Büsra Sisman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Büsra Sisman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2017 Cuma

ÇİN HALK CUMHURİYETİ’NİN ENERJİ POLİTİKASI, ENERJİ GÜVENLİĞİ VE ORTADOĞU, BÖLÜM 2

ÇİN HALK CUMHURİYETİ’NİN ENERJİ POLİTİKASI, ENERJİ GÜVENLİĞİ VE ORTADOĞU, BÖLÜM 2


Çin Halk Cumhuriyeti’nin Enerji Politikası ve Enerji Güvenliğinde Ortadoğu 3. Bölüm: 

Ortadoğu çok eski çağlardan itibaren insanlık için en önemli merkezlerden biri olmustur. İpek yolunun üzerinde olması ve tek tanrılı dinlerin bu bölgede doğması siyasi açıdan önemi korumaktadır. Bölge de bulunan Süveys Kanalı da bölgenin ticari önemini arttırmaktadır. Ortadoğu’yu asıl önemli kılan unsur ise petrol olmustur. Özellikle II. Dünya Savas’ından sonra devletlerin petrole olan bağımlılık artmıs, bunun sonucu olarak da gelismis ülkeler petrolü yönetmek için enerji politikaları uygulamaya baslamıstır.39 

1949 yılında ÇHC kurulmus fakat içe kapalı ekonomik sistem benimsen mistir.1978 yılında Deng Siaoping’in iktidara gelmesiyle birlikte Çin dısa açılmıs bunun sonucunda iktisadi büyüme yıllık ortalama %10 civarında seyretmistir. Büyüyen ekonomi ile enerji ihtiyacı da büyümüstür. Kendi kendine yeten bir ülke olan Çin 1993’de ilk kez petrol ithal etmistir. Bu tarihten itibaren petrol ithalatına giderek bağımlı hale gelmistir. 

“2050 yılında dünyanın en büyük sanayisine sahip olması beklenen ÇHC’nin enerji ihtiyacı bu büyümeye paralel olarak önümüzdeki 20 yıl içerisinde daha da 
artacaktır.”40“2000’lerin basında ÇHC’nin günlük petrol talebi 75 milyon varil iken 2025 yılına kadar petrol talebinin günlük 120 milyon varile çıkması beklenmektedir.”41 

Artan enerji ihtiyacında en önemli faktörlerden biri enerji kaynaklarına ulasabilmesidir. ÇHC, Sibirya ve Orta Asya petrollerine kolayca ulasabilecek konumda değildir. Bu da ÇHC’nin Ortadoğu petrollerine olan bağımlılığını arttırmaktadır. ÇHC’nin yükselmekte olan gücünün muhafazası için Orta Doğu’da bulunan petrol kaynaklarına ihtiyacı giderek artacaktır.42 

ÇHC’nin Ortadoğu ile çok köklü ve eski iliskileri yoktur. “1955 yılına kadar SSCB ile paralel bir Ortadoğu politikası izlemis ve Ortadoğu ülkelerinin bağımsızlık çabalarına çok ciddi olmasa da destek vermistir.[…] Bölgedeki anahtar ülkeler ile iliskilerinin hacmini ABD ve BM iliskilerine paralel yürütmek istemistir.”43 

“Çin’in Orta Doğu bölgesiyle iliskileri 1950’lere kadar gitse de, son yıllarda büyüyen ekonomisine paralel olarak 1990’ların ortalarından itibaren ideolojik yaklasımdan ekonomik yaklasıma dönüserek daha pragmatik bir boyut almıstır.”44 

ÇHC, 1950’li yıllarda Ortadoğu devletlerine en büyük tehdidin emperyalizm olduğunu savunmus bağımsızlık mücadelelerine destek vermistir. 1960’lı yıllardaki ÇHC-SSCB anlasmazlığı sebebiyle ÇHC Sovyet bloğundan soyutlanmıs ve Ortadoğu ülkeleriyle iliskilerine ağırlık vermistir.45 

“Soğuk Savas dönemi boyunca Çin’in, Üçüncü Dünya kuramı çerçevesinde Orta Doğu’ya yönelik politikası sekillenmistir.”46 Fakat artan enerji talebi sebebiyle 1993’den itibaren bölgeyle pragmatist yaklasmaktadır. Enerji talebi güvenliğini sağlamak için politikalar üretmektedir. 

1989 yılında ÇHC Tiananmen meydanındaki ayaklanmayı kanlı bir sekilde bastırmıs bu olay Avrupa ve ABD tarafından kınanmıs sonucu olarak da silah ambargosu ve ticari engeller konulmustur.ÇHC, “Tiananmen Olayları sonrasında girdiği krizi, 1990'lı yıllarda öncülük ettiği olağanüstü ekonomik büyüme ile astı. Bununla iliskili bir baska gelisme, Çin sanayisindeki büyümeye paralel olarak artan hammadde ve enerji talebinin, ülkeyi bu alanda dısa bağımlı hale getirmesiydi.”47 

“Çin, enerji güvenliği konusunda Suudi Arabistan, Irak, Dran ve Sudan gibi kendi ana petrol üreticisi ülkelerle açık bir sekilde ikili iliskiler yürütmektedir. Böyle çabalar dünya tarafından tereddütle izlenmekle beraber, Petrol pazarları son iki yılda olduğu gibi gergin olduğunda, ikili anlasmalar düzenli petrol tedariki karsılığında politik tavizler gerektirebilir.”48 2004 yılında ÇHC-Arap Dsbirliği Forumu kurulmustur. “Forum’un İkinci Bakanlar Toplantısı’nda, ÇHC ile Arap ülkeleri arasında enerji is birliğinde diyalog mekanizmasının kurulması konusunda fikir birliğine varılmıstır. Toplantıda 2006-2008 yılları arasında ÇHC-Arap Petrol Dsbirliği Toplantısının düzenlenmesine kara verilmis, ikili, bölgesel 
ve çok taraflı terörizmle mücadelede is birliği konusunda fikir birliğine varılmıstır.”49 

“ÇHC uygulamaya çalıstığı Ortadoğu politikasıyla; hem enerji ihtiyacını karsılamayı hem de Ortadoğu ülkelerinin ÇHC’deki Müslüman nüfus üzerindeki etkisini ve Tayvan ile iliskilerini zayıflatmayı amaçlamaktadır.”50 

Çin’in artan enerji ihtiyacına paralel olarak Ortadoğu’ya olan bağımlılığı da artmaktadır. Enerji akısının devamlılığı ve güvenliği için bölgenin istikrarlı olmasını istemektedir. “Çin, iliski kurduğu Arap ve Afrika ülkelerinden herhangi bir siyasi reform insan hakları ya da demokrasi talebinde bulunmamakta ve yönetimlerin iç isleriyle ilgilenmemekte bunun yanında sağladığı kredi olanaklarıyla söz konusu ülkelerde liman yapımı, demiryolları, hastane ve eğitim gibi alt yapı yatırımları yapmakta ve ticaretini gelistirmektedir. Bu tür bir yaklasım ise bölgedeki bütün yönetimlerin Çin'e daha sıcak bakmalarına neden olmakta ve Çin'in etkinliğini artırmaktadır.”51 

Çin günümüzde petrol ihtiyacının %50’sini Ortadoğu’dan karsılamaktadır. 2020’de petrol ihracatının %79’a çıkması beklenmektedir. Artan petrol bağımlılığı Çin’in dıs politikasını bölgeye daha bağımlı bir hale getirecektir.52 

3.1.Çin’in Enerji Politikasında Suudi Arabistan 

Çin, Ortadoğu’dan enerji ithali için; “1997 yılında o dönemdeki Irak Hükümetiyle iki petrol sahasının gelistirilmesi konusunda anlasmaya varmıstır. Bu anlasmalar savas nedeniyle kesintiye uğramıstır. Sonrasında ÇHC’nin en büyük petrol sirketi SDNOPEC ile Suudi sirket ARAMCO arasında Suudi Arabistan’ın güneyinde gaz aranması konusunda anlasma imzalamıstır. Bu iki ülke arasındaki iliskilerin baslamasını sağlamıstır.”53 

ÇHC’nin enerji ihtiyacını karsılamak için Suudi Arabistan ile yakınlasması ABD tarafından değerlendirildiğinde ÇHC’nin enerji ihtiyaçlarını karsılayabileceği kanısına varılmıstır.54 ABD’nin bu kanısıyla birlikte ÇHC’nin bölgeyle olan petrol temelli iliskileri kabul edilmis ve ÇHC’nin bölge üzerindeki politikaları mesrulastırılmıstır. 

Suudi Arabistan Ortadoğu’daki en önemli petrol ihracatçılarından biridir. Çin’e petrol ithalinde çok büyük bir öneme sahiptir ve bu payı gün geçtikçe artması beklenmektedir.55 

3.2. Çin’in Enerji Politikasında İran;

“Çin yıllarca büyük güç olma amacı ile Ortadoğu’da karmasık bir politika uygulamıstır. Bölgedeki anahtar ülkeler ile olan iliskilerinin hacmi her zaman ABD ve BM içindeki iliskileri ile orantılı olmustur. Bölgede özellikle yaptığı satıslar ve bölgenin önemli ülkeleri ile kurduğu ikili iliskiler ÇHC’ne ekonomik ve diplomatik bir manevra gücü kazandırmıstır. Çin diğer büyük güçler gibi ihracatına karsı petrol alımı düsüncesi tasımaktadır. Çin’in büyüyen ekonomisinin temelini olusturan sanayi ve bu ekonomik büyümede doğrudan etkili olan yabancı sermaye girisinin daha fazla olabilmesi için petrole ihtiyacı vardır. 

Bunun için de İran Körfezi’ni ihtiyacı olan enerjinin kaynaklarından biri olarak görmektedir.”56 

Çin’in İran ile iliskileri ise yalnızca petrol ile sınırlı kalmamaktadır. Nükleer enerjiye dayalı iliskilerin önemi büyüktür. İran jeopolitik olarak çok önemli bir bölgede bulunmaktadır. Dünya enerji kaynaklarının %50’sinden fazlasının bulunduğu Basra Körfezi’nin ve bu kaynakların özellikle de petrol kaynaklarının Avrupa’ya ve diğer devletlere ulastırılmasını sağlayan Hürmüz Boğazı’nı kontrol etmektedir.57 

Çin İran’ın Ortadoğu barısını bozmayacak bütün politikalarını desteklemektedir. Fakat ABD’nin körfezde bulunan donanmasından rahatsız duymakta ve petrol güvenliğini tehdit ettiğini düsünmektedir. 58 

Çin ve İran arasında 2004 yılında yapılan anlasmaya göre; yirmi bes yıldan fazla bir süre için Çin’in enerji firmalarının Dran’ın petrol ve doğalgaz aramalarında 100 milyar dolarlık bir hak tanımaktadır.59 

“Çin Milli Petrol Sirketi de İran Milli Petrol Sirketi ile Güney Fars doğalgaz sahasının gelistirilmesi için geçen Haziran’da 5 milyar dolarlık baska bir anlasmaya imza koymustu.60 
İran yönetimi ve ABD yönetimi arasındaki anlasmazlıklar ÇHC’nin İran’a yakın politikalar izlemesine olanak sağlamaktadır. Petrol sirketleri arasında imzalanan anlasmalarla Çin petrol ithalatının devamlılığını ve güvenliğin sağlarken bir diğer taraftan da silah ticareti ve nükleer teknoloji paylasımıyla karsılıklı bağımlılığı güçlendirmektedir. 

İran’da Ruhani’nin iktidara gelmesiyle ABD ile olan iliskilerin nispeten yumusadığı bir dönemdeyiz. Bu yumusama ile birlikte ABD’nin Dran üzerindeki denetimi ve kontrolünün artması beklenmektedir. Böyle bir durumda ÇHC’nin petrol politikaları ve güvenliği için atacağı adımlar dikkatle belirlenmeli, olası bir ABD-ÇHC çekismesinden kaçınmalıdır. Böyle bir gerilim yalnızca İran ile olan petrol iliskilerinde değil Ortadoğu’daki bütün iliskilerinde sorun yaratacaktır. 

3.3. Çin’in Enerji Politikasında İsrail 

ABD’nin Ortadoğu’daki en büyük ortağı olan İsrail ile Çin iliskileri 1955 yılında SSCB ile Çin arasındaki çekisme sonucunda ÇHC’nin Arap ülkeleriyle iliskilerini 
gelistirmesiyle baslamaktadır.61 

Çin’in İsrail-Filistin soruna yönelik çözüm önerileri ve yaklaşımları dönem dönem değişmektedir. 1960’lı yıllarda İsrail’in varlığını kabul etmemiş silahlı direnişi haklı görmüstür. Deng Siaoping döneminde ise belirlenen dıs politika ilkelerine uygun olarak barısçıl çözüm yollarının arkasında durmustur. Son çeyrek yüzyıldaki ekonomik büyümeye paralel olarak ilişkiler pragmatik temellere oturtulmustur.62 

ÇHC İsrail-Filistin sorununda Filistin yanlısı bir politika izlemektedir. Arap odaklı bu politikanın temel nedeni enerjidir. Dolayısıyla, Çin’in enerji ihtiyacı Pekin’in bölgeye yönelik dıs politikasını belirlemede ideolojinin önüne geçmistir.63 

1989 yılında Çin’in Tiannanmen Meydanı’ndaki ayaklanmayı kanlı bir sekilde bastırmasından sonra Avrupa ve ABD, Çin’e silah ambargosu uygulamaya baslamıstır. Çin yeni teknoloji silahlara ulasmak için İsrail’den silah ithalatına baslamıstır. Çin’in silah ticaretinde Rusya’dan sonra Dsrail ikinci sırada bulunmaktadır.64 

“ İsrail’in de kuskusuz Çin ile iliskilerini gelistirmesinde büyük çıkarları bulunmaktadır. Her seyden önce İsrail’in Asya’da, ya da Avrasya coğrafyasında var olabilmesi için Çin gereklidir. İsrail dıs politikasını sadece batıya angaje etmek istemiyor, dıs politikasında çesitliliğe gitmek istiyor bu nedenle Çin yeni bir merkez olarak ortaya çıkıyor. İsrail, Çin’in BM Güvenlik Konseyi daimi üyeliğinden de faydalanmak istiyor.”65 

Çin’in İsrail ile olan iliskileri Arap ülkeleriyle olan iliskilerini etkileyecek düzeyde olmaması için çaba sarf etmektedir. 

Bölgedeki Arap ülkeleriyle herhangi bir sorun durumunda enerji akısının tehlikeye gireceğini bilen Çin bu sebeple Dsrail ile iliskilerini göze batmayacak sekilde sekillendirmektedir. 

3.4. Çin’in Enerji Politikasında Irak 

Irak ile Çin arasındaki enerjiye dayalı iliskiler 1997 yılında baslamıs fakat savaslar yüzünden sekteye uğramıstır. “ABD’nin Irak’ı isgali sonrasında ise ÇHC ‘bekle gör ve takip et’ politikası izlemeye baslamıstır.[…]ÇHC Irak’ın geleceğine yönelik olarak […], Irak’ın toprak bütünlüğünün devam etmesi, Irak’taki farklı siyasi, etnik ve dini gruplar arasında uzlasma sağlanarak Irak’ın en kısa zamanda yeniden yapılandırılması ve barıs ile istikrara kavusturulması yönündeki ÇHC politikası uluslararası platformda dile getirilmistir.”66 ÇHC 
bölgeden aldığı enerjinin devamını ve güvenliğini sağlamak için Irak petrollerine gereksinim duymaktadır fakat bölgedeki ABD varlığı ve düzensizlik sebebiyleIrak’a yönelik politika izleyememektedir. 

3.5.Çin’in Enerji Politikasında Arap Baharı Faktörü 

Çin’in Arap Baharı konusundaki en büyük Çin’de de etkisini göstermesidir. 1989 yılındaki Tiannanmen olayını unutmayan Çin tekrar aynı duruma geri dönmekten çekinmektedir. Bu sebeple Arap Baharı’nı anımsatan Mübarek ve Mısır kelimeleri Çin’de yasaklanmıstır.67 Suriye’deki halk ayaklanmasını devlet baskanı Esad’ın kanlı bir sekilde bastırmaya çalısması ve ardından olusan kimyasal silah kullanımına iliskin beyanlar BM Güvenlik Konseyi’nde müdahaleyi gündeme getirmis fakat Çin siyasal yollarla bu sorunun asılması gerektiğini savunmustur.68 ÇHC, ülkesinde olusabilecek olası bir ayaklanmanın önüne geçebilmek amacıyla Mübarek ve Mısır kelimelerini yasaklamakta ve bunun yanı sıra Ortadoğu’daki mevcut istikrarın değismemesi için olası bir Suriye müdahalesinin önüne geçmeye çalısmaktadır. 

ÇHC, enerji politikasının devamlılığının sağlanması için bölgedeki ayaklanmaların önlenmesi gerektiğini ve eski stabil haline kavusturulmasını savunmaktadır. 

Sonuç 

1 Ekim 1949 yılında Mao Zedong Önderliğindeki Komünist Parti’nin yönetimi ile geçirmesinin ardından Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğu ilan edilmistir. Sosyalist ekonomik sistemi benimseyen ÇHC’nin 1978 yılında Deng Siaoping’in iktidara gelmesine kadar ki geçen sürede herhangi bir enerji politikası olmamıs tır. Siaoping, devletlestirilmis üretim araçlarını özellestirerek ekonomik büyüme sağladı. Bu dönemde dıs politika ilkeleri değistirilmis barıs ve istikrar politikaları üzerine bir dıs politika insa edilmistir. 

Son çeyrek yüzyılda ekonomik büyüme hızını arttıran ÇHC’nin buna paralel olarak enerji ihtiyacı da artmıstır. 1990’lı yıllara kadar kendi enerji kaynaklarıyla üretim yapan ÇHC, 1993 yılında ilk kez petrol ithal etmeye baslamıstır. Büyümesi devam eden ÇHC’nin buna paralel olarak enerji ihtiyacı da artmaya devam etmektedir. Enerji ihtiyacında giderek daha fazla dısa bağımlı bir hale gelmektedir. 

1993 yılından itibaren aktif enerji politikası izleyen ÇHC, buna bağlı olarak Ortadoğu ülkeleriyle iyi iliskiler gelistirmistir. Dkili anlasmalar ve doğrudan yatırımlarla bölgenin ÇHC’ye bağlılığını arttırmıs, böylece enerji akısını ve güvenliğini nispeten garanti altına almıstır. ÇHC’nin enerjide çok kutupluluğu için bölgedeki enerji güvenliği çok büyük bir öneme sahiptir. Bu sebeple imzalamıs olduğu anlasmalar bu ihtiyacına paraleldir. 

ÇHC’nin bölge ülkelerine uygulamıs olduğu politikalar ABD ve AB tarafından dikkatle takip edilmektedir. Fakat bölgeye yapılan yatırımlar, ABD yatırımları kadar yoğun değildir. Bu sebeple de bölge ülkeleriyle olan iliskileri enerji boyutunu geçip bütün alanlara yayılamamıstır. 

ÇHC için Ortadoğu yalnızca enerji politikası ve enerji güvenliği için değil aynı zamanda da ABD’nin Tayvan kartına karsılık elinde Ortadoğu kartını bulundurmak istemesinden kaynaklanmaktadır. Ortadoğu’ya yapılan doğrudan yatırımlarda karsılıklı bağımlılık sağlanarak bölgede ÇHC varlığı garanti altına alınırken, bölgedeki ABD karsıtı hareketler desteklenmektedir. Böylece yıllardır ABD’nin ÇHC’ye karsı kullandığı Tayvan kartına karsılık ABD kartı olusturulmaya çalısılmaktadır. 


DİPNOTLAR;


1 Kocaeli Üniversitesi, Uluslararası İliskiler Anabilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi 
2 R. Kutay Karaca, Dünyadaki Yeni Güç Çin Tek Kutuptan Çift Kutuba, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Dstanbul 2004, 2.Baskı, s. 19-20 
3 Karaca (2004), a.g.e. s.23-24 
4 Çin Kültür Merkezi, http://www.cinkultur.com/CIN_HAKKINDA/Cin_Tarihi/, Erisim Tarihi 05.12.2013 
5 Nuriye Hidayet Ekrem’den aktaran [Hüsrev Tabak], Mao Devletinden Devlet Maosu’na: Çin Dıs Politikasında -Tarih ve Değisim, 
http://www.nobel.gen.tr/Makaleler/Derleme-Issue%202-8-2011.pdf, s.64, Erisim Tarihi: 20.11.2013 
6 Aydınlık Yayınları’ndan aktaran [Hüsrev Tabak], a.g.m., s.65 
7 Tabak, a.g.m., 
8 Tabak, a.g.e. s.74 
9 Dumbaung’dan aktaran [Yusuf Sayın], Konfüçyüs’ün Yeniden Kesfi ve Çin’in Dıs Politikasında Dönüsüm, 
http://www.sosyalbil.selcuk.edu.tr/sos_mak/articles/2013/29/18.PDF, s.8, Erisim Tarihi: 20.11.2013 
10 R. Kutay Karaca, Güç Olma Stratejisi Çin (Soğuk Savas Sonrası Türkiye-Çin Dliskileri), IQ Kültür Sanat 
Yayıncılık, Dstanbul 2008, 1. Baskı, s.56 
11H. Naci Bayraç, “Küresel Enerji Politikaları ve Türkiye: Petrol ve Doğalgaz Kaynakları Açısından Bir 
Karsılastırma”, Eskisehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, cilt:10, sayı:1,Haziran 2009, 
https://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=&esrc=s&source=web&cd=1&cad=rja&ved=0CCsQFjAA&url=
http%3A%2F%2Fsbd.ogu.edu.tr%2Fmakaleler%2F10_1_Makale_5.pdf&ei=EROnUofdFdSAhAfMz4GgCA&us 
g=AFQjCNEhg_-GqBwmoYy96QUohd8rHKBi3Q&sig2=nxGCerVXxo8umH7eDwJdYg , s.118 Erisim Tarihi: 5.12.2013 
12 TÜÇDAD, Çin Halk Cumhuriyeti Hakkında, 
http://www.tuciad.org.tr/index.php/cin-halk-cumhuriyeti-hakkinda, ErisimTarihi: 7.12.2013 
13 R. Kutay Karaca, Güç Olma Stratejisi Çin (Soğuk Savas Sonrası Türkiye-Çin Dliskileri), IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul 2008, 1. Baskı, s.35 
14 Philip Andrews-Speed, EnergyPolicyandRegulation in thePeople’sRepublic of 
China,http://books.google.com.tr/books?id=DrTIM4jk_F4C&printsec=frontcover&hl=tr&source=gbs_ge_summ 
ary_r&cad=0#v=onepage&q&f=false, s.10, Erisim Tarihi: 21.12.2013 
15 Atilla Sandıklı,China’sGrowingNeed of EnergyandChangingBalances, Atilla Sandıklı (Ed.), China A New 
Superpower? Dimensions of Power, Energy,and Security, BDLGESAM Yayıncılık, Dstanbul 2010, s.55 
16JoachimBetz, The Reform of China’sEnergyPolicies, 
http://edoc.vifapol.de/opus/volltexte/2013/4498/pdf/wp216_betz.pdf, s.7-8 Erisim Tarihi: 10.11.2013 
17 Emine Akçadağ, Sanghay Dsbirliği Örgütü: Rusya-Çin Ortaklığı mı, Rekabet mi?,
http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=640:anghay-birlii-oerguetue-rusya-cin-ortakl-m-rekabeti-mi&catid=122:analizler-guvenlik&Itemid=147, Erisim Tarihi: 27.12.2013 
18 Ozan Örmeci, Sanghay Dsbirliği Örgütü, http://ydemokrat.blogspot.com/2011/01/sanghay-isbirligi-orgutu.html, Erisim Tarihi: 27.12.2013 
19 Serdar İskender, Sanghay Dsbirliği Örgütü Bünyesinde Doğal Gaz Karteli Olusumu, 
http://www.dunya.com/sanghay-isbirligi-orgutu-bunyesinde-dogal-gaz-karteli-olusumu-205359h.htm, Erisim Tarihi: 27.12.2013 
20 David Lamoureux, TheShanghaiCooperationOrganization: AssessingChina, 
http://www.ensec.org/index.php?Itemid=386&catid=121:contentenergysecurity1111&id=331:the-shanghai-cooperation-organization-assessing-chinas-energy-strategy-in-central-asia&option=com_content&view=article, 
s.5, Erisim Tarihi: 27.12.2013 
21 Selçuk Çolakoğlu, Sanghay Dsbirliği Örgütü’nün Geleceği ve Çin, 
http://www.uidergisi.com/wpcontent/uploads/2010/09/Sanghay-Isbirligi-Orgutunun-Gelecegi-ve-Cin.pdf, s. 195-196, Erisim Tarihi: 27.12.2013 
22 Çolakoğlu, a.g.m., s.196 
23 Emine Akçadağ, Sanghay Dsbirliği Örgütü: Rusya-Çin Ortaklığı mı, Rekabet mi?,
http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=640:anghay-birlii-oerguetuerusya-cin-ortakl-m-rekabeti-mi&catid=122:analizler-guvenlik&Itemid=147, Erisim Tarihi: 27.12.2013 
24 Zhang Qingxia’dan aktaran [Salih Tınmaz], Çin’in Nükleer Enerji Politikası, 
http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1208:cinin-nuekleer-enerjipolitikas&
catid=92:analizler-uzakdogu&Itemid=140 , s.2, Erisim Tarihi: 5.12.2013 
25 Ahmet Cangüzel Taner, Çin; Nükleer Santraller, Elektrik Üretimi Politikaları, 
http://www.fmo.org.tr/wp-content/uploads/2011/07/%C3%87in-N%C3%BCkleer-Santraller-Elektrik-%C3%9Cretimi-Politikalar%C4%B1.pdf, s.5, Erisim Tarihi: 20.11.2013 
26 Taner, a.g.m., s.1 
27 Zhang Qingxia’dan aktaran [Salih Tınmaz], Çin’in Nükleer Enerji Politikası, 
http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1208:cinin-nuekleer-enerji-politikas&catid=92:analizler-uzakdogu&Itemid=140, s.3-4, Erisim Tarihi: 20.11.2013 
28 Tınmaz, a.g.m., s.4 
29 Tınmaz, a.g.m., s.6 
30 Tınmaz, a.g.m., s.6 
31 H. Naci Bayraç, “Küresel Enerji Politikaları ve Türkiye: Petrol ve Doğalgaz Kaynakları Açısından Bir Karsılastırma”, Eskisehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi,cilt:10,sayı:1,Haziran 2009, s.118, 
https://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=&esrc=s&source=web&cd=1&cad=rja&ved=0CCsQFjAA&url=
http%3A%2F%2Fsbd.ogu.edu.tr%2Fmakaleler%2F10_1_Makale_5.pdf&ei=EROnUofdFdSAhAfMz4GgCA&usg=AFQjCNEhg_-GqBwmoYy96QUohd8rHKBi3Q&sig2=nxGCerVXxo8umH7eDwJdYg , Erisim Tarihi: 
5.12.2013, s.119, 
32 Bayraç, a.g.m. s.119 
33 R. Kutay Karaca, Güç Olma Stratejisi Çin (Soğuk Savas Sonrası Türkiye Çin Dliskileri), IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul 2008, 1. Baskı, s.78-79 
34 Sina Kısacık, 21. Yüzyılda Çin Halk Cumhuriyeti’nin Enerji Güvenliği Politikası, 
http://politikaakademisi.org/21-yuzyilda-cin-halk-cumhuriyetinin-enerji-guvenligi-politikasi/, Erisim Tarihi: 20.11.2013 
35 R. Kutay Karaca, Güç Olma Stratejisi Çin (Soğuk Savas Sonrası Türkiye Çin Dliskileri), IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Dstanbul 2008, 1. Baskı, s.88 
36 Bloomberg HT,“Çin’in Enerjiyle Dmtihanı”, http://www.bloomberght.com/haberler/haber/1077955-cinin-enerjiyle-imtihani, Erisim Tarihi: 28.11.2013 
37 Sina Kısacık, 21. Yüzyılda Çin Halk Cumhuriyeti’nin Enerji Güvenliği Politikası, 
http://politikaakademisi.org/21-yuzyilda-cin-halk-cumhuriyetinin-enerji-guvenligi-politikasi/, Erisim Tarihi: 20.11.2013 
38 Abdullah Özdemir, Küresellesme Sürecinde Anahtar Rol: Enerji Politikaları, 
http://www.aso.org.tr/b2b/asobilgi/sayilar/dosyaocaksubat20121.pdf, Erisim Tarihi: 28.11.2013 
39 Ali Yiğit, Ortadoğu Enerji ve Savas, http://www.emo.org.tr/ekler/00f6a4a6c330067_ek.pdf?dergi=932, Erisim Tarihi: 23.11.2013 
40 R. Kutay Karaca, Güç Olma Stratejisi Çin (Soğuk Savas Sonrası Türkiye-Çin İliskileri), IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Dstanbul 2008, 1. Baskı., s.79 
41 Atilla Sandıklı,China’s GrowingNeed of EnergyandChangingBalances, Atilla Sandıklı (Ed.), China A New Superpower? Dimensions of Power, Energy,and Security, BDLGESAM Yayıncılık, Dstanbul 2010, s.54 
42 Hicran Kazancı, Çin ve ABD Politikasında Ortadoğu Faktörü, 
http://www.uiportal.net/cin-ve-abd-politikasinda-ortadogu-faktoru.html, Erisin Tarihi: 20.11.2013 
43 R. Kutay Karaca, Güç Olma Stratejisi Çin (Soğuk Savas Sonrası Türkiye Çin Dliskileri), IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Dstanbul 2008, 1. Baskı, s.127-128 
44 Barıs Adıbelli, PaxSınıca Çin Dünya Düzeni, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Dstanbul 2009, 1. Baskı, s.249 45 Çağdas Üngör, Çin ve Üçüncü Dünya, 
http://www.journals.istanbul.edu.tr/tr/index.php/siyasal/article/download/9334/8672, s.29, Erisim Tarihi: 20.11.2013 
46 Barıs Adıbelli, PaxSınıca Çin Dünya Düzeni, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Dstanbul 2009, 1. Baskı, s.249 
47Üngör, a.g.m., s.33 
48 R. Kutay Karaca, Dünyadaki Yeni Güç Çin: Tek Kutuptan Çift Kutuba, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Dstanbul 2004, 2. Baskı, s.139 
49 R. Kutay Karaca, Güç Olma Stratejisi Çin (Soğuk Savas Sonrası Türkiye Çin Dliskileri), IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Dstanbul 2008, 1. Baskı, s.130 
50 Karaca(2008), a.g.e. s.133 
51 Giray Fidan, Çin Arap Dünyası Dliskileri: Hersey Yolundayken Bu Devrim Nereden Çıktı?,
http://www.21yyte.org/tr/arastirma/cin-cumhuriyeti-tayvan/2011/02/19/6096/cin-arap-dunyasi-iliskileri-hersey-yolundayken-bu-devrim-nereden-cikti, Erisim Tarihi:28,11,2013 
52 Atilla Sandıklı,China’sGrowingNeed of EnergyandChangingBalances, Atilla Sandıklı (Ed.), China A New Superpower? Dimensions of Power, Energy,and Security, BDLGESAM Yayıncılık, Dstanbul 2010, s.60 
53 Jin Liangxiang’dan aktaran [R. Kutay Karaca], Güç Olma Stratejisi Çin (Soğuk Savas Sonrası Türkiye Çin İliskileri), IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul 2008, 1. Baskı, s.135 
54 Karaca(2008), a.g.e. s.134 
55 Karaca(2008), a.g.e., s.135 
56 Karaca (2004), a.g.e. s.143 
57 Karaca(2008), a.g.e.,s.137 
58 Karaca(2008), a.g.e., s.140 
59Thrassy N. Marketos, China’sEnergyGeopolitics: TheShanghaiCooperationOrganizationand Central Asia, 
http://books.google.com.tr/books?id=bax4jL1JNjgC&printsec=frontcover&hl=tr&source=gbs_ge_summary_r& 
cad=0#v=onepage&q&f=false, s.115-116, Erisim Tarihi: 21.12.2013 
60 Fikret Ertan, Dran-Çin Dliskileri, http://www.zaman.com.tr/fikret-ertan/iran-cin-iliskileri_899727.html, Erisim Tarihi: 20.11.2013 
61 R. Kutay Karaca, Güç Olma Stratejisi Çin (Soğuk Savas Sonrası Türkiye Çin Dliskileri), IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul 2008, 1. Baskı, s.142 
62 Karaca (2008), a.g.e. , s.143 
63 Barıs Adıbelli, PaxSınıca Çin Dünya Düzeni, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul 2009, 1. Baskı, s.250 
64 Giray Fidan, Çin İsrail İliskilerine Bakıs, 
http://www.21yyte.org/tr/arastirma/cin-halk-cumhuriyeti/2011/10/17/6336/cin-israil-iliskilerine-bakis, Erisim Tarihi:28.11.2013 
65 Barıs Adıbelli, Stratejik Kusatma, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Dstanbul 2007, 1. Baskı, s.208 
66 R. Kutay Karaca, Güç Olma Stratejisi Çin (Soğuk Savas Sonrası Türkiye Çin Dliskileri), IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul 2008, 1. Baskı, s.150-151 
67 Kılıç Buğra Kanat, Süpergüç Adayı Çin’in Arap Baharı Korkusu, 
http://arsiv.setav.org/public/HaberDetay.aspx?Dil=tr&hid=115650&q=superguc-adayi-cin-in-arap-baharikorkusu, Erisim Tarihi:28.11.2013 
68 Erkin Ekrem, Çin’in Suriye Sorunu Üzerindeki Tutumu ve Nedeni, 
http://www.sde.org.tr/tr/authordetail/cininsuriye-sorunu-uzerindeki-tutumu-ve-nedeni/3481, Erisim Tarihi:28.11.2013 


KAYNAKÇA 

ADIBELLD Barıs, PaxSınıca Çin Dünya Düzeni, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Dstanbul 2009, 1. Baskı 
ADIBELLD, Barıs.Stratejik Kusatma, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Dstanbul 2007, 1. Baskı AKÇADAĞ, Emine. Sanghay Dsbirliği Örgütü: Rusya-Çin Ortaklığı mı, Rekabetmi?,
http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=640:anghay-birlii-oerguetue-rusya-cin-ortakl-m-rekabeti-mi&catid=122:analizler-guvenlik&Itemid=147, Erisim Tarihi: 27.12.2013 
BAYRAÇ, H. Naci.“Küresel Enerji Politikaları ve Türkiye: Petrol ve Doğalgaz Kaynakları Açısından Bir Karsılastırma”, Eskisehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi,cilt:10,sayı:1,Haziran 2009, s.118, 
https://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=&esrc=s&source=web&cd=1&cad=rja&ved=0CCsQFjAA&url=http%3A%2F%2Fsbd.ogu.edu.tr%2Fmakaleler%2F10_1_Makale_5.pdf&ei 
=EROnUofdFdSAhAfMz4GgCA&usg=AFQjCNEhg_-GqBwmoYy96QUohd8rHKBi3Q&sig2=nxGCerVXxo8umH7eDwJdYg , Erisim Tarihi:5.12.2013 
BETZJoachim, The Reform of China’sEnergyPolicies, 
http://edoc.vifapol.de/opus/volltexte/2013/4498/pdf/wp216_betz.pdf, Erisim Tarihi:10.11.2013, 
Bloomberg HT (8 Subat 2012), “Çin’in Enerjiyleİmtihanı”,
http://www.bloomberght.com/haberler/haber/1077955-cinin-enerjiyle-imtihani, Erisim Tarihi:28.11.2013 
Çin Kültür Merkezi, http://www.cinkultur.com/CIN_HAKKINDA/Cin_Tarihi/, Erisim Tarihi 05.12.2013 
ÇOLAKOĞLU, Selçuk. Sanghay Dsbirliği Örgütü’nün Geleceği ve Çin, 
http://www.uidergisi.com/wp-content/uploads/2010/09/Sanghay-Isbirligi-Orgutunun-Gelecegi-ve-Cin.pdf, s. 195-196, Erisim Tarihi: 27.12.2013 
EKREM, Erkin.Çin’in Suriye Sorunu Üzerindeki Tutumu ve Nedeni, 
http://www.sde.org.tr/tr/authordetail/cinin-suriye-sorunu-uzerindeki-tutumu-ve-nedeni/3481,  Erisim Tarihi:28.11.2013  Erisim Tarihi:20.11.2013 
ERTAN, Fikret.Dran-Çin Dliskileri, http://www.zaman.com.tr/fikret-ertan/iran-cin-iliskileri_899727.html,Erisim Tarihi:20.11.2013 
FIDAN, Giray.Çin Arap Dünyası Dliskileri: Hersey Yolundayken Bu Devrim Nereden Çıktı?,http://www.21yyte.org/tr/arastirma/cin-cumhuriyeti-tayvan/2011/02/19/6096/cin-arap-
dunyasi-iliskileri-hersey-yolundayken-bu-devrim-nereden-cikti, Erisim Tarihi:28.11.2013 
FİDAN, Giray.Çin Dsrail Dliskilerine Bakıs, http://www.21yyte.org/tr/arastirma/cin-halk-cumhuriyeti/2011/10/17/6336/cin-israil-iliskilerine-bakis, Erisim Tarihi:28.11.2013 
İSKENDER, Serdar. Sanghay Dsbirliği Örgütü Bünyesinde Doğal Gaz Karteli 
Olusumu, http://www.dunya.com/sanghay-isbirligi-orgutu-bunyesinde-dogal-gaz-karteli-olusumu-205359h.htm, Erisim Tarihi: 27.12.2013 
KANAT,Kılıç Buğra.Süpergüç Adayı Çin’in Arap Baharı Korkusu, 
http://arsiv.setav.org/public/HaberDetay.aspx?Dil=tr&hid=115650&q=superguc-adayi-cin-in-arap-bahari-korkusu, Erisim Tarihi:28.11.2013 
KARACA, R. Kutay.Dünyadaki Yeni Güç Çin Tek Kutuptan Çift Kutuba, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Dstanbul 2004, 2.Baskı 
KARACA, R. Kutay.Güç Olma Stratejisi Çin (Soğuk Savas Sonrası Türkiye-Çin İliskileri), IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Dstanbul 2008, 1. Baskı 
KAZANCI, Hicran.Çin ve ABD Politikasında Ortadoğu Faktörü, 
http://www.uiportal.net/cin-ve-abd-politikasinda-ortadogu-faktoru.html, Erisim Tarihi:20.11.2013 
KISACIK, Sina.21. Yüzyılda Çin Halk Cumhuriyeti’nin Enerji Güvenliği Politikası, 
http://politikaakademisi.org/21-yuzyilda-cin-halk-cumhuriyetinin-enerji-guvenligi-politikasi/, Erisim Tarihi:20.11.2013 
LAMOUREUX, David.TheShanghaiCooperationOrganization: AssessingChina, 
http://www.ensec.org/index.php?Itemid=386&catid=121:contentenergysecurity1111&id=331:the-shanghai-cooperation-organization-assessing-chinas-energy-strategy-in-central-
asia&option=com_content&view=article, s.5, Erisim Tarihi: 27.12.2013 
MARKETOS, Thrassy N. China’sEnergyGeopolitics: TheShanghaiCooperationOrganizationand Central Asia, 
http://books.google.com.tr/books?id=bax4jL1JNjgC&printsec=frontcover&hl=tr&source=gbs_ge_summary_r&cad=0#v=onepage&q&f=false, Erisim Tarihi: 21.12.2013 
ÖRMECI, Ozan, Sanghay Dsbirliği Örgütü, 
http://ydemokrat.blogspot.com/2011/01/sanghay-isbirligi-orgutu.html, Erisim Tarihi: 27.12.2013 
ÖZDEMIR, Abdullah.Küresellesme Sürecinde Anahtar Rol: Enerji Politikaları, 
http://www.aso.org.tr/b2b/asobilgi/sayilar/dosyaocaksubat20121.pdf, Erisim Tarihi:28.11.2013 
SANDIKLI, Atilla.China’sGrowingNeed of EnergyandChangingBalances, Atilla Sandıklı (Ed.), China A New Superpower? Dimensions of Power, Energy,and Security, 
BİLGESAM Yayıncılık, İstanbul 2010 
SAYIN,Yusuf.Konfüçyüs’ün Yeniden Kesfi ve Çin’in Dıs Politikasında Dönüsüm, 
http://www.sosyalbil.selcuk.edu.tr/sos_mak/articles/2013/29/18.PDF, Erisim Tarihi:20.12.2013 
SPEED, Philip Andrews, EnergyPolicyandRegulation in thePeople’sRepublic of China,
http://books.google.com.tr/books?id=DrTIM4jk_F4C&printsec=frontcover&hl=tr&source=gbs_ge_summary_r&cad=0#v=onepage&q&f=false, Erisim Tarihi: 21.12.2013 
TABAK, Hüsrev. Mao Devletinden Devlet Maosu’na: Çin Dıs Politikasında Tarih ve Değisim,
http://www.nobel.gen.tr/Makaleler/Derleme-Issue%202-8-2011.pdf, 
TANER, Ahmet Cangüzel.Çin; Nükleer Santraller, Elektrik Üretimi Politikaları, 
http://www.fmo.org.tr/wp-content/uploads/2011/07/%C3%87in-N%C3%BCkleer-Santraller-Elektrik-%C3%9Cretimi-Politikalar%C4%B1.pdf, Erisim Tarihi:20.11.2013 
TINMAZ, Salih.Çin’in Nükleer Enerji Politikası, 
http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1208:cinin-nuekleer-enerji-politikas&catid=92:analizler-uzakdogu&Itemid=140 , Erisim 
Tarihi:5.12.2013 
TÜÇDAD, Çin Halk Cumhuriyeti Hakkında, http://www.tuciad.org.tr/index.php/cin-halk-cumhuriyeti-hakkinda, Erisim Tarihi:7.12.2013 
ÜNGÖR, Çağdas.Çin ve Üçüncü Dünya, 
http://www.journals.istanbul.edu.tr/tr/index.php/siyasal/article/download/9334/8672, Erisim Tarihi:20.11.2013 
YIĞIT, Ali.Ortadoğu Enerji ve Savas,  http://www.emo.org.tr/ekler/00f6a4a6c330067_ek.pdf?dergi=932, Erisim Tarihi:23.11.2013 

***

ÇİN HALK CUMHURİYETİ’NİN ENERJİ POLİTİKASI, ENERJİ GÜVENLİĞİ VE ORTADOĞU BÖLÜM 1



ÇİN HALK CUMHURİYETİ’NİN ENERJİ POLİTİKASI, ENERJİ GÜVENLİĞİ VE ORTADOĞU, BÖLÜM 1 


Büsra Sisman*1 
*Kocaeli Üniversitesi, Uluslararası İliskiler Anabilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi 


Giriş 

Bilinen en eski tarihi 4000 yıl öncesine dayanan Çin’in dünya sahnesine çıkısı son çeyrek yüzyıla denk gelmektedir. Yüzyıllar boyunca hanedan hâkimiyeti altında kalan Çin, Avrupa’nın gelisimi dısında kalmıs ve dünyanın en uzak ucu olarak görülmüstür. 

Büyük düsünürlere ve aynı zamanda pusula gibi önemli icatlara ev sahipliği yapan Çin, izole bir yapıya sahiptir. Kültürü ve inanç yapısı Avrupa’dan çok farklı olan Çin ile Avrupa’nın tanısmasıyla birlikte Avrupa, Çin’e afyon satmıs ve karsılığında Çin’den ucuz mal elde etmistir. Bu yarı sömürgelik durumu Afyon Savaslarıyla bozulmak istense de durum değismemis ve öncelikle Avrupa sonra da ABD, Çin’den imtiyazlar elde etmistir. 

1949 yılında Mao Zedong liderliğindeki Komünist Parti iktidarı ele geçirmis ve Çin Halk Cumhuriyeti’ni ilan etmistir. Bu dönemden itibaren sosyalist devlet yapısını benimseyen ÇHC ülkeyi içe kapamıs üretim araçlarını devletlestirmistir. ÇHC’nin tekrar dısa açılması 1978 yılında Deng Siaoping’in iktidara gelmesiyle sağlanmıstır. ÇHC, bu tarihten itibaren hızla büyümüs ve bunun sonucu olarak da hammadde ve enerji kıtlığı çekmeye baslamıstır. Ucuz is gücü ve üretim fazlası bulunan ÇHC, sosyalist piyasa ekonomisini benimsemis ve buna uygun olarak dıs politika ilkeleri ve enerji politikası uygulamıstır. Çalısmanın Amacı: ÇHC’nin sanayisi, ekonomisinin büyümesi ve üretiminin artmasından 
itibaren enerji kaynaklarına ve hammaddeye bağımlılığı da buna paralel olarak artmıstır. Günümüzde ÇHC enerji ithalatının yarısını Ortadoğu’dan karsılamaktadır ve bu oranın ileride daha da artacağı öngörülmektedir. Bu bilgiler ısığında çalısmada Çin’in enerji politikası, enerji güvenliği ve bu politikalardaki Ortadoğu faktörü incelenmektedir. 


1. Bölüm: Çin Halk Cumhuriyeti 

1.1. Çin’in Tarihi Gelişimi 

Çin’in bilinen tarihi 4000 yıl öncesine dayanmaktadır. Dlk yerlesim yeri Sarı Nehri kenarı olarak bilinmektedir. Bölgede sırasıyla Pekin adamları, Shang Sülalesi (Shang sülalesinin yok edilisi Çin tarihinin baslangıcı olarak kabul edilmistir.), derebeylikler dönemi ve daha sonra hanedanlar dönemi baslamıstır.2 

Çin hanedanlığı 18.yylın ikinci döneminde gücünün zirvesindeydi. On dokuzuncu yüzyılda ise dengeler tersine dönmüs Avrupa, Çin’i adeta bir sömürge haline gelmistir. Avrupa Çin’e afyon satıyor karsılığında da ucuz mal alıyordu. Çin, I. Afyon Savası’nda Dngilizlere yenilmistir ve İngiltere’ye ticari ayrıcalıklar vermek zorunda kalmıstır. Daha sonra Amerika Birlesik Devletleri’ne aynı tavizler verilmistir. Bu tavizler II. Afyon Savası’na sebep olmustur.3 

Rusya’daki 1917 Ekim devriminin basarısından sonra sosyalizm Çin’e de ulastı. Çin’in ilerici aydınları arasında Marksizm’i Çin devrimini basarıya ulastırabilecek yegâne gerçek olduğu bilinci yayıldı. 1919 yılında Çin’de 4 Mayıs hareketi basladı. 4 Mayıs devrimi Marksizm-Leninizm’in daha da yaygınlasmasını sağladı. Böylece Komünist Parti’nin temellerini atmasının yanında kadrolarını da hazırladı. Çin Komünist Partisi lideri olarak Mao Zedong seçildi. “1 Ekim 1949’da Beijing’inTiananmen meydanında toplanan 300,000 kisi tanıklık etti. Baskan Mao Zedong Çin Halk Cumhuriyeti’nin resmen kurulduğunu ilan etmistir”.4 

Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulması ile ekonomik olarak sosyalist sistem benimsenmistir. Mao Zedong iktisadi olarak ülkeyi içe kapamıs, ağır sanayi üretimine ağırlık vermistir. Yeni sanayilesen bir ülke olan Çin Halk Cumhuriyeti ekonomik planlamayı ve üretim araçlarını devletlestirmis, ülkeyi dıs alıma ve doğrudan yatırıma kapamıstır. 

Sosyalist ekonomi 1978’de Deng Siaoping’in Devlet Baskanı olmasıyla ekonomik sistem devrimi ve politikalarıyla Sosyalist Piyasa ekonomisine dönüstürülmüstür. Sosyalist Piyasa ekonomisine geçilmesiyle birlikte ülke dısa açılmıstır. Dısa açılan Çin ilk kez enerji politikaları üretip uygulamaya baslamıstır. 

1.2.Çin Halk Cumhuriyeti’nin Dıs Politika İlkeleri 

1 Ekim 1949’da Mao Zedong önderliğindeki Komünist Parti yönetimi ele geçirmis ve Çin Halk Cumhuriyeti’ni kurmustur bu tarihten itibaren dıs politikasında emperyalizm ve ABD karsıtı politika izlemistir. Dıs politikada; çatısma ve mücadelenin kaçınılmazlığı ile emperyalizme karsı mücadele ilkeleri benimsenmistir. “30 Haziran 1949 tarihinde Mao bir yazısında ilk defa, kurmayı düsündüğü Çin’in dıs politikasının temelini açıklarken “ Sovyetler tarafına kayma” olarak ortaya koymustur.”5 

“Çin Komünist Partisi’nin Sovyetler Birliği Komünist Partisi örnek alınarak kurulmus ve gelistirilmis bir parti olması dolayısıyla Mao’nun yaptığı, Çinliler Marksizm’i Ruslar vasıtasıyla buldular açıklaması Çin Halk Cumhuriyeti’nin dıs politikasının neye göre sekilleneceğini ve neyi örnek alacağını ortaya koymaktadır.”6 

Soğuk Savas boyunca ABD’nin SSCB’yi zayıflatmak amacıyla olusturduğu çevreleme politikası boyunca Asya’yla yapmıs olduğu is birlikleri SSCB kadar Çin Halk Cumhuriyeti’ni de rahatsız etmektedir. Özellikle ABD’nin Çin’in sınırında bulunan Kore ile yakın iliskiler içinde bulunması Çin Halk Cumhuriyeti için çok büyük bir öneme sahiptir. Mao, Kore’nin ABD’den arındırılması gerektiğini savunmaktadır. Bu sebeple de Kore Savası’nda Kuzey Kore tarafında yer almıs ve savası ABD’nin bölgeden arındırılması olarak görmüstür. 7 

Soğuk Savas’ın bitmesiyle Çin kurulusundan itibaren en güvenli dönemini yasamaya basladı. SSCB’nin dağılmasının ardından ABD, Güneydoğu Asya’dan askeri üslerini geri çekmistir. Rusya ve Japonya ile gelistirilen iyi iliskiler Çin’i rahatlatmıstır.8 Bu yeni gelismeler Çin’e dıs politikada daha fazla esneklik sağlamıs, enerji politikası ve güvenliği konularında daha rahat politikalar uygulamasına olanak tanımıstır. 

“Soğuk Savas sonrasında Çin’in dıs politikası ve güvenlik konsepti karsılıklı güven, karsılıklı esitlik ve isbirliği zemininde daha pragmatik bir politika olduğu görülmektedir.”9 Sürekli bir iktisadi büyüme halinde olan Çin savunma konusunda çok büyük harcamalar yapmamaktadır. Bu sebeple karsılıklı güven ortamı olusturarak kendisini güvence altına alma isteği içerisindedir. 

Bu dıs politika ilkeleriyle hareket esnekliğini sağlayan Çin Halk Cumhuriyeti enerji politikası ve enerji güvenliğinde çok taraflı politikalar uygulamaya baslamıstır. 

2.Bölüm: 
Enerji Politikası ;

Bilim ve teknoloji ilerledikçe enerji sorunu da bu ilerlemelerle birlikte büyümektedir. Bilim ve teknolojik ilerlemede devletler enerji kaynaklarının kontrolünü eline geçirmek ve enerji kaynaklarını etkin bir sekilde kullanmak için bir biriyle yarısmaktadır.10 Kolay erisilemeyen, dünya üzerinde esit dağılmayan ve tükenebilir olan enerji kaynaklarının kontrolü için devletler politikalar üretmekte bölge politikalarını bu amaç temelinde olusturmaktadır. 

Yalnızca enerji kaynaklarının azlığı ve dünyada esit bir sekilde dağılmamasının yanı sıra artan sera gazı etkisi ve iklim değisiklerinin etkilerini azaltarak gelecek nesillerin çıkarlarını korumak için de ulusal ve uluslararası enerji politikası üretilmelidir. Devletlerin enerji politikalarını enerji talebi ve arzı belirlemektedir. Enerji talebi; ekonomik büyüme, yasam tarzı, toplumsal kalkınmıslık, teknolojik gelisim ve enerji fiyatları tarafından belirlenmektedir. Enerji arzı; rezerv, üretim ve yatırım maliyetleri, dönüsüm teknolojileri, ülkeler ve bölgeler arası ekonomik ve siyasal iliskiler baslıca faktörlerdir. Bu faktörler zamanla değismektedir bu sebeple de sürekli revize edilmelidirler.11 

2.1.Çin Halk Cumhuriyeti’nin Enerji Politikası 

Çin Halk Cumhuriyeti dünyanın en kalabalık nüfusa sahip olan ülkesidir. Üretim ve tüketim araçlarını da buna endeksli olarak gelistirilmistir. 

“Çin Halk Cumhuriyeti, kömür rezervlerinde dünyada birinci sırada yer almaktadır. […] Petrol rezervleriyle dünyada dokuzuncu sırada yer alırken doğalgazda da dünyada yirminci sırada yer almaktadır.”12 

1949 yılından itibaren Mao Zedong, daha çok ağır sanayi üretimine ağırlık vermis ve ekonomi ile üretim araçları devletlestirilmistir. Enerji alanında, hammadde alanında olduğu gibi kendi rezervlerine ağırlık vermistir. Rezervlerindeki kömür, petrol ve doğalgazı kullanarak üretim yapan Çin Halk Cumhuriyeti dısa kapalılığı sürdürmüstür. 

1978 yılında Deng Siaoping’in iktidara gelmesiyle ekonomide benimsenen ilkeler değistirilmistir. Uyguladığı “siyah beyaz kedi” teorisi ekonominin temelini olusturmustur.Bu politikaya göre uygulanan politika önemli değildir önemli olan yaralı olup olmadığıdır. Devlet politikasını değistirerek piyasa ekonomisine yaklastıran yenilikler benimsenmistir. Dısa açılan ekonomisiyle ülke büyüme trendi yakalamıstır. Fakat bu büyüme beraberinde enerji kaynaklarının yetersizliğini de getirmistir.13 

Çin’in ekonomik olarak büyümesi ve endüstrilesmesi enerji ihtiyacını da beraberinde getirmistir. 1980’lerden günümüze enerji tüketimi %250 oranında artmıstır.14 Bu artısa paralel olarak, 1993 yılında Çin Halk Cumhuriyeti ilk kez petrol ithal etmeye baslamıstır. 2003 yılına gelindiğinde ithalat rakamları artmıstır. Bu artısla beraber petrol tüketiminde Japonya’yı geçmistir ve ABD’den sonra en çok petrol tüketen ikinci ülke olmustur.15 

Çin’in enerji kaynaklarını ithal etmesi enerji kaynaklarına sahip olmadığı anlamına gelmemektedir. ÇHC, dünyanın en büyük hidroelektrik üreten ülkesidir. Rüzgâr gücünden elektrik üretimi, gelistirilen bir enerji alanıdır ve dünyanın en büyük on besinci büyük rüzgâr enerjisinden elektrik üreticisidir.16 

Bu enerji kaynaklarına rağmen ÇHC’nin enerji talebi gün geçtikçe artmaktadır. Bu talebi temel alan enerji politikaları yürüten ÇHC, enerji akısının devamı için çok taraflı politikalar yürütmektedir. Çok taraflı politikalarını daha rahat yürütebilmek için de Sanghay İsbirliği Örgütü’nün hareket alanından yararlanmaktadır. 

2.1.1. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Enerji Politikasında Sanghay İsbirliği Örgütü 

Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra 1990’lar boyunca çalkantı içerisine giren bölge coğrafyasında ortaya çıkan sınır güvenliği ve bölgesel güvenlik sorunları çerçevesinde Çin’in inisiyatifi ile 1996 yılında Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya ve Tacikistan “Sınır Bölgesinde Askeri Alanda Güveni 
Güçlendirme” ve 1997’de “Sınır Bölgesinde Silahlı Güçlerin Karsılıklı Olarak Azaltılması” antlasmalarını imzalamıslardır. Böylece Sanghay Beslisi olarak 
adlandırılan grup ortaya çıkmıstır. 1998’de Kazakistan’da gerçeklestirilen zirvede ise daha çok ekonomik isbirliğinin olusturulması konuları ele alınmıstır. 
Bu olusum, Özbekistan’ın da katılımı ile 15 Temmuz 2001’de Sanghay Dsbirliği Örgütü’ne (SDÖ) dönüsmüstür. Örgüt ‘ün iki daimi organı bulunmaktadır. 

Bunlardan ilki Pekin’deki Sekreterlik, diğeri ise Taskent’te yer alan Terörizme Karsı Bölgesel Yapı’dır.17 

Örgütün kurulus asamasında enerjiye iliskin adımlar atılmamıstır. Örgütün bünyesinde ilk kez; “5 Ekim 2005, SDÖ Moskova zirvesinde, SDÖ'nün ortak enerji projelerine öncelik tanıyacağı açıklanmıs, özellikle de petrol ve gaz sektörüyle ve su kaynaklarının ortak kullanımı üzerinde durulacağı belirtilmistir. Ortak projelerin finansmanı için bir SDÖ İnterbank'ının kurulması kabul edilmistir. SDÖ  İnterbank kurumunun ilk toplantısı Subat 2006'da Pekin'de yapılmıstır. 30 Kasım 2006'da, Almata’da düzenlenen SDÖ konferansında 
Rus Dısisleri Bakanı SDÖ'nün bir "enerji kulübü" kurulması konusunda planlar yaptığını belirtmistir.”18 

Çin, Sanghay İsbirliği Örgütü içerisinde en fazla petrol ve doğalgaz ithal eden ülke konumundadır. Büyüyen ekonomisine paralel olarak da bu ihtiyacı artacaktır. SDÖ içerisindeki Orta Asya ülkeleri ve Rusya’nın enerji kaynaklarını kullanarak üretimini arttırmayı amaçlamaktadır. İkili anlasmalarla birlikte enerji akısını kendisine çevirmeyi amaçlamaktadır.19 

Çin, ikili anlasmalar ve SDÖ bünyesinde attığı adımlarla Orta Asya devletlerinin arasındaki sınır anlasmazlıklarının çözülmesi için uğrasmıstır. Bu anlasmazlıklar günümüzde azalmıstır. Sınır anlasmazlıklarının ikili anlasmalar ile azaltılması, bölgedeki enerji ithalatını güvence altına alınmasını sağlamaktadır. Ekonomik olarak da nispeten daha ucuza enerji elde edeceğinin farkında olan ÇHC, sınır anlasmazlıklarının ortadan kalkması ile enerji güvenliğini de sağlayacaktır.20 

“Petrol ve doğal gaz basta olmak üzere enerji üretimi ve nakli konusundaki isbirliği, çok taraflı iliskilerin gelistirilmesinde önemli bir adım olacaktır.[…] Hazar ve Sibirya’daki kaynakların SDÖ bünyesinde değerlendirilmesi, Rusya ve Orta Asya ülkeleri arasında bu konuda yasanabilecek çalısmaları dengeleyecektir. Enerji isbirliği konusunda SDÖ’nün devreye sokulması Çin-Rus ikili iliskilerini gelistireceği gibi örgüte de ticari isbirliği zemini yaratacaktır.”21 Dkili iliskilerin gelistirilmesi, ÇHC’nin enerji ithalatında hem bölge ülkelerinden hem de Rusya Federasyonu’ndan ucuz enerji tedarikini mümkün kılacaktır. 11 Eylül’den sonra ABD’nin Asya’ya yönelmesi SDÖ’nün bölge üzerindeki etkisini azaltmıstır. Ancak yine de Çin’in bölge üzerine atmıs olduğu adımlar çok kutupluluğa geçiste önemli bir etki yaratması beklenmektedir. 22 

“Rusya ve Çin’in asıl amacı ortak çıkarlar için birlikte hareket etme yeteneğini gelistirerek SDÖ içerisinde ABD’nin Orta Asya politikalarını dengelemek, bölgedeki nüfuzunu azaltmaktır. Bununla birlikte Rusya ve Çin için bölgedeki Amerikan gücünü dengelemek dısında SDÖ’nün öneminin karsılıklı olarak birbirlerini kontrol etmekten kaynaklandığını söylemek de yanlıs olmayacaktır.”23 

2.1.2.Çin Halk Cumhuriyeti’nin Nükleer Enerji Politikası 

Petrol ve doğalgaz kaynaklarının dünya üzerinde esit dağılmaması, kaynakların tükenebilir olması, günes enerjisi üretiminin pahalı olması, rüzgâr enerjisinin depolanması konusundaki teknoloji eksiklikleri ve enerji ihtiyacının fazla olduğu dönemlerde rüzgâr olmaması, kömürün ise gaz salınımının çok olması Çin’i nükleer enerjiye yönlendirmektedir. 

Çin’i sosyalist piyasa ekonomisine geçiren Deng Siaoping; ““Nükleer enerji iyi bir sey, bos vermemek lazım. Fakat biz bu alanda ne yazık ki çok geç kaldık .” demistir. Deng’ın de belirttiği gibi Sovyetlere göre bu çalısmalara biraz daha geç baslayan Çin’in nükleer enerji tarihi 3 döneme ayrılmaktadır: Bunlar geçtiğimiz asırda 80’li yıllardan 90’lı yılların ortasına kadar olan ‘baslangıç dönemi’, 90’lı yılların ortasından 2004 yılına kadar olan ‘küçük ölçekli gelisme dönemi’ ve 2004’ten günümüze devam eden ‘hızlı gelisme dönemidir’.”24 

“Nükleer elektrik santralleri, kömür yataklarına çok uzak olan ve ekonomileri hızla gelisen deniz kıyısı bölgelerindeki yoğun elektrik talebine çok önemli bir katkı yapmaktadır. Genelde nükleer elektrik reaktörleri elektrik talebinin yüksek olduğu kesimlere kurulmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynakları kabul edilen rüzgâr santralleri ve hidroelektrik santraller ise sanayi bölgeleri dısına insa edilmektedir. Çin’de 1970 yılında baslayan nükleer enerji santralleri kurulması ve evrimsel nükleer elektrik reaktörleri isletilmesi günümüzde çok hızlı 
bir gelisim süreci yasamaktadır. Bu durum Çin’de de “Nükleer Rönesans”, diğer bir deyimle, “ Nükleer Gücün Yeniden Doğusu ” veya “Nükleer Enerjinin Dirilisi” olarak adlandırılmaktadır.”25 

Çin’de on bir adet nükleer enerji reaktörü faaliyet göstermektedir. Diğer taraftan yirmi kadar nükleer reaktör insaatı sürdürülmektedir.[…] Çin, nükleer teknoloji 
perspektifleri içinde çok önemli yer tutan hem nükleer reaktör tasarımı ve nükleer güç santrali yapımı hem de nükleer yakıt çevrimi sektörü dallarında teknolojik olarak kendi kendine yeterli nadir ülkeler konumuna hızla gelmektedir. Bu sekilde “Nükleer Rönesans”, bir baska deyisle,“Nükleer Enerjinin Yeniden Doğusu” felsefesi ya da “Nükleer Gücün Dirilisi” ilkesi Çin’i de sarmıs durumdadır.26 

Japonya Fukusima’daki nükleer kaza nükleer santralleri olan ve nükleer santral kurmayı planlayan devletlerde tartısmalara sebep olmustur. Fakat bu durum suandaki nükleer santrallerinin varlığını etkilememesinin yanında ileride yapmayı planladıkları nükleer santrallerin yapımını da erteletmemistir. Amerika Birlesik Devletleri, Rusya Federasyonu, Hindistan, Fransa ve Kore ise var olan nükleer santrallerini olası bir tehlikeye karsı denetletmislerdir. Almanya 2022’den önce var olan nükleer santrallerinin kapatılmasını planlamaktadır. Brezilya ise insaat halindeki nükleer santralinin yapımını askıya almıstır.27 

Japonya’da meydana gelen bu kaza Çin’in nükleer enerjide atmak istediği büyük adımı baltalamıstır. Yakın dönemdeki nükleer planlamayı bu durum muhakkak ki etkileyecektir. Fakat uzun dönemli planlamada herhangi bir değisiklik yaratmayacaktır. Çin basbakanının yaptığı açıklamaya göre; Çin, mevcut nükleer santralleri denetleyecek, var olan güvenlik seviyesi arttırılacak, insa halindeki santraller denetlenecek en son teknolojiye uymayan santrallerin yapımı durdurulacak, bundan sonra yapılan yeni nükleer santral insa etme basvuruları daha sıkı bir onaylama prosedürüne tabi tutulacaktır, yeni basvurular simdilik askıya alınacaktır.28 

Günes ve rüzgâr enerjisinden tam olarak yararlanamayan Çin fosil yakıtlara göre nispeten temiz olarak kabul edilen nükleer enerjiye yönelmistir. “Çin nükleer enerji konusunda az zamanda çok isler yapmak istemektedir.”29 Bu durum birçok soru isaretini akla getirmektedir. Bu hızlı yükseliste yapılan nükleer santraller gerçekten iyi denetleniyor mu ve yeterince iyi korunuyor mu? Bu sorular Fukusima’daki kazadan sonra artmıstır. Çin yönetiminin kazadan sonra yaptığı açıklamalar soru isaretlerini nispeten bertaraf etmistir. 

Nükleer santrallerle ilgili bir baska sorun da Çin’deki nükleer santrallerin yapımı ve isletilmesinde devlete ait nükleer enerji sirketi yöneticilerini yolsuzluktan yakalanmıstır. Bu da kalite konusunda bazı soru isaretlerini de beraberinde getirmektedir. Büyük atılımın beraberinde kalite standartlarında tavizi de getirmesine sebep olabilir.30 Çin’de meydana gelecek nükleer santral kazası kuskusuz Japonya’dakinden daha fazla sorun yaratacak ve birçok kisinin hayatına mâl olacaktır. 

2.2.Çin Halk Cumhuriyeti’nin Enerji Güvenliği Politikası 

Bir ülkenin enerji arzı veya talebi yapıyor olmasına bağlı olarak enerji politikası da değismektedir. Enerji kaynaklarının yetersiz olması sebebiyle enerji ithalatı yapan bir ülke için enerji arzı ne kadar önemli ise kendi enerji arzından fazla enerji üretip dısarıya ihraç eden ülkeler için de enerji talebi güvenliği çok büyük bir öneme sahiptir. Enerji güvenliği ithal ve ihraç eden ülkelerin karsılıklı olarak birbirine bağlılıklarının göstergesidir.31 

Enerji talep güvenliği, ÇHC’nin dıs politikasında çok büyük bir öneme sahiptir. “Enerji talep güvenliğinde, ülkenin gelismislik düzeyine bağlı olarak bazı farklılıklar söz konudur. Örneğin, gelismis ülkeler için enerji ithalatının kesintisiz akısı önemliyken, ödemeler dengesi açığı bulunan gelismekte olan ülkelerde, enerjinin mümkün olduğu kadar düsük ve sabit fiyatlarda elde edilmesi daha önem tasımaktadır.”32 Çin için fiyatın makul olasından çok enerji akısının devamlı ve güvenli olması enerji güvenliği politikasında büyük bir yere sahiptir. 

2005 yılındaki verilere göre, Çin ABD’den sonra dünyanın en çok enerji tüketen ikinci ülkesidir. 2050 yılına kadar Çin’in dünyanın en gelismis sanayisine sahip olması beklenmektedir. Buna paralel olarak da enerji ihtiyacı daha da artacaktır.33 

Artan enerji ihtiyacını karsılamak için enerjisinin büyük bir kısmını Orta Asya, Ortadoğu’dan karsılamaktadır. Aldığı enerjinin devamlılığını ve güvenliğini sağlamak için bu bölgelerle ilgili aktif politikalar gelistirmektedir. 

Çin enerji konusunda kendi kendine yeterli olduğunu savunmaktadır. Fakat günümüzde enerjide %50 dısa bağımlı haldedir. Buna rağmen kapsamlı bir enerji güvenliği politikası bulunmamaktadır.34 “Çin Halk Cumhuriyeti için “enerji güvenliği”, yeterli enerji kaynaklarına erisim ve enerjiyi sorunsuz elde etme anlamı tasımaktadır.”35 

Çin’in yapmıs olduğu petrol stokunun 30 gün yetebilecek kadar olduğu, diğer gelismis devletlerin ise petrol alımı yapmadığı takdirde petrol stokunun en az 90 gün yetebilecek seviyede olduğu bildirilmektedir. Petrol yalnızca para ile alınabilecek bir sey değildir aynı zamanda siyaset gerektiren bir nesnedir. Çin de bunun farkındadır ve 2020 yılına kadar ABD’den sonra en büyük ikinci petrol rezervine sahip ülke haline gelmeyi amaçlamaktadır. Orta ve uzun vadedeki petrol çıkarlarını korumak için enerji üretimi yapan ülkelerle iliskilerini sağlamlastırma yolunda politikalar izlemektedir. Farklı bölgelerdeki ülkelerle enerji menseili politikalar izleyerek enerji kaynaklarını çesitlendirme yönünde politikalar izlemektedir.36 

Pekin’in enerji politikası üzerinde bes savunmasızlık faktörü önemli rol oynamaktadır. Bunlardan ilki söyledir; Çin kendi petrol sağlayıcılarından uzak bir yerde konumlanmaktadır. […]Çin, ithal ettiği petrolün %90’nını tehlikeli boğazlarda manevra yapan uzun ve büyük tonajlı tankerlerden almak suretiyle 
onlara bağımlıdır. İkincisi, Çin, fakir bir coğrafi yapıya sahip olmanın sıkıntısını çekmektedir ki bu ülkede dünyanın bilinen petrol rezervlerinin sadece %1,3’ü yer almaktadır. Üçüncü olarak talep tedarikin sürdürebileceğinden daha hızlı bir biçimde artmaktadır. Hâlihazırda Çin, dünyanın en büyük ikinci enerji tüketicisidir ve 2005 ile 2010 yılları arasında toplam enerji tüketimindeki artıs küresel artısın %40’ı olarak öngörülmektedir. Dördüncüsü Çin liderleri, küresel arenada küçük bir yere sahip olduklarına inanmaktadırlar. Çin liderleri, daimi Güvenlik Konseyi üyesi olmalarına rağmen, halen gelismekte olan bir ülke oldukları için G-8 kulübünün içine halen kabul edilmemektedir. Son olarak Çin Komünist Partisi Çinlilerin hayat standartlarındaki iyilesmelerin devamına bağlı kalmaktadırlar ki böylece bu görevin yerine getirilmesinin rejiminin varlığını sürdürmesi için hayati olduğuna inanmaktadırlar. Refah enerji talebini getirmektedir ki, 1,4 milyar için bu zorlu bir görevdir.37 

Çin dünyanın en önemli enerji talep edicilerinden biri olarak görülmektedir. 2030 yılında enerji ihtiyacının bu günkünün iki katı olması beklenmektedir. Çin’in enerji talebinin artması beraberinde dünya enerji fiyatlarındaki artısı da getirecektir. Bunun sonucu olarak da Çin, yeni enerji kaynakları için arastırmalar yapmakta ve yeni enerji kaynakları için yeni teknoloji üreten yabancı yatırımcılara maddi destek sağlamaktadır.38 

Çin’in yeni enerji kaynaklarına yönelmesi yalnızca enerji talebinin önümüzdeki yirmi yılda iki katına çıkması beklentisiyle birlikte kendi coğrafyasından uzakta olan bölgelerden temin etmek zorunda olduğu petrol ve doğalgazı da güvenceye alma politikası da yer almaktadır. Yeni enerji kaynaklarının varlığı ile petrol ve doğalgaz ikame edilebilir hale gelecektir. Fakat günümüzde petrol ve doğalgazı ikame edecek baska bir enerji kaynağı yoktur bu sebeple enerji talebini güvence altına almak için petrol ve doğalgazı temin ettiği bölgede aktif politikalar izlemektedir. 

2 Cİ BÖLÜM İLE DEVAM EDECEKTİR,


***