Hazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2017 Cumartesi

GÜRCİSTAN ÜZERİNDEKİ ABD-RUSYA REKABETİ VE ENERJİ POLİTİKALARI, BÖLÜM 2



GÜRCİSTAN ÜZERİNDEKİ ABD-RUSYA REKABETİ VE ENERJİ POLİTİKALARI,  BÖLÜM 2


4. Gürcistan’da Küresel Güçlerin Mücadelesi 

Gürcistan bağımsızlığından sonra, sahip olduğu jeopolitik konum nedeniyle, özellikle de Hazar enerji kaynaklarının batı pazarlarına tasınmasındaki enerji koridorlarında kilit ülke konumunda olması nedeniyle küresel ve bölgesel güçlerin, güç mücadelesine sahne olmaktadır. 

Gürcistan jeopolitik konumu açısından Rusya için büyük önem arz etmektedir. Rusya, Sovyet döneminde olduğu gibi bu ülke üzerinde yeniden hâkim bir konuma geçmek istemektedir. ABD’nin Gürcistan üzerindeki öncelikli amacı ise Rusya’nın yeniden etkinlik kazanmasını önlemek ve Rusya’nın tek basına bölgede hâkim olmasına olanak tanımamaktır. Gürcistan’ın bölgede Rusya’nın tekrar etkinlik kazanmasını istememesi, hem de Batı yanlısı ve Batı’yla bütünlesme yönünde politikalar izlemesi ABD için önem arz etmekte ve ABD’yi 
bölgede daha etkin bir konuma getirmektedir.19 

11 Eylül saldırıları sonrasında, ABD’nin “Terörle Mücadele” adı altında Orta Asya Cumhuriyetleri, Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan’da askeri üsler kurması 
Gürcistan’ın jeopolitik önemini daha da arttırmıstır. Gürcistan, ABD açısından önceleri enerji koridoru olarak önem tasırken Orta Asya’da askeri üslerin kurulmasından sonra bu üslere ulasımın sağlanması bakımından da ayrı bir önem kazanmıstır. ABD uçaklarının Avrupa’dan Orta Asya’ya ve Afganistan’a gitmek için kullandığı tek “Hava Koridoru” Gürcistan ve 
Azerbaycan üzerinden geçmektedir. 

ABD, Gürcistan’da istikrarın sağlanması için Gürcistan’a yönelik etkin politikalar izlemekte, önemli mali destekler sağlamakta ve Gürcistan’ın Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmak için siyasi arenada da destek sağlamaktadır. 

Rusya Gürcistan üzerindeki etkinliğini devam ettirmeye çalısmakta ve devam ettirmektedir. ABD ise Gürcistan üzerindeki Rusya’nın etkinliğinin azaltılmasının, 
Gürcistan’ın güvenli bir enerji koridoru haline getirilmesini, ülke içi istikrarın sağlanmasını istemektedir. Bunların gerçeklesmesi için ABD, Gürcistan’a maddi ve siyasi olarak destek vermektedir. Ayrıca ABD, Gürcistan’ın NATO üyeliği için en önemli desteği veren ülkedir. Avrupa Birliği de Rusya’ya olan enerji bağımlılığını azaltmak için Hazar ve çevresi enerji kaynaklarının batıya aktarılmasında önemli bir konuma sahip olan Gürcistan’ı maddi ve siyasi olarak desteklemektedir. 

4.1 ABD’nin Gürcistan Politikası 

ABD’nin Gürcistan politikasından bahsedilirken, iki kavram ön plana çıkmaktadır. Bu kavramlar “Enerji Koridoru” ve “Güvenlik Koridoru” dur. Jeopolitik konumu nedeniyle Gürcistan dıs politikada Güney Kafkasya’nın kilit ülkesidir. Önceleri Güney Kafkasya’da güvenliği sadece enerji kaynaklarının çıkarılması ve tasınmasına indirgeyen ABD, 11 Eylül 2001 terör saldırılarından sonra Güney Kafkasya’nın istikrarsızlasmasının uluslararası güvenliğe ve kendi güvenliğine olumsuz etkileri olacağını görerek askeri anlamda da bölgede söz sahibi olma politikasına yönelmistir. 

ABD, Hazar çevresindeki enerji kaynaklarının sadece Rusya veya Rusya -İran tekelinde değil mümkün olduğunca bu iki ülkenin dısında dünya pazarlarına açılmasını istemektedir.20 

90’lı yılların ikinci yarısından sonra ABD, Hazar petrolünün batı ülkelerine tasınması için Rusya’nın dısarıda bırakıldığı Bakü – Tiflis -Ceyhan Petrol Boru Hattı’nın insası için siyasi ve maddi destek vermistir. Amerikan yönetimi bu projeyle hem Rusya’yı ve hem de İran’ı Hazar petrolleri üzerinde devre dısı bırakmıstır.21 Bakü – Tiflis -Ceyhan Boru Hattı’nın batılı ülkelere açılmasında Gürcistan kilit öneme sahip olan ülkedir. Bu yüzden ABD Gürcistan’a büyük önem vermektedir. 

Günümüzde de ABD, Gürcistan’ın kilit konumda olacağı yeni enerji nakil hatları planlamaktadır. Beyaz Akım Projesi ile Hazar doğalgazını Azerbaycan -Gürcistan’dan Karadeniz’e ulastırdıktan sonra Karadeniz altından dösenecek borularla Kırım Yarımadası’na tasınması planlanmaktadır. Buraya gelen doğalgaz daha sonra, AB ülkelerine ulastırılacaktır. Bir sonraki asamada ise, ikinci bir hat olarak Gürcistan ile Romanya’nın, Karadeniz altından dösenecek borularla birbirine bağlanması planlanmaktadır. Bu açıdan Gürcistan, ABD’nin 
enerji politikasında hala önemli ölçüde stratejik öneme sahiptir. 

ABD’nin Gürcistan’a yönelik izlediği politikalarda öne çıkan bir diğer konu da Gürcistan’ın NATO’ya üyelik sürecidir. ABD, Gürcistan’ın NATO üyeliğine destek veren ülkelerin basında gelmektedir. 

Amerika’nın Gürcistan politikasını özetleyecek olursak; ilk basta da belirttiğimiz gibi, ABD, hem Gürcistan’a kilit bir enerji koridoru olmasından ve hem de ABD’nin Ortadoğu ve 

Orta Asya’ya yönelik izlediği politikalar için önemli bir güvenlik koridoru olmasından dolayı önem vermektedir. ABD bağımsızlığından 2001 yılına kadar olan dönemde Gürcistan’ı enerji koridoru olarak görmüs ve bu doğrultuda politikalar izlemistir. 2001 yılından sonra 11 Eylül saldırıları sonrasında ABD, Gürcistan’ı bir güvenlik koridoru olarak da görmeye baslamıs ve Gürcistan’a yönelik güvenlik kavramının öne çıktığı politikalar izlemeye baslamıstır. Amerika’nın Gürcistan politikasına baktığımızda mali yardımlar ön plana çıkmaktadır. ABD, Gürcistan’da istikrarın sağlanması, ekonominin gelismesi ve demokrasinin kurumsallasması için önemli miktarlarda mali yardımlarda bulunmaktadır. 

4.2 Rusya’nın Gürcistan Politikası 

Rusya’nın bölgeyi yeniden kontrol altına alabilmek için “Etnik Sorunları Kullanma Politikası” Gürcistan’da istikrarın sağlanmasında önemli bir engel teskil etmektedir. Rusya’nın askeri stratejilerine göre, Gürcistan, Kafkasya’ya yönelik güvenlik politikalarının kilit ülkesi konumundadır. 

Rusya’nın kontrol ettiği bazı önemli petrol ve doğalgaz borularının Batıya giden mevcut ve potansiyel rotaları Gürcistan’dan geçmekte ve Rusya için önem teskil eden Karadeniz limanları Gürcistan topraklarında bulunmaktadır. Rusya, Karadeniz’deki varlığını korumak, Batı yanlısı politikalar izleyen Azerbaycan üzerinde baskı kurabilmek ve müttefiki Ermenistan ile bağlantılarını devam ettirebilmek için Gürcistan’a büyük önem vermektedir.22 

Rusya özellikle Abhazya ve Güney Osetya Sorunu’nu kullanarak, Gürcistan üzerindeki hâkimiyetini sürdürmek istemektedir. Buna karsılık Gürcistan da Batı yanlısı bir dıs politika izleyip Batılı ülkelerin desteğini alarak Rusya’yı dengelemek istemektedir. 

4.3 Avrupa Birliği’nin Gürcistan Politikası 

AB günümüzde, Gürcistan’ın hem enerji konusunda hem de güvenlik konusunda tasıdığı jeostratejik önemin farkındadır. AB, “Yumusak Diplomatik” sivil gücü ve Avrupa Komsuluk Politikası aracılığıyla Gürcistan’ı, alternatif enerji nakil hatları üzerinde Avrupalılasmıs, istikrarlı bir ayrıcalıklı ortak olarak yeniden sekillendirme çabası içindedir.23 

Gürcistan, AB’nin doğu sınırında yer alan ülkelere yakınlığı, Rusya’ya komsu olması, mevcut ve alternatif enerji nakil hatları için kilit bir konumda yer alması nedeniyle, AB açısından büyük önem tasımaktadır.24 

AB, Gürcistan ile ilgili konularda sağladığı mali desteklerle, uyguladığı “Kosullu Yardım Politikasıyla” ön plana çıkmaktadır. AB, Gürcistan’a yönelik izlediği politikalarda yumusak gücünü kullanmaktadır. 

AB’nin, Gürcistan’a yönelik izlediği politikanın homojen bir yapıya sahip olduğunu söylemek mümkün değildir. AB ülkeleri özellikle dıs politika alanında kararlar alırlarken kendi aralarında önemli anlasmazlıklar yasamaktadırlar. 

AB ülkelerinin, Gürcistan üzerinde farklı bakıs açılarına sahip olmasının ve bazı ülkelerin Gürcistan’la olan iliskilere daha az önem vermesinin nedeni olarak Rusya ile olan stratejik ortaklığın, Gürcistan ile olan iliskiler yüzünden bozulmasının istenmemesi öngörülmektedir. 

AB, Gürcistan ile olan iliskilerinde bir denge siyaseti izlemektedir. AB bir yandan Rusya’nın tepkisini çekmek istemezken, diğer yandan da enerji ve güvenlik açısından önem verdiği Gürcistan’ı kaybetmek istememektedir. AB, Gürcistan’a yönelik asırı yanlı, radikal ve Rusya’nın tepkisini çekecek politikalardan kaçınmakta, bunun yerine sağladığı mali yardımlarla Gürcistan’ın ekonomisini gelistirerek Gürcistan ile ticari iliskiler üzerinden bağlantı kurmaktadır. AB ekonomi, enerji ve ulasım alanında gerçekleştirdiği projelerde ve 
örğütlenmelerde Gürcistan’ın da yer almasını sağlayarak Avrupa ile entegrasyonuna ön ayak olmaktadır. 

5. Türkiye Gürcistan Dliskileri ve Gürcistan’daki ABD-Rusya Rekabetinin (Güç Mücadelesinin) Türkiye’ye Etkileri 

Gürcistan’da yasanan siyasi gelismeler, siyasi istikrarsızlıklar Türkiye’yi de etkilemektedir. Türkiye’nin, Karadeniz’e kıyısı olması ve sahip olduğu Boğazlar aracılıyla diğer Karadeniz Ülkeleri’nin açık denizlere ulasmasını sağlaması Türkiye’yi Karadeniz’de ve çevresinde yasanan gelismelere kayıtsız bırakamamaktadır. Karadeniz ve Karadeniz çevresindeki ülkelerde yasanan gelismeler Türkiye için büyük önem teskil etmektedir. 

ABD’nin Hazar Denizi ve çevresindeki enerji kaynaklarını Rusya sınırları dısında bir bölge üzerinden dünya pazarlarına tasımak istemesi ve bunun sadece Gürcistan üzerinden geçecek bir hatla mümkün olması ABD ve Rusya arasında Gürcistan üzerinde yasanan güç mücadelesinin en önemli nedenidir. Rusya günümüzde “Yakın Çevre” politikası çerçevesinde Gürcistan’ı yeniden kendi nüfuzu altına almaya çalısmaktadır. Rusya, Gürcistan üzerinde en önemli baskı aracı olarak azınlıkları kullanmaktadır. Rusya özellikle basta Abhazları Gürcistan yönetimine karsı ayaklanmaya tesvik etmis ve silahlandırmıstır. Güney Osetya’ nın Kuzey Osetya ile birlesmesini ve bunun için Osetlerin verdiği mücadeleyi desteklemektedir. 

Ayrıca Rusya, Gürcistan’daki askeri üslerini de baskı aracı olarak kullanmaktadır.25 Gürcistan, Rusya’yı bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne yönelik en büyük tehdit olarak görmektedir. Gürcistan, Rusya’yı dengelemek için ABD ile olan iliskilerini gelistirmeye çalısmaktadır. ABD, Rus baskılarına karsı Gürcistan’ı koruyan güç konumundadır. Ayrıca AB’de Gürcistan’ı desteklemekte, siyasi ve iktisadi olarak Rus baskısına karsı korumaktadır.26 Günümüzde Gürcistan üzerine yasanan ABD, AB ve Rusya arasındaki güç 
mücadelesi bu sekilde cereyan etmektedir. 

Gürcistan jeopolitik konum açısından Türkiye için önemli bir ülkedir. Gürcistan, Türkiye’nin Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’ne ve Azerbaycan’a bağlantısını sağlayan tek ülkedir. Ayrıca Gürcistan, Türkiye ile Rusya arasında tampon ülke konumundadır. Gürcistan, Hazar petrol ve doğalgazının Batılı ülkelere ve Türkiye’ye tasınmasında kilit rol oynamaktadır. Gürcistan, Bakü -Tiflis -Ceyhan Petrol Boru Hattı’nı ve Güney Kafkasya Doğalgaz Boru Hattı’nı tasıyan köprüdür.27 Bakü -Tiflis -Ceyhan Petrol Hattı ve son dönemde enerji alanında ve diğer alanlarda gelisen iliskiler sonucunda Gürcistan, Türkiye için önemli bir ülke haline gelmistir. Türkiye enerji konusunda etkin bir politika izleyebilmek için 
Gürcistan’daki gelismeleri yakından takip etmeli ve bu ülkeler ile olan iliskilerini gelistirmelidir. 

6. Sonuç ve Değerlendirme 

Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla sona eren Soğuk Savas sonrasında, Karadeniz’in stratejik önemi uluslararası alanda önemli derecede artmıstır. Özellikle 11 Eylül Saldırıları sonrası yasanan gelismeler, AB ve NATO’nun genislemesi, yeni enerji nakil hatları projelerinin ortaya konması Karadeniz’in önemini daha da arttırmıstır. Karadeniz kıyısında yer alan Gürcistan, bağımsızlığını ilan etmesiyle birlikte küresel güçlerin ilgi odağı haline gelmistir. ABD 90’lı yılların ikinci yarısından sonra Gürcistan üzerindeki Rus hakimiyetini ve etkinliğini azaltmaya yönelik politikalar izlemeye, Rusya da özellikle Putin’in iktidara gelmesinden sonra Gürcistan üzerindeki hakimiyetini devam ettirmek için etkin politikalar izlemeye baslamıstır. 

ABD ilk olarak Gürcistan’ın Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmak için mali yardımlarda bulunmustur. Rusya’nın bölgedeki enerji hatları üzerindeki hakimiyetini kırmak için Rusya’yı devre dısı bırakan enerji nakil hatları projelerini gelistirmis ve mali olarak desteklemistir. ABD’nin ortaya koyduğu enerji nakil hatlarında Ukrayna ve Gürcistan kilit öneme sahiptir. ABD’nin mali ve siyasi olarak desteklediği, bir kısmı Gürcistan topraklarından geçen BTC Petrol Boru Hattı, Rusya’yı devre dısı bırakan ilk enerji nakil hattı olmustur. Bu gelismeler sonrasında, ABD enerji kaynaklarının istikrarlı ve güvenli bir sekilde batılı pazarlara tasınması için özellikle Gürcistan’ın istikrara kavusmasına ve Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmaya önem vermis, bu ülkeye yönelik izlediği politikaları etkinlestirmistir. Bu ülkenin askeri bakımdan bir standarta kavusması için NATO’ya üye olmasını desteklemistir. 

Yakın çevresinde ABD’nin etkinliğini arttırmasından rahatsız olan Rusya da karsı atağa geçmis. Gürcistan’da ortaya çıkan iç sorunlara müdahale ederek bu ülkeler üzerindeki hakimiyetini ve etkinliğini devam ettirmeye çalısmıstır. Rusya Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO’ya üyeliklerine sert bir sekilde karsı çıkmaktadır. Gürcistan’ın NATO’ya üye olması Rusya’nın bu ülkelerde yer alan askeri üslerin bosaltılması, NATO’nun sınırlarının Rusya’ya ulasması Rusya’nın askeri olarak kusatılması anlamına gelmektedir. Rusya, enerji kartını ve ayrılıkçı bölgelerdeki sorunları kullanarak bu ülkeler üzerindeki hakimiyetini devam ettirmek istemektedir. 

AB’nin bölgedeki amaç ve hedeflerinin ABD’ninkiler ile benzerlik gösterdiği gözlenmektedir. Avrupa Birliği Gürcistan’a mali destekler sağlayarak bu ülkenin istikrara kavusmasını ve enerji kaynaklarının bu ülke üzerinden güvenli bir sekilde Avrupa Ülkeleri’ne ulasmasını hedeflemektedir. 

Gelecek dönemde hangi küresel gücün Gürcistan’da etkin bir konuma sahip olabileceğine bakıldığında, bugünkü kosullar altında Rusya’nın ön plana çıktığı ve etkinliğinin arttığı görülmektedir. ABD’nin Ukrayna ve Gürcistan’da yasanan “ Renkli Devrimler ” sonrasında, bu ülkeler üzerindeki Rus hakimiyetine ve etkinliğine son verdiği öne sürülmüstür. Fakat “Renkli Devrimlerle” iktidara gelen batı yanlısı kadrolar, ABD ve AB ile Gürcistan Halkları’nın beklentilerini karsılayamamıslardır. Gürcistan Rusya’yla yasadığı çatısmadan sonra ABD’den beklediği desteği bulamamıstır. 

ABD, AB ve Rusya’nın Gürcistan’a iliskin mevcut politikalarını, bölgede çok önemli değisikliler olmadığı takdirde devam ettirecekleri değerlendirilmektedir. Gürcistan’da Ekim 2013 yapılan seçimlerde, Giorgi Margvelasvili % 67 oy ile seçimleri kazanarak Cumhurbaşkanı olmustur. Giorgi Margvelasvili seçim kampanyasında “Hem Batı hem de Rusya ile iyi iliskiler içinde olacağız.28 sloganını kullanmıstır. 20 Kasım 2013’de yeni seçilen ve göreve gelen basbakan Drakli Garibasvili (Eski içisleri bakanı)’nin de bu bağlamda bölgede 
önemli bir politika değisikliğine gitmeyeceği değerlendirilmektedir. 

Türkiye bölgesinde meydana gelebilecek her türlü gelismelerde ekonomik ve siyasi yönden belirli bir etki yaratabilecek durumdadır. Avrasya bölgesi ülkeleriyle tarihi ve kültürel bağlarının olması nedeniyle bölgenin enerji kaynaklarının değerlendirilmesindeki avantajlarını dıs politikasında da kullanmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir. 

DİPNOTLAR;

1 Kocaeli Üniversitesi Uluslararası Dliskiler Bölümü Doktora Öğrencisi 
2 T.C.Tiflis Büyükelçiliği Ticaret Müsavirliği, Gürcistan’ın Genel Ekonomik Durumu ve Türkiye ile EkonomikTicari İliskileri, Tiflis, Eylül 2013, s.9. 
3 T.C.Tiflis Büyükelçiliği Ticaret Müsavirliği,a.g.e., s.13. 
4 T.C.Tiflis Büyükelçiliği Ticaret Müsavirliği, a.g.e.,s.6. 
5 DEDK Gürcistan Ülke Bülteni, 2008:1. 
6 T.C.Tiflis Büyükelçiliği Ticaret Müsavirliği, a.g.e., s.6. 
7 T.C.Tiflis Büyükelçiliği Ticaret Müsavirliği, a.g.e., s.6. 
8 T.C.Tiflis Büyükelçiliği Ticaret Müsavirliği, a.g.e., s.45-46. 
9 DEMDR, Ali Faik (2003), Türk Dıs Politikası Perspektifinden Güney Kafkasya, Bağlam Yayıncılık, İstanbul s.120. 
10 İBRAHİML, Haleddin (2001), Değişen Avrasya’da Kafkasya, ASAM Yayınları, Ankara s.30. 
11 KESGDN, Serdar (2008), “Gürcistan’da Değisimin Sinyali: 2008 Devlet Baskanlığı Seçimi”, Stratejik Arastırmalar Dergisi, Sayı 11, Mayıs 2008, s.19. 
12 BOZKURT, Giray Saynur (2008), “Gürcistan’daki Etnik Çatısmalar Karsısında Türkiye ve Rusya’nın Tutumu”, Karadeniz Arastırmaları Dergisi, Sayı 19, Güz 2008, , s.16. 
13 KÜLEBD Ali, 2008. “Karadeniz’de Yeni Dengeler”, http://www.tusam.net/ makaleler. asp?id=867 &sayfa=30, 30.10. 
14 KANTARCI, Hakan (2006), Kıskaçtaki Bölge Kafkasya, IQ Kültür Sanat Yayıncılık,Dstanbul ,s.87. 
15 NODIA, Ghia (2005), “Georgia Dimensions of Insecurity”, Editörler: COPPIETERS, Bruno ve Robert Legvold, Statehood and Security, The MIT Press, , s.60. 
16 Jaba Devdarıanı, (2005), “Georgia and Russia: The Troubled Road toAccommodation”, The MIT Press, 2005, s.190. 
17 HAYDAROĞLU Ceyhun, (2011), “Değisen Dünyada Türk Dıs Politikası” Nobel Yayınevi,Mart 2011, s.377-384 
18 HAYDAROĞLU, a.g.e ,s 398-399. 
19 MERT Okan, (2004), Türkiye’nin Kafkasya Politikası ve Gürcistan, IQ Kültür SanatYayıncılık, İstanbul, 2004, s.30-31 
20 MERT,a.g.e., s.178 
21 Damien Helly ve Giorgi Gogia, “Georgian Security and The Role of The West”, The MIT Press, 2005, s.277. 
22 SAPMAZ, Ahmet (2008), Rusya’nın Transkafkasya Politikası ve Türkiye’ye Etkileri, Ötüken Yayınları, İstanbul.,s.76. 
23 ÖZER Sanem, (2007),“ Bağımsızlık Sonrası Gürcistan-Avrupa Birliği İliskileri ”, Uluslararası İliskiler Dergisi, Cilt 4, Sayı 15, Güz 2007, s.109. 
24 ÖZER, a.g.m., s.111-112 
25 OKÇUOĞLU Dbrahim, (2009), Emperyalist Küresellesme ve Jeopolitika, Ceylan Yayınları, İstanbul, , s.307-
26 OKÇUOĞLU, a.g.e., s.308 
27 SAPMAZ, a.g.e., s.57. 
28 www.dw.de/g%C3%BCristan%C4%Bin-yeni-cumhurba%9Fkan%C4%Bl-margvela%C5%9Fvili/a-17186881,2013 


KAYNAKÇA; 

BOZKURT, Giray Saynur, “Gürcistan’daki Etnik Çatısmalar Karsısında Türkiye ve Rusya’nın Tutumu”, Karadeniz Arastırmaları Dergisi, Sayı 19, Güz 2008. 
DAMDEN Helly ve Giorgi Gogia, “Georgian Security and The Role of The West”, The MIT Press, 2005. 
DEDK Gürcistan Ülke Bülteni, 2008. 
DEMİR, Ali Faik, Türk Dıs Politikası Perspektifinden Güney Kafkasya, Bağlam Yayıncılık, İstanbul, 2003. 
HAYDAROĞLU Ceyhun, “Değisen Dünyada Türk Dıs Politikası” Nobel Yayınevi, Mart 2011. 
İBRAHİMLİ, Haleddin Değisen Avrasya’da Kafkasya, ASAM Yayınları, Ankara, 2001. 
JABA Devdarıanı, “Georgia and Russia: The Troubled Road toAccommodation”, The MIT Press, 2005. 
KANTARCI, Hakan, Kıskaçtaki Bölge Kafkasya, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul, 2006. 
KESGDN, Serdar, “Gürcistan’da Değisimin Sinyali: 2008 Devlet Baskanlığı Seçimi”, Stratejik Arastırmalar Dergisi, Sayı 11, Mayıs 2008. 
KÜLEBD, Ali, “Karadeniz’de Yeni Dengeler”, http://www.tusam.net/makaleler.asp?id=867&sayfa=30, 30.10.2008 
MERT, Okan, Türkiye’nin Kafkasya Politikası ve Gürcistan, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Dstanbul, 2004. 
NODIA, Ghia, “Georgia Dimensions of Insecurity”, Editörler: COPPIETERS, Bruno ve Robert Legvold, Statehood and Security, The MIT Press, 2005. 
OKÇUOĞLU, Dbrahim, Emperyalist Küresellesme ve Jeopolitika, Ceylan Yayınları, İstanbul, 2009. 
ÖZER, Sanem, “Bağımsızlık Sonrası Gürcistan-Avrupa Birliği Dliskileri”, Uluslararası İliskiler Dergisi, Cilt 4, Sayı 15, Güz 2007. 
SAPMAZ, Ahmet, Rusya’nın Transkafkasya Politikası ve Türkiye’ye Etkileri Ötüken Yayınları, İstanbul 2008. 
T.C.Tiflis Büyükelçiliği Ticaret Müsavirliği, Gürcistan’ın Genel Ekonomik Durumu ve Türkiye ile Ekonomik-Ticari Dliskileri, Tiflis, Eylül 2013. 
www.dw.de/g%C3%BCristan%C4%Bin-yeni-cumhurba%9Fkan%C4%Bl-argvela%C5%9Fvili/a-17186881,2013 



***

GÜRCİSTAN ÜZERİNDEKİ ABD-RUSYA REKABETİ VE ENERJİ POLİTİKALARI BÖLÜM 1




GÜRCİSTAN ÜZERİNDEKİ ABD-RUSYA REKABETİ VE ENERJİ POLİTİKALARI, BÖLÜM1 


DOĞU AKDENİZ’DE ENERJİ DENKLEMİ VE OLASI YAN ETKİLERİ,

Çağlar ÖZER*1 
*Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Doktora Öğrencisi 

Özet 

Enerji politikası, ülkelerin dıs politika hedeflerini saptayan önemli bir faktördür. Enerji politikasının önemli bir parçası olan Enerji Güvenliği 1970’li yıllarda petrol krizi ile ortaya çıkmıs, soğuk savasın sona ermesi, Körfez savasları ve 11 Eylül saldırılarıyla hız kazanan güvenlik problemini ortaya çıkarmıstır. Enerji fiyatlarında meydana gelen dalgalanmalar, enerji arz kesintileri, enerji üretilen ve iletim hatları üzerinde bulunan ülkelerin siyasi ve ekonomik istikrarsızlıkları gibi faktörler ülkelerin enerji politikalarının belirlenmesinde  önemli etkenler haline gelmislerdir. Enerji kaynakları ve bu kaynakların tasınmasını sağlayan bölgeler üzerinde hakimiyet kurma, dıs politikada etkin rol alma dürtüsü küresel güçler  arasında enerji rekabetini artıran unsurlardır. Enerjiye olan talebin artmasıyla enerji kaynaklarına sahip olmak, üretimini sağlamak ve ulastırılmasını kontrol altına almak küresel  güçlerin temel amaçları arasında yer almaktadır. Gürcistan jeopolitik konumu açısından küresel güçler için büyük önem arz etmektedir. Bu çalısmanın amacı Gürcistan’ın  jeopolitiğini, enerji kaynaklı olarak ABD-Rusya ile AB’nin bölgedeki politikalarını ve nüfus mücadelelerini incelemek, ayrıca bu mücadelenin Türkiye’ye olan etkilerini analiz etmektir. 

Anahtar Kelimeler: Enerji, Güvenlik, Türkiye, Nüfuz Mücadelesi, Küresel Güçler, Gürcistan, Çağlar ÖZER,

Giriş 

Soğuk savasın sona ermesinin ardından devletlerarası mücadele ideolojik olmaktan çıkmıs ve ekonomik güç mücadelesine dönmüstür. Bu rekabette öne çıkan unsurlar Enerji, Enerji kaynaklarına sahip olmak ve Enerji Ulasımını kontrol altına almak olmustur. Gürcistan, sahip olduğu jeopolitik konumu nedeniyle, özellikle de Hazar enerji kaynaklarının batı pazarına tasınmasındaki enerji koridorlarındaki kilit ülke konumunda olması nedeniyle küresel ve bölgesel güçlerin mücadelesine sahne olmaktadır. Enerjiye olan talebin artmasıyla 
enerji kaynaklarına sahip olmak, üretimini sağlamak ve ulastırılmasını kontrol altına almak küresel güçlerin temel amaçları arasında yer almaktadır. Avrasya bölgesinin zengin enerji kaynakları küresel güçlerin bu bölge üzerinde nüfuz etme mücadelesine yol açmıstır. Rusya sahip olduğu enerji kaynaklarıyla birlikte Avrasya bölgesindeki ülkelerin enerji kaynaklarının tasınma yolları üzerinde bulunması nedeniyle bölge üzerinde yeni bir güç merkezi olmustur. ABD; bölgedeki zengin petrol ve doğalgaz yataklarına sahip ülkelere yakınlasması ile bir yandan Orta Doğu ülkelerine olan bağımlılığını azaltmak diğer yandan ise Avrasya enerji kaynakları ve boru hatları üzerinde söz sahibi olmak istemektedir. Gürcistan jeopolitik konumu açısından Rusya için büyük önem arz etmektedir. Rusya, Sovyet döneminde olduğu gibi bu ülke üzerinde yeniden hâkim bir konuma geçmek istemektedir. ABD’nin Gürcistan üzerindeki öncelikli amacı ise Rusya’nın yeniden etkinlik kazanmasını önlemek ve Rusya’nın tek basına bölgede hâkim olmasına olanak tanımamaktır. AB ise Rusya’ya olan enerji 
bağımlılığını azaltmak için Hazar ve çevresi enerji kaynaklarının batıya aktarılmasında önemli bir konuma sahip olan Gürcistan’ı maddi ve siyasi olarak desteklemektedir. ABD’nin Hazar Denizi ve çevresindeki enerji kaynaklarını Rusya sınırları dısında bir bölge üzerinden dünya pazarlarına tasımak istemesi ve bunun sadece Gürcistan üzerinden geçecek bir hatla mümkün olması ABD ve Rusya arasında Gürcistan üzerinde yasanan güç mücadelesinin en önemli nedenidir. Rusya günümüzde “Yakın Çevre” politikası çerçevesinde Gürcistan’ı 
yeniden kendi nüfuzu altına almaya çalısmaktadır. ABD, Rus baskılarına karsı Gürcistan’ı koruyan güç konumundadır. Ayrıca AB’de Gürcistan’ı desteklemekte, siyasi ve iktisadi olarak Rus baskısına karsı korumaktadır. Günümüzde Gürcistan üzerine yasanan ABD, AB ve Rusya arasındaki güç mücadelesi bu sekilde cereyan etmektedir. 

1. Gürcistan 

1.1.Gürcistan’ın Konumu Ddari ve Sosyo-Ekonomik Yapısı 

Gürcistan, Karadeniz kıyısında, Rusya ile Türkiye arasında yer alan tampon ülke konumundadır. Gürcistan’ın yüzölçümü 69.700 km2 dir. Azerbaycan, Ermenistan, Rusya ve Türkiye, Gürcistan’a komsu olan ülkelerdir. Karadeniz’de olan kıyısı 310 km’dir.2 Gürcistan Cumhuriyeti topraklarında ana ülke ile Abhazya ve Acara Özerk Cumhuriyetleri, Güney Osetya Özerk Bölgesi ve 9 yönetsel bölge bulunmaktadır.3 Ülke nüfusu yaklasık olarak 4,5 milyondur.4 

Gürcistan, Ukrayna - Karadeniz - Azerbaycan - Hazar - Orta Asya Hattı, Türkiye - Rusya Hattı, Rusya -İran Hattı ve Türkiye - Azerbaycan - Hazar -Orta Asya Hattı üzerinde bulunan birçok ülkeyi birbirine bağlayan transit ülke konumundadır. Gürcistan, Doğu - Batı ve Kuzey -Güney yönlü enerji nakil hatlarının kesisme noktasında yer almaktadır.6 Gürcistan’ın sahip olduğu bu jeopolitik konum küresel güçlerin ilgisini çekmekte ve Gürcistan’a yönelik etkin politikalar izlemelerine yol açmaktadır. 

Gürcistan’ın etnik yapısına baktığımızda; ülke nüfusunun % 70’ini Gürcülerin, % 8’ini Ermenilerin, % 6’sını Rusların geri kalanının Acarların, Abhazların, Osetlerin ve diğer bazı küçük grupların olusturduğunu görürüz. 5 

Gürcistan nüfusunun % 84’ü Hıristiyan -Ortadoks, %10’u Müslüman, % 4’ü Ermeni , % 2’si diğer dinlere mensuptur.6 

GSMH; 2009 yılında, 10.649 milyon dolar, 2010’da 1.277 milyon dolar, 2011’de 

14.016 milyon dolar, 2012’de ise 15.726 milyon dolar olmustur.7 Gürcistan ekonomisi turizm, tarım, madencilik ve sanayi sektörüne dayanmaktadır. 
Gürcistan’ın ihracat miktarı 2012 yılı verilerine göre 2.377 milyon dolardır. Gürcistan’ın ihracat yaptığı ülkeler arasında % 52,4’lük oranla Azerbaycan ilk sırayı almaktadır; Azerbaycan’ı sırasıyla Ermenistan, ABD, Ukrayna ve Türkiye izlemektedir. Gürcistan’ın ithalat miktarı ise 7.842 milyon dolardır. Gürcistan’ın ithalat yaptığı ülkeler arasında % 17,8’lik oranla Türkiye ilk sırayı almaktadır. Türkiye’yi sırasıyla Azerbaycan, Ukrayna, Çin ve Rusya izlemektedir.8 

1.2. Gürcistan’ın Sosyo -Politik Yapısı 

9 Nisan 1991 tarihinde Gürcistan S.S.C.B içerisinde Baltık ülkelerinden sonra ilk bağımsızlığını ilan eden ülke olmustur.9 

1992 Ekim’inde yapılan seçimlerde Sevardnadze oyların %90’ını alarak Meclis Baskanı seçilmis ve dolayısıyla Devlet Baskanı olmustur. 

Sevardnadze göreve geldiğinde, ülke içerisinde yasanan çatısmaları durdurmak, çatısmaların ileri boyutlara ulasmasını önlemek için birtakım tedbirler almıs, bu doğrultuda toplumun her kesimini ve ülke içindeki azınlıkları kucaklayan barısçıl politikalar izlemeye baslamıstır.10 

90’lı yılların ikinci yarısında ABD Hazar Denizi ve çevresindeki enerji kaynaklarını, Ortadoğu enerji kaynaklarına alternatif olarak görmeye baslamıstır. ABD’li yetkililer Hazar enerji kaynaklarının batılı pazarlara aktarılmasında kilit rol oynayan Gürcistan’a yönelik ilgilerini de arttırmıstır. 

Sevardnadze, dıs politika alanında Rusya’yı dengeleyebilmek için ABD ve Batılı kurumlarla olan iliskilerine önem vermeye baslamıstır. 90’lı yılların ikinci yarısında Sevardnadze dıs politika alanında ABD ve Rusya arasında izlediği denge politikasıyla ön plana çıkmıstır. 1990’lı yılların ikinci yarısından sonra küresel güçler arasında Gürcistan üzerinde güç mücadelesi özellikle enerji alanında kendini göstermeye baslamıstır. 

4 Ocak 2004 tarihinde yapılan devlet baskanlığı seçimlerinde Mihail Saakasvili oyların % 97’sini alarak Devlet Baskanı olmustur.11 

Seçimlerde ABD, Gürcistan üzerinde daha hâkim bir konuma sahip olabilmek için kendi çıkarlarını göz önünde bulunduracak kadroların iktidara gelmesini istemis ve bunun için batı yanlısı olan Saakasvili’yi desteklemistir. ABD bu güç mücadelesinde Ocak 2004’teki seçimleri Saakasvili’nin kazanmasıyla bir avantaj kazanmıstır. Fakat bu gelisme sonrasında Rusya, Gürcistan’daki ayrılıkçı bölgelere desteğini arttırarak, Saakasvili Hükümetini zor durumda bırakmaya ve ülke içerisinde istikrarın sağlanmasına engel olmaya çalısmıstır. Gürcistan üzerinde Rusya ve ABD arasında kıran kırana bir güç mücadelesi baslamıstır. Bunun son göstergesi Gürcistan üzerindeki etkinliğini kaybeden Rusya’nın, 2008 yılında Gürcü ordusunun Güney Osetya’ya girmesi üzerine Gürcistan’a savas açmasıdır. 

Rusya açısından savasın ana maksadı; Rusya’nın Güney Osetya’yı kontrol altına alma, Abhazya’daki konumunu güçlendirme ve Gürcistan’ın son yıllarda gelisen askeri potansiyeline ağır bir darbe vurmaktı. Rusya savas sonrasında bir anlamda bu hedeflerine ulasmıstır.12 

Diğer yandan Rusya bu saldırılarıyla, Gürcistan ve Ukrayna’nın NATO’ya üyeliklerinin ileri bir tarihe ertelenmesine yol açmıs, Batılı ülkelere Gürcistan’ın güvenilir bir enerji koridoru olmadığı, Gürcistan’a ise ABD ve AB desteğine güvenip hareket etmemesi gerektiği mesajını vermistir. Ayrıca Rusya’nın bu müdahalesi diğer Güney Kafkasya ülkelerine, “Yakın Çevre ülkelerine” bir uyarı olmustur.13 

1.3. Gürcistan’ın İç Sorunları 

Gürcistan’ın iç sorunlarını bes baslık altında toplayabiliriz. Buna göre bu baslıklar: 

Abhazya Sorunu, Güney Osetya Sorunu, Acaristan Sorunu, Pankisi Vadisi Sorunu ve Rus Askeri Üsleri Sorunu olarak sıralanır. Gürcistan’ın iç sorunlarının da hepsi Rusya’yla bağlantılıdır. Özellikle Rusya ayrılıkçı bölgelerle ilgili sorunları, donmus çatısma alanlarını Gürcistan üzerindeki hâkimiyetini, etkinliğini devam ettirebilmek için bir koz olarak kullanmaktadır. 

1.3.1. Abazya Sorunu 

Abhazya Sorunu’nun temelinde Abhazya’nın statüsünün ne olacağı hususu yatmaktadır. Abhazlar tam bağımsızlık isterken; Gürcüler, Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü korumaya çalısmakta ve federasyon-konfederasyon sistemine sıcak bakmaktadırlar. 

1.3.2. Güney Osetya Sorunu 

Güney Osetya Sorunu kısaca; Gürcistan topraklarında yer alan Güney Osetya’nın, Rusya Federasyonu içerisinde yer alan Kuzey Osetya ile birlesip, Rusya’nın egemenliği altına girmek istemesi ve Gürcistan’ın bu talebe karsı çıkması olarak tanımlanabilir. 

1.3.3. Acara Sorunu 

Rusya’nın örtülü olarak Acara Özerk yönetimini desteklemesi nedeniyle Gürcistan yönetimi ile Acara Özerk Cumhuriyeti arasında mevcut problemler devam etmekle birlikte, kısa dönemde siyasi bakımdan büyük çaplı bir sorunun yasanmasına neden olabilecek bir gelisme beklenmemektedir.14 

1.3.4. Pankisi Vadisi Sorunu 

Pankisi Vadisi Tiflis’in 190 km kuzeydoğusunda, Gürcistan -Çeçenistan sınırında yer alan 65 km uzunluğundaki bir vadidir. 11 Eylül sonrasında, 2002 yılının Subat ayında ABD’nin El-Kaide teröristlerinin de Pankisi Vadisi’nde eğitim gördüklerini açıklaması üzerine, Pankisi Vadisi hem Rusya’nın hem de ABD’nin ilgi odağı haline gelmistir. 

ABD, El-Kaide mensuplarının Pankisi Vadisi’nde olduğunu iddia ederek Gürcü birlikleri ile beraber vadide askeri operasyonlar düzenlemislerdir. ABD, Gürcistan’ın Pankisi Vadisi’nde devlet kontrolünü sağlayabilmesi için gerekli olan askeri mühimmat yardımında bulunmus ve Gürcü askerlerinin eğitimini üstlenmistir. ABD “2002 Eğitim ve Donatım Programı” çerçevesinde Amerikan ordusu mensubu 200 özel kuvvet askerini, Gürcistan ordusuna yardım etmeleri ve eğitim vermeleri için göndermistir.15 

1.3.5. Rus Askeri Üsleri Sorunu 

Rusya’nın Gürcistan topraklarındaki askeri üsleri, iki ülke arasındaki iliskilerde gerginliğe neden olmakta ve Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü tehdit etmektedir. 

Gürcistan’daki Rus askeri varlığı iki sekilde gözlenmektedir. Buna göre Rusya anlasmalar yoluyla, Sovyet dönemindeki Gürcistan’da yer alan askeri üsler üzerinde kullanım hakkı kazanmıs, diğer yandan ayrılıkçı bölgeler, Abhazya ve Güney Osetya’da barısı sağlama amacıyla varılan anlasmalar sonucunda bu bölgelerde Rus Barıs Gücü askerlerini konuslandırmıstır.16 

2. Enerjinin Jeopolitikası 

Enerji politikası, ülkelerin dıs politika hedeflerini saptayan önemli bir faktördür. Enerji politikasının önemli bir parçası olan Enerji Güvenliği 1970’li yıllarda petrol krizi ile ortaya çıkmıs, soğuk savasın sona ermesi, Körfez savasları ve 11 Eylül saldırılarıyla hız kazanan güvenlik problemini ortaya çıkarmıstır. 

Enerji fiyatlarında meydana gelen dalgalanmalar, enerji arz kesintileri, enerji üretilen ve iletim hatları üzerinde bulunan ülkelerin siyasi ve ekonomik istikrarsızlıkları gibi faktörler ülkelerin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli etkenler haline gelmislerdir. 

Enerji kaynakları ve bu kaynakların tasınmasını sağlayan bölgeler üzerinde hakimiyet kurma, dıs politikada etkin rol alma dürtüsü küresel güçler arasında enerji rekabetini artıran unsurlardır. 

Enerjiye olan talebin artmasıyla enerji kaynaklarına sahip olmak, üretimini sağlamak ve ulastırılmasını kontrol altına almak küresel güçlerin temel amaçları arasında yer almaktadır. 

Enerji politikaları içerisinde çok uluslu sirketler devletlerden daha fazla rol almaktadır. Sahip oldukları ekonomik güç ve uluslararası bağlantıları kullanarak gerek ticari anlamda gerekse devletler üzerinde siyasi nüfuzları anlamında etkin bir rol oynamaktadırlar. 

Soğuk savasın sona ermesiyle devletlerarası mücadele ekonomik rekabete dönmüstür. Bu rekabetin de stratejik unsuru ‘’Enerji‘’ olmustur. Avrasya bölgesinin zengin enerji kaynakları küresel güçlerin ilgisini çekmis, bu enerji kaynaklarının kullanımı ve tasınması projeleri rekabet unsuru olmustur. 

Türkiye, doğusundaki zengin petrol ve doğalgaz kaynaklarını batıya tasıyabilecek doğal bir koridor ve aynı zamanda geçis yolları üzerinde kavsak görevine sahiptir. 

Avrasya’nın önemli enerji kaynaklarına sahip ülkeler, sermaye yetersizliği ve teknolojilerini revize edememeleri nedeniyle kaynaklarını isletebilecek ekonomik potansiyele sahip olamamıslardır. Zengin petrol ve doğalgaz yataklarını değerlendirilebilecekleri ve ulasımını rahatlıkla sağlayacakları açık denizin bulunmaması en büyük engeldir.17 

3. Bölgesel ve Küresel Aktörlerin Gürcistan’daki Nüfuz Mücadelesi 

Avrasya bölgesinin zengin enerji kaynakları Rusya, Dran, Çin, ABD, AB ve diğer güçlerin bu bölge üzerinde nüfuz etme mücadelesine yol açmıstır. Rusya sahip olduğu enerji kaynaklarıyla birlikte Avrasya bölgesindeki ülkelerin enerji kaynaklarının tasınma yolları üzerinde bulunması nedeniyle bölge üzerinde yeni bir güç merkezi olmustur. 

ABD; bölgedeki zengin petrol ve doğalgaz yataklarına sahip ülkelere yakınlasması ile bir yandan Orta Doğu ülkelerine olan bağımlılığını azaltmak diğer yandan ise Avrasya enerji kaynakları ve boru hatları üzerinde söz sahibi olmak istemektedir. 

ABD; Soğuk savasın sona ermesiyle bölgede daha önce sahip olmadığı bir hareket serbestisine sahip olmustur. Bölge devletlerinin dünya ile bütünlesmesini sağlama, serbest piyasa ekonomisinin gereklerini yerine getirme, bölgede enerji kaynaklarının çıkarılması ve nakli konusunda kendi sirketlerinin menfaatleri konusunda hareket etme odaklı bir dıs politika izlemektedir. 

AB; enerji güvenliğini sağlamak için enerji çesitliliğini gerçeklestirmek, bunun yanında hem kaynaklarının sınırlı olması hem de petrolde Orta Doğuya doğalgazda ise Rusya’ya büyük ölçüde bağımlı olması nedeniyle Avrasya bölgesinin enerji kaynaklarına yönelmistir. 

Rusya; Kendi enerji kaynaklarının yanı sıra bölgenin enerji kaynaklarının batılı piyasalara ulastırılmasında kendi boru hatlarının kullanılmasını sağlayarak bölge üzerinde hakimiyet ve etkinlik sağlamayı, bölgede istikrarı sağlamayı, zengin kaynaklardan yararlanmayı, yabancı güçlerin bölgeye girmesini engellemeyi ve bölgedeki ABD varlığını zayıflatmayı amaçlamaktadır. 

Türkiye enerji konusunda hem stratejik bakımdan bir geçis ülkesi hem de enerji pazarı olmaya aday bir ülkedir. Avrasya bölgesi enerji kaynaklarının batı pazarlarına iletilmesini sağlayan doğu -batı enerji koridorunun olusturulması için bir köprü görevi üstlenmistir. 

Avrasya bölgesi petrol ve doğalgaz kaynaklarının Rusya ve Dran’ı by -pass ederek Orta Asya, Hazar, Gürcistan ve Türkiye üzerinden uluslararası piyasalara 
sunulmasını sağlayan projelere ABD ve Türkiye’nin desteği ile girisilmistir. 

Enerji tedariki konusunda büyük oranda dısa bağımlı olan Türkiye özellikle son dönemde Avrasya bölgesi enerji kaynakları üzerinde yoğunlasmıstır. Geçmisten gelen kültürel ve tarihi bağlar nedeniyle yeni bağımsız devletlere karsı model olma sorumluluğu tasıyan Türkiye diğer ülke ve bölgelerle rekabet içerisine girerek politikalarını şekillendirmeye çalışmaktadır.18 


2 Cİ BÖLÜM İLE DEVAM EDECEKTİR,



***