliği açısından bir sıralama yapıldıktan sonra planlama asamasına geçilir. 

Bu çalısmanın amacı isletmenin enerji açısından ne durumda olduğunu fotoğraflamak için bir karar destek yazılımının gelistirilmesidir. Çalısma kapsamında gelistirilen görüntüleme algoritması bütün sistemlere, diğer bir değisle hizmet sektörü dahil olmak üzere bütün isletmelere uygulanabilecek sekilde tasarlanmıstır. Dsletmelerin süreçleri faklı operasyonlardan olusan ve her operasyonu için farklı seçeneklerin bulunduğu evrensel süreçler olarak düsünülmüstür. Evrensel süreç yaklasımının tanımlayan sematik bir gösterim 
Sekil 5’te verilmistir. Uygulama yeri olarak bir çelik dövme isletmesi uygulama olarak tercih edilmistir. Sekilde belirtilen her bir operasyon üretim sürecinin bir adımını temsil etmektedir. 

Bu çalısma kapsamında ele alınan çelik dövme prosesinin yalnızca dövme kısmı göz önüne alınmıs, hammaddenin isletmeye girisinden ambara stoklanmasına kadar olan süreçler ihmal edilmistir. Dolayısıyla çalısma kapsamında ele alınan proses için 1. Operasyon; Hammadde kesme operasyonu olarak tanımlanmıstır. 

Evrensel süreçler yaklasımında isletme içerisinde her bir operasyonun birden fazla seçenekle gerçeklestirilmesi mümkündür. Örneğin incelenen isletmede, dövme prosesinin kesme operasyonu için, iki farklı testere çesidi ve iki farklı kesme tezgahı (shearing) bulunmaktadır. Diğer bir değisle birinci operasyon için dört farklı kesme seçeneği söz konusudur. Üretime girecek hammaddeye göre her bir kesme seçeneği bazı kısıtlara cevap verebilmektedir. Hammaddenin malzemesi, geometrik sekli, ebatları gibi kısıtlara göre uygun tezgah seçimi ile operasyon gerçeklestirilmektedir. Enerji tüketimi konusunda seçilen tezgaha göre kesilen malzemenin birim kütlesi basına harcanan enerji hesaplanarak izlenmektedir. 


Sekil 5 Evrensel isletme süreçleri yaklasımı 

4. İzleme Yazılımı HORUS V1.0 ;

Enerji izleme yazılımı olarak, HORUS V1.0, isletmede enerjinin verimli kullanılması için ilk gelistirilen, çoktan seçmeli bir metottur. Bu metotta, isletmedeki proseslerde kullanılan makine ve teçhizatlar islevlerine göre sınıflandırılmıstır. Bu sınıflandırma; kesme, fırın, dövme, ön dövme ve tamamlama islemi olmak üzere bes operasyon olarak belirlenmistir. 

Her bir operasyonda kullanılacak olan makine ve teçhizatın ismi, ilgili operasyon baslığı altında sıralanmıs ve yanlarına seçme islemi yapılabilecek “checkbox” lar 
konulmustur. Örneğin; kesme isleminde kullanılması düsünülen makine seçileceği zaman, makine adı yazılı olan kutucuğun solunda bulunan “checkbox” fareyle isaretlenecektir. Aynı seçme islemi fırın, dövme, ön dövme ve tamamlama operasyonlarına da uygulanabilir. Seçme islemi yapılan kutucuklardaki operasyon değerleri isleme alınır, seçme islemi yapılmayan 
kutucukların belirttiği operasyonlar isleme alınmayacaktır.. 

Bes operasyon için gerekli olan makineleri seçme islemi yapıldıktan sonra, ürünün hammadde olarak gelisinden, ürün olarak çıkısına kadar geçen üretim süreçlerinde kullanılacak olan makineler belirlenmis olmaktadır. Seçilen makinelerin saatlik güç tüketimleri, seçim isleminin ardından otomatik olarak ilgili operasyon baslığı altında ortaya çıkmaktadır. 

Seçilen makinelerin çalısma saatleri ilgili alanlara girilerek, o süre zarfında makinelerin tüketeceği güç de otomatik olarak hesaplanmakta ve ilgili alanda ortaya çıkmaktadır. Son olarak hammaddeden üretim tamamlanana kadar geçen süreçte kullanılan makinelerin, girilen saatlere göre günlük, haftalık, aylık enerji tüketim maliyetleri hesaplanabilmektedir. 


Sekil 6a HORUS V1.0 enerji izleme yazılımı ekran görüntüsü. 

5. İzleme Yazılımı HORUS V2.0 

Bu metot, isletmede enerjinin verimli kullanılması konusunda gelistirdiğimiz ikinci metottur. Bu metotta, her ürün için belli kısıtların sisteme girilmesi gerekmektedir. Malzeme çapı, malzeme boyutu vb. gibi kısıtlar makine ve teçhizat seçimini etkilemektedir. Bu nedenle makine ve teçhizat seçiminde de teknik bilgi gerekmektedir. Ayrıca bu metotta isçi sayısı ve 
is gücü maliyeti de hesaplanabilmektedir. 


Sekil 6b HORUS V1.0 enerji izleme yazılımı ekran görüntüsü. 

Süreçteki bes operasyon için makineler seçildikten sonra her operasyonun altında kendine ait bilgiler olusacaktır. Modelin sağ tarafında bulunan kutucukta ise günlük toplam kullanılan güç, günlük toplam enerji maliyeti, prosesteki günlük çalısacak isçi sayısı ve is gücü maliyetleri ile hammadde maliyeti girildikten sonra toplam maliyet değerleri görülmektedir. Üretilen parça adedinin modelde ilgili bölüme girilmesi ile birlikte birim ürün basına düsen enerji miktarı ve birim ürün maliyeti hesaplanmaktadır. 


Şekil 7 HORUS V2.0 enerji izleme yazılımı ekran görüntüsü. 

6. Sonuçlar 

Bu çalısmada, yoğun enerji tüketilen sektörlerden biri olan çelik sanayi sektörünün enerji verimliliği metodolojisi, mühendislik yaklasımları, teknolojileri ve uygulama yaklasımları incelenmistir. Çalısma sonucu elde edilen veriler sadece çelik sanayi sektörüne yönelik olmayıp tüm sektörlere uygulanabilecek niteliktedir. 

Çalısma sonucunda elde edilen enerji performans göstergesi isletmelerde enerji verimliliği çalısmaları nerede baslamalı, ne sekilde devam etmeli, sonuç olarak ne kadar enerji verimliliği elde edilebilir gibi sorulara ısık tutma amacındadır. Daha genel bir ifade ile çalısmanın amacı kurulus içinde enerjinin verimli kullanılıp kullanılmadığını göstermektir. 

Bu çalısma kapsamında gelistirilen yazılım ile isletmede hangi bölümlerin verimli hangi bölümlerin verimsiz olduğu tespit edildikten sonra, alınması gereken önlemler ve üzerine çalısmaların baslatılması gereken bölümlerin tespit edilmesi konusunda da kolaylık sağlayacaktır. 

7. Tesekkür 

Bu çalısma Yalova Üniversitesi Bilim ve Teknoloji uygulama ve Arastırma Merkezi (YÜBDTAM), TÜBDTAK 2241-A Sanayi Odaklı Lisans Tezi Destekleme Programı ve Yapı Tek A.S firması tarafından desteklenmistir. Destekleyen kuruluslara tesekkür ederiz. 

KAYNAKÇA 

[1] Energy Information Administration, Annual Energy Review 2001, DOE/EIA-0384(2001), Projections, Washington, DC, November 2002. 
[2] TEDAS, Türkiye Elektrik Enerjisi 10 Yıllık Üretim Kapasite Projeksiyonu (2009 – 2018), Haziran 2009. www.teias.gov.tr/KAPASITEPROJEKSIYONU2009.pdf. Son Erisim: 12.10.2014 
[2] TMMOB Makina Mühendisleri Odası, Oda Raporu, Dünyada Ve Türkiye’de Enerji Verimliliği, Genisletilmis 3. Baskı Yayın No: MMO/589 Nisan 2012 
[3] Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Enerji Raporu, 2011, ISSN:1301-6318. Ankara, Aralık 2011. 
[4] Kalkınma Bakanlığı 10. Kalkınma Planı (2014-2018), Demir-Çelik Çalısma Grubu Raporu, Ankara 2014 



***

18 Şubat 2017 Cumartesi

RUSYA’YA YÖNELİK YAPTIRIMLAR VE DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ ÜYELİĞİ

  

RUSYA’YA YÖNELİK YAPTIRIMLAR VE DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ ÜYELİĞİ 



 DOĞU AKDENİZ’DE ENERJİ DENKLEMİ VE OLASI YAN ETKİLERİ
Nurhan Verda ÖZYER*1 
*Kocaeli Üniversitesi, Uluslararası İliskiler Bölümü Doktora Öğrencisi 


    Rusya’nın 2012 yılında Dünya Ticaret Örgütü üyesi olması, pek çok açıdan önem taşımaktadır. 

İlk olarak, Rusya (ve Çin’in) üyeliği, DTÖ ticaret düzeninin küresel bir düzene dönüsme sürecinin bir sonraki asamasıdır. 
İkincisi ise, ironik olarak, bu iki ülkenin kalkınma yolları incelendiğinde, küresel ticaret düzeninin serbest piyasayı yaygınlastırıcı rolüne ne 
kadar devam edeceği sorusu da gündeme gelmektedir. 

Son olarak, Rusya’nın adının son zamanlarda gittikçe daha fazla yaptırımlarla gündeme gelmesi, enerji devi olan bu ülke vasıtasıyla, küresel ekonomik sistemle küresel güvenlik sisteminin geçmiste olmadığı kadar bir araya gelmesi ihtimalini artırmaktadır2,3. 
Diğer bir değisle, Rusya’nın jeopolitik hırslarının canlanması, bugüne kadar iki ayrı kap olarak değerlendirilen sözkonusu sistemlerin bütüncül 
bir sekilde ele alınmasını zorunlu kılacaktır. Bu durum da, gene ironik bir sekilde, bu iki sistemin İkinci Dünya Savası’ndan sonraki tasarımlarına daha uygun bir sekilde çalısmasına neden olacaktır4. 

Dünya Ticaret Örgütü, (GATT5 ile baslayarak) ülkelerin küresel ekonomik konjonktür kapsamında yaptıkları liberallesmeyi kayıt altına alma ve geri dönüsü zorlastırma fonksiyonu vasıtasıyla, küresel ticaretin liberallesmesine katkı sağlamıstır. Ülkelerin taahhütleri ve 30 Anlasma da dahil olmak üzere, 30.000 sayfadan fazla devasa çalısmadır6. Kendisi, hazırlanmıs ve bitirilmis bir yapı değildir, yasayan gelisen ve değisen bir yapıdır. DTÖ ile ilgili eğilimleri asağıdaki ana gruplar altında toplayabiliriz: 

-Uluslararası ticaretin liberallesmesi terimi artık sadece tarifeleri ve kotaları kapsamamaktadır. Hijyen standartları ile ilgili idari kurallardan yatırımların korunmasına kadar çok genis bir yelpazeyi içermektedir. Ayrıca genel hükümler (horizontal) yaklasımlar devam etmekle beraber, sektörel (dikey) yaklasımlar da güç kazanmaktadır. 

Bu çerçevede, enerji konusu halihazırda genel hükümler kapsamında incelenirken, gelecekte enerji konusunda spesifik hükümler hatta bir anlasma sözkonusu olabilir. 

-Halihazırda yeni bir Round devam etmekle beraber büyük ölçüde kitlenmis durumdadır7. Bu kitlenmenin en önemli nedeni, aslında DTÖ’nün ticari serbestlesmeyi kayıt altına alan fonksiyonun ötesine geçmesinin müzakere edilmesidir. 

-Küresel ticaret sisteminde devam etmekte olan bir baska eğilim ise, DTÖ’de Doha Round’daki yavaslama ile bölgesel ticaret ve ekonomik anlasmalardaki artısın da kanıtladığı8 gibi, küresellesme kulvar değistirmis gibi durmaktadır. Bunun geçici mi yoksa kalıcı bir gelisme olup olmadığı halihazırda belli değildir9. Rusya’nın DTÖ’ye katılması, bu eğilimi güçlendirecektir, zira bu ülke bir güçlenme (resurgence) döneminde olduğunu düsünmekte ve bu asamada küresel hırsları bulunmamaktadır. Ayrıca, DTÖ ile vücut bulan küresel ticaret sisteminin daha da genislemesi ve derinlesmesinden çok fazla çıkarları bulunmamaktadır. Bu ülke bazı zorluklarla yerine getirebileceği daha fazla 
serbestlesme kuralları yerine, bölgesellesmeye siddetle ihtiyaç duymaktadırlar. Bu nedenle, DTÖ’nün konsensüsle karar alması dikkate alındığında Rusya’nın DTÖ’yü bu yönde sürüklemesi beklenebilir. 

Rusya’nın DTÖ müzakereleri sonucunda verdiği taahhütler incelendiğinde, zaten çok yüksek olmayan vergi oranlarında gene çok yüksek olmayan indirimler taahhüt ettiği görülmektedir10 . Rusya için önem arz eden enerji ürünlerinin ihracatında uygulanan ihraç vergileri konusunda ise, bunların taahhüt olarak kayıt altına alınması ve bir miktar indirimi dısında önemli bir gelisme olmamıstır11 . Enerji ürünlerinin yurtiçindeki enerji yoğun sektörlere daha düsük fiyatla satılması ve bu sektörlerde diğer ülke üreticileri açısından haksız 
rekabet yaratılması konusunda ise, üretim maliyetinin üstünde satıs yapılması taahhüdü dısında önemli bir taahhüt alınmamıstır12,13 . Ancak, Avrupa Birliği bu durumu halihazırda DTÖ Anlasmazlıkların Halli Mekanizması’na tasımıstır14 . 

Enerji üretiminde genelde baskın olan Gazprom gibi devlet tesekkülleri konusunda ise, gene maliyetinin üstünde satıs yapma ve ayrım yapmama taahhüdü dısında önemli bir taahhüt alınmamıstır. Avrupa Birliği’nin üçüncü enerji paketi kapsamında getirmeye çalıstığı ayrıstırma (unbundling) kosulu ise özellikle Gazprom’un (ve ayrıca Rusya’nın Doğu Avrupa ve Baltık ülkelerinde yatırım yoluyla sağlamaya çalıstığı) enerji tekelini kırmayı amaçlamaktadır. 

Rusya neden DTÖ’ye girdi? Rus elitleri su gerçeğin fakında: Rusya enerji ürünleri ihracatına gereğinden fazla bağımlı durumdadır ve bu yüksek bağımlılık ülkenin geleceği açısından iyi bir sey değildir. Ayrıca, Rusya imalat sanayinin gelismesini sağlayacak kurumsal yapıya da sahip değildir15 ,16. DTÖ bunu gerçeklestirmek için iyi bir asama olabilir. 

Benzer sekilde, Rusya dünyada rekabet edebilecek teknolojiyi de üretememek tedir17. DTÖ bu teknolojinin yabancı sermaye vasıtasıyla ülkeye gelmesi için önem arz etmektedir. Zira, DTÖ üyeliği yabancı yatırımcı açısından Rusya’yı daha öngörülebilir hale getirmekte dir 18 . Veya Rus elitleri bunu ummaktadırlar. Nasıl ki, 19. yy sonu 20. yy basında İngiliz donanmasının 
kömürden petrole geçisi, ülkenin geleceği açısından önemli bir kararsa, Rusya açısından da bu tip bir kulvar değisikliği politik bir karardır. Hedef değisememişse de artık araçlar farklıdır. 
Ancak, bu durum Rusya’yı neo-liberalizmin bir sonraki kalesi yapmayacaktır. Zira Rusya bölgesel hegemon olabilmek için stratejik kaynakların ve bunların nakliyesinin Rus devleti kontrolünde olması yönünde bir tutum sergilemektedir. Bu tutumun zaman içinde nasıl geliseceği ise su an belirsizdir. 

Diğer taraftan, Rusya’ya yönelik yaptırımlar konusu iki yönlüdür: Rusya’ya yönelik olanlar ve Rusya tarafından uygulananlar. Rusya’ya yönelik olanları incelerken Dran ile bir karsılastırmak yapmak faydalı olacaktır. Rusya tarafından uygulanacak olanlar konusunda ise Rusya’nın enerji kartını ve DTÖ ve BM gibi küresel kurumları nasıl kullanabileceğini incelemek faydalı olacaktır. Bu hususları DTÖ açısından inceleyebilmek için GATT Anlasması’nın pek bilinmeyen ancak zamanla daha fazla önem arz edeceği düsünülen üç maddesi üzerinde durulacaktır. Ayrımcılık yapmama ve ulusal muamele gibi hükümler zaten bilindiği için bu hükümler üzerinde durulmayacaktır19,20 . 

GATT Anlasması’nın 5. Maddesi transit serbestisi ile ilgili olup, transit geçislerin serbest olması, ayrım yapılmaması ve gerekmesi durumunda alınacak ücretlerin adil olması ile ilgilidir. Bu maddenin boru hatlarına uygulanamayacağı yönünde herhangi bir karar olmaması nedeniyle, örnek olarak, Ukrayna’nın Rusya’dan AB’ye giden gazı kesmesi, bu maddeye aykırı bir uygulama olacaktır. 

Diğer madde ise GATT’ın devlet tesekkülleri ile ilgili 13. Maddesidir. Bu madde ile devlet tesekküllerinin ticari kaygılarla hareket etmesinin kamu otoriteleri tarafından engellenmemesi hükme bağlanmıstır. Ancak, devlet tesekkülleri konusu mevcut Doha Round görüsmelerinde sıklıkla gündeme gelen ve çok fazla düzenlenmemiş bir konudur. 

Küresel güvenlik sistemi ile küresel ekonomik sistemi birbirine bağlayan ve yaptırımlar için en önemli dayanağı olusturan hüküm ise GATT’ın 21. Maddesidir21 . 
Bu maddeye göre, bir ülke “ Güvenliği bakımından ana menfaatlerinin himayesi için elzem addettiği ” tedbirlerin alması durumunda, bu durum aykırılık teskil etmeyecektir. 
Bunlardan 
Birincisi silah ticaretine konulan ambargolar, ikincisi ise “ Harb zamanında veya daha vahimi milletlerarası gerginlik anlarında uygulanan tedbirler ” olarak sıralanmıstır. 
Ayrıca, Birlesmiş Milletler Sartı’nda kapsamında alınacak önlemler de bu kapsama alınmıstır22 . 

a) Bir Âkıd Tarafı açıklanmasını güvenliği bakımından ana menfaatlerine aykırı gördüğü malûmatı vermeye icbar edecek sekilde, 
b) Veya bir Âkıd Tarafın güvenliği bakımından ana menfaatlerinin himayesi Dçin elzem addettiği asağıdaki tedbirleri ittihaz etmesine mâni olacak sekilde: 
ı) Parçalanabilir maddelere veya bunların imalinde kullanılan maddelere mütaallik tedbirler; 
ii) Veya silâh, mühimmat, harb malzemesi ve doğrudan doğruya veya bilvasıta silâhlı kuvvetlerin ikmaline tahsis edilen diğer emtia ve malzemenin ticaretine mütaallik tedbirler; 
iii) Harb zamanında veya vahimi milletl erarası gerginlik anlarında uygulanan tedbirler; 

c) Veya bir Âkıd Tarafın sulhun ve milletlerarası güvenliğin muhafazası maksadiyle Birlesmis Milletler sartı gereğince deruhde ettiği taahhütlerin ifası zımnında alınan tedbirler ittihazına mâni olacak sekilde, tefsir edilmiyecektir.” 31 Aralık 1953 tarihli Resmi Gazete 
http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/8597.pdf&main=
http://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/8597.pdf , s 7891 (Son Ulasım 4 Ekim 2014)151 

21. Madde her ne kadar Rusya’ya uygulanacak yaptırımlar açısından iyi bir dayanak olustursa da, aynı maddeyi Rusya’nın nasıl kullanabileceği de çalısılması gereken bir 
husustur. Örnek olarak, Rusya “Ukrayna’daki Rusların güvenliğini sağlama” kartını DTÖ Uzlasmazlıkların Halli Mekanizması’nın önüne koyduğunda, ticari bir kurum olan DTÖ azınlık nedir ne değildir ve/veya hakları nelerdir soruları ile bas basa kalacaktır. DTÖ Anlasmazlıkların Halli Mekanizması bazı diğer küresel kurumlardan farklı olarak, konsensüs mantığı üzerine çalısmaz. DTÖ konularında uzmanlasmıs bağımsız yargıçların vereceği kararlar bağlayıcıdır. Bu nedenle, taraf ülkenin diğer ülkeler üzerindeki baskısının bir anlamı yoktur. Yargıçlar bir ülkenin kararının DTÖ hükümlerine aykırı olduğu yönünde hüküm verdiklerinde ise gene uluslararası anlasmalarda olmayan baska mekanizmalar devreye girer. Elbette her zaman ve her asamada taraflar arasında karsılıklı konsültasyonlara öncelik verilir. Ancak bir sonuç çıkmaması durumunda, sikayetçi olan ülke, 
diğer ülkeden zararının tazmin edilmesini isteyebilir. Bunun gerçeklesmemesi durumunda, sikayet edilen ülkeden bazı ürünlerin ithalatını durdurabilir veya kısıtlayabilir23. İste tam bu nokta DTÖ’nün diğer kurumlarda olmayan bir özelliği ortaya çıkmaktadır: Uluslararası sorun, yerel / ulusal bir sorun haline dönüsmekte, ihracatı kısıtlanma tehlikesi altında olan sektörler kendi ülkelerinin hükümeti üzerinde baskı kurmak eğiliminde olmaktadırlar. Sikayet eden ülke tarafından seçilen sektörler genelde rekabet gücü olan sektörler olduğu için, bunların siyasi gücü de orantılı bir sekilde daha yüksek olmaktadır. Diğer bir değisle, DTÖ sistemi küresel düzenin korunması için iç siyasi güçleri kullanma konusunda Birlesmis Milletler’e göre çok daha mahirdir ve bunu daha sessizce yapar. (Burada uluslararası liberalistlerin argümanlarının hatırlanması faydalı olacaktır.) 

Yaptırımların muhtemel etkileri konusunda Rusya – İran karsılastırmasını yapmak faydalı olacaktır. İlk olarak İran ciddi derecede potansiyele sahip olmasına karsılık önemli bir gaz ihracatçısı değildir. Diğer bir değisle gaz kartını oynayamaz. Petrol ise gaza göre daha akıskan bir piyasadır, diğer bir değisle kaynak ikamesi daha kolaydır. Dolayısıyla İran’ın enerji kartını oynaması Rusya’ya göre daha zordur. Ayrıca, her ne kadar Avrupa Birliği kaynak çesitliliğini sağlamak için İran seçeneğini de düsünüyorsa da, Rus doğalgazına göre daha dolaylı bir seçenektir. Ayrıca, İran’ın Avrupa’ya doğalgaz ihracatı gerçeklestirebilmesi için yüksek derecede yatırıma ihtiyacı bulunmaktadır. İran ayrıca dıs politikasında önemli derecede Rusya’ya bağımlıdır. Rusya ise, İran’ın aksine Batı kurumları içinde daha rahat hareket edebilecek ideolojik değisimi büyük ölçüde gerçeklestirmistir. DTÖ üyeliği Batı ile Batı yöntemleriyle mücadele etmenin bir ifadesidir. Bu kosullar altında Rusya’nın İran örneğini takip etme olasılığı düsüktür. 

Rusya’nın çok daha sofistike ve yaratıcı yollar deneyeceği beklenebilir. 

DİPNOTLAR;

1 Kocaeli Üniversitesi, Uluslararası Dliskiler Bölümü Doktora Öğrencisi 
2 Carla L. Reyes,“International Governance Of Domestic National Security Measures: The Forgotten Role Of The World Trade Organization”, UCLA Journal Of International Law & Foreign Affairs, 2009, s 531-566, s 540 
3 Bhala, Raj, "Fighting Bad Guys with International Trade Law" ,1997, Faculty Publications. Paper 844. 
http://scholarship.law.wm.edu/facpubs/844 (son ulasım 15.08.2014) 
4 Reyes,a.g.e 
5 Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlasması (tarihçe için bakınız: 
http://www.wto.org/english/thewto_e/whatis_e/inbrief_e/inbr01_e.htm ) 
6 http://www.wto.org/english/thewto_e/whatis_e/inbrief_e/inbr03_e.htm (son ulasım 04.10.2014) 
7 2013 yılında üzerinde uzlasılan ve küresel ticaret sistemi açısından pek de önemli değisiklikler getirmeyen ‘Bali Paketi’, DTÖ Sekretaryası tarafından hazırlanan 2014 Yılı Raporu’nda, “1995 yılında DTÖ’nün 
kurulmasından bu yana gerçeklestirilen ilk önemli anlasma” olarak tanımlanmaktadır. s 24, 
http://www.wto.org/english/res_e/booksp_e/anrep_e/anrep14_e.pdf , (son ulasım 04.10.2014) 
8 Yıldız Tuğba Kurtulus Kara, Dünya Ticaret Örgütü Ve Bölgesel Ticaret Anlasmaları Dliskisi: Sorunlar, Çözümler ve Türkiye’ye Yansımaları, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü AB ve Uluslararasi 
Ekonomik İliskiler (Uluslararasi Dliskiler) Anabilim Dali Doktora Tezi, Ankara 2012, s 15 
9 Jo-Ann Crawford, Sam Laird, “Regional Trade Agreements and the WTO”, North American Journal of Economics and Finance , 12, 2001, s 193–211 
10 Richard Connolly ve Philip Hanson, “Russia’s Accession to the World Trade Organization”, Eurasian Geography and Economics, 2012, Cilt 53:4, sayfa 479-501, s. 480 
11 Connolly ve Hanson, a.g.e., s. 485 
12 David G. Tarr,“Russian WTO accession: Achievements, Impacts, Challenges,”, 
http://en.irakliy.com/d/462408/d/eng-9.pdf , (son ulasım 30.09.2014), s 10-12 
13 Connolly & Hanson, a.g.e., s. 487 
14 Bu durum da, müzakereler ile Anlasmazlıkların Halli Mekanizması’nın birbirini ikame edebileceğine iliskin ilginç bir örnektir. 
15 Anders Åslund, “Russia's Accession to the World Trade Organization”, Eurasian Geography and Economics, 
Cilt 48:3, sayfalar 289-305, s 292, 293, 295 
16 After 18 Years Russia Is On The Verge Of Joining The World Trade Organisation, Economist (From the print edition: Europe), 5 Kasım 2011, 
http://www.economist.com/node/21536649 ( son ulasım10.04.2014) 
17 Darya Gerasimenko, “Russia’s Commercial Policy, 2008–11: Modernization, Crisis, and the WTO Accession”, Oxford Review of Economic Policy, Cilt 28, No 2, 2012, pp. 301–323, s 302 
18 Pekka Sutela, “How Strong is Russia’s Economic Foundation?”, Centre for European Reform, Policy Brief, 
www.cer.org.uk, s 1-7 
19 GATT’ın Sözkonusu 1. ve 3. maddeleri ve enerji konusunda daha fazla bilgi edinmek için: Yulia Selivanova, “The WTO and Energy Trade and Sustainable Energy”, ICTSD International Centre for 
Trade and Sustainable Development, August 2007 Issue Paper No. 1, s 14 
20 Ancak “Tasımacılık ve dağıtım ile ilgili olarak, GATT’ın 3. Maddesinin dördüncü fıkrası farklı ücretler 
uygulanmasını, bu farkın ürünün hangi ülkeden geldiğine değil de, tasıma sekli ile ilgili ekonomik operasyona dayandığı sürece mesru hale getirmektedir. Örnek olarak, farklı ücretler farklı mesafeler ve boru hatları ile ilgili parametreler den kaynaklanabilir.” (Selivanova, a.g.e. s 15) GATT’ın 3. Maddesinin dördüncü fıkrası tam metin: “Her hangi bir Âkıd Taraf ülkesinden diğer her hangi bir Taraf ülkesine ithal edilen mallar, iç piyasada bu malların satısına, satısa arzına, alımına, tasınmasına, dağıtılmasına veya kullanılmasına taallûk eden bilûmum kanun, nizamname veya talimat bakımından, mümasili millî menseli mallara uygulanan muameleden daha az müsaadekâr bir muameleye tabi tutulmayacaktır, isbu fıkra hükümleri dahilî nakliyatta, malın mensei kaale alınmadan, münhasıran nakil vasıtalarının iktisadi kullanılıslarına istinat ettirilen farklı tarifeler uygulanmasına mâni olmıyacaktır”. 31 Aralık 1953 tarihli Resmi Gazete 
http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/8597.pdf&main=
http://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/8597.pdf , s 7883 (son ulasım 4 Ekim 2014) 
21 “Madde — XXI Güvenliğe mütaallik istisnalar İşbu Anlasmanın hiçbir hükmü : 
22 Peter Lindsay, “The Ambiguity Of GATT Article XXI: Subtle Success Or Rampant Failure?”, Duke Law Journal, Cilt. 52 s.1277-1313 
23 http://www.wto.org/english/thewto_e/whatis_e/tif_e/disp1_e.htm (son ulasım: 4 Ekim 2014) 


KAYNAKÇA 

31 Aralık 1953 tarihli Resmi Gazete, 
http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/8597.pdf&main=
http://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/8597.pdf , s 7891 (son ulasım 4 Ekim 2014) 
After 18 Years Russia Is On The Verge Of Joining The World Trade Organisation, Economist (From the print edition: Europe), 5 Kasım 2011, 
http://www.economist.com/node/21536649 ( son ulasım10.04.2014) 
Anders Åslund, “Russia's Accession to the World Trade Organization”, Eurasian Geography and Economics, Cilt 48:3, sayfalar 289-305 
Bhala, Raj, "Fighting Bad Guys with International Trade Law" ,1997, Faculty Publications. Paper 844. 
Carla L. Reyes,“International Governance Of Domestic National Security Measures: The Forgotten Role Of The World Trade Organization”, UCLA Journal Of International Law & Foreign Affairs, 2009, s 531-566 
Darya Gerasimenko, “Russia’s Commercial Policy, 2008–11: Modernization, Crisis, and the WTO Accession”, Oxford Review of Economic Policy, Cilt 28, No 2, 2012, pp. 301–323, 
David G. Tarr,“Russian WTO accession: Achievements, Impacts, Challenges,”, 
http://en.irakliy.com/d/462408/d/eng-9.pdf , (son ulasım 30.09.2014), 
DTÖ 2014 Yılı Raporu, 
http://www.wto.org/english/res_e/booksp_e/anrep_e/anrep14_e.pdf , (son ulasım 04.10.2014) 
GATT Anlasması Türkçe Çeviri, 31 Aralık 1953 tarihli Resmi Gazete 
http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/8597.pdf&main=
http://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/8597.pdf , (son ulasım 4 Ekim 2014) 
http://scholarship.law.wm.edu/facpubs/844 (son ulasım 15.08.2014) 
http://www.wto.org/english/thewto_e/whatis_e/inbrief_e/inbr03_e.htm (son ulasım 04.10.2014) 
http://www.wto.org/english/thewto_e/whatis_e/tif_e/disp1_e.htm (son ulasım: 4 Ekim 2014) 
Jo-Ann Crawford, Sam Laird, “Regional Trade Agreements and the WTO”, North American Journal of Economics and Finance , 12, 2001, s 193–211 
Pekka Sutela, “How Strong is Russia’s Economic Foundation?”, Centre for European Reform, Policy Brief, www.cer.org.uk 
Peter Lindsay, “The Ambiguity Of GATT Article XXI: Subtle Success Or Rampant Failure?”, Duke Law Journal, Cilt. 52 s.1277-1313 
Richard Connolly ve Philip Hanson, “Russia’s Accession to the World Trade Organization”, Eurasian Geography and Economics, 2012, Cilt 53:4, s 479-501 
Yıldız Tuğba Kurtulus Kara, Dünya Ticaret Örgütü Ve Bölgesel Ticaret Anlasmaları İliskisi: Sorunlar, Çözümler ve Türkiye’ye Yansımaları, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler 
Enstitüsü AB ve Uluslararasi Ekonomik Dliskiler (Uluslararasi İliskiler) Anabilim Dali Doktora Tezi, Ankara 2012 
Yulia Selivanova, “The WTO and Energy Trade and Sustainable Energy”, ICTSD International Centre for Trade and Sustainable Development, August 2007 Issue Paper No. 1 


***