Amerika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Amerika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2018 Perşembe

Amerika Fransa’ya Nükleer Saldırı Yapmayı mı Planladı?


Amerika Fransa’ya Nükleer Saldırı Yapmayı mı Planladı?




















Ümit Özdağ 
Milli Güvenlik ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi
15 Ocak 2015 Perşembe


         Rusya’nın Kırım yarımadasını işgal etmesinden sonra uluslararası ilişkilerde çok duyulmayan bir kavram olan 3. Dünya Savaşı kavramı daha sık duyulmaya başlandı. Hatta batı ekonomisinin 2008’den buyana devam eden krizi aşmak için bir dünya savaşına ihtiyaç duyduğu şeklinde analizlerin yaygınlaştığı görülüyor. 

Örneğin Reuters haber ajansına konuşan Global Network Against Weapons in Space adlı kuruluşun sözcüsü Bruce Gagnon ABD Uzak Komutanlığı’nın 2016’da 
Çin ve Rusya’ya ilk nükleer darbeyi vurmayı planladığını söylüyor.[1] Amerikan Deniz Akademisi hocalarından Professor Nikolas Gvosdev Ukrayna’daki gerilim 
ile 1914’de Birinci Dünya Savaşı öncesinde süreci birbirine benzetiyor.[2] Eski Sovyet lideri M. Gorbaçov Ukrayna savaşının 3. Dünya Savaşına yol açabileceğini ileri sürüyor.[3] Eski Amerikan Hazine Bakan yardımcısı ve Wal Street Journal’ın editörlerinden  Dr. Paul Craig Roberts, ABD’nin kendisini beğenmiş politikalarının Rusya’yı ABD’ye itaat etmek ile savaş arasında bir tercih yapmaya zorladığını ileri sürüyor.[4] Radikal filozof Naom Chomsky, Ukrayna gerilimin nükleer savaşa yol açabileceğini ifade ediyor.[5] Bu ve benzer yorumların sayısını artırmak çok kolay. Ancak bu yorumlardan hiç birisi 9 Ocak 2015’de Shepard Ambellas isimli Amerikalı gazeteci, film yapımcısı ve alternatif bir bilgi kaynağı olan Intellihub’un yöneticisi sitesine koyduğu “Admin to stage war with Russia, plans nuclear false flag in France to kick it off” başlıklı haber kadar çarpıcı değil. Ancak 2 gün sonra bu hikaye siteden “gösterilen kaynaklardan birisinin doğrulanmadığı” gerekçesi ile geri çekildi. Aşağıda mükemmel bir komplo teorisi gibi görünen bu hikayenin Türkçesini, kaynaklarının ve anlamının sorgulanmasını okuyacaksınız. Metinde bana ait bölümler siyah ile yazılmış, Shepard Ambellas haberinden tercüme edilen bölümler ise kırmızıdır.

         “6 Aralık 2014 sabah erken saatlerde Fransa Cumhurbaşkanı Hollande Paris'e giderken esas uçuş planını değiştirdi ve Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir 
Putin’den Vnukova Uluslararası Havalanındaki Faraday cemberine alınmış olan bina acil ve özel bir görüşme yapmak isteyerek Rusya’ya uçtu.  
(Kaynak: Hollande to meet Putin in surprise Moscow visit: reports—Deutsche Welle; Kaynağın doğruluğunu kabul edebiliriz. Uluslararası saygınlığı olan bir 
kaynak. Üstelik sadece Deutsch Welle değil, başka haber ajansları da haberi veriyor.)

         Ancak burada okuyucuya bildirilmeyen husus Fransız Cumhurbaşkanı Hollande’nin Kazakistan’dan Paris’e uçarken Moskova’ya uçağını yönelttiğidir. 

Üstelik bu uluslararası ilişkilerde kullanılan bir yoldur. Bir çok başbakan veya cumhurbaşkanı uçak havalandıktan sonra bu yola başvurmaktadır. Fransa için 
de bir uçuş sırasında Paris’e yönelmek ile Kazakistan’dan kalkıp Moskova üzerinden uçarken Moskova’ya inmek çok farklı iki haber ve anlam taşır. Yazıyı yazan bilinçli bir şekilde Hollande’nin Kazakistan’dan döndüğünü gizlemiştir. (Haber kaynağım: 

http://www.lemonde.fr/europe/article/2014/12/06/rencontre-imprevue-entre-hollande-et-poutine-a-l-aeroport-de-moscou_4535783_3214.html )

         Moskova’ya ulaştığında “belirgin şekilde perişan görünen” Fransız Cumhurbaşkanı korumaları ve kurmayları ile birlikte hızla Vnukovo Havaalanının 
2. Terminalinde bulunan ve elektronik ve uydu dinlemesine karşı güvenli olan sağır odaya Rus Başkanı Vladimir Putin ile görüşmek üzere girdi. 
(Hollande’nin perişan göründüğünü herhalde Rus bir kaynak söylüyor ancak bu bilgi doğrulayıcı açık kaynaklarda hiçbir bilgi bulmak mümkün değil. 
Habere dramatik bir boyut katmak amacı ile eklenmiş bir makyaj bilgi olabilir.Üstelik Le Monde gazetesindeki fotoğraf böyle bir bitkinlik göstermemektedir.)

         Putin ve güvenlik danışmanları ulaştığında Fransız Cumhurbaşkanı Hollanda Putin’e Fransız Savunma Bakanlığı tarafından elde edilen Fransa’ya yapılması planlanan bir nükleer saldırı ile ilgili şok edici detayları paylaştı. Hollande, Obama Yönetiminin Fransa’ya bir nükleer saldırı düzenlemeyi ve bunu Rus saldırısı gibi göstermeyi planladığını aktardı.(Bunun teknolojik olarak mümkün olduğunu konu uzmanları söyledi. Radarda yapılacak bir manipulasyon ile saldırının ABD’den değil, Rusya’dan geldiği etkisini-iz oluşturarak- yaratmak mümkünmüş.) Fransız Cumhurbaşkanı ABD’nin bu saldırıyı Rusya ile savaş için bir neden olarak kullanacağı korkusunun altını çizdi. Hollande, Rusya’nın ABD nükleer saldırısına nükleer saldırı ile cevap vermesinin 3. Dünya Savaşını çıkaracağını söyleyerek, Rusya’nın bu saldırıya cevap vermemesini rica etti.
         Konuşmanın içeriğinin nereden geldiği konusunda herhangi bir kaynak verilmemiş. Oysa Le Monde ve diğer Fransız gazetelerinde görüşmelerin 
konusunun Ukrayna olduğu haberi var. Hollande Putin’den Ukrayna’da gerilimin düşmesi için önce bazı açıklamalarda bulunmasını sonra bazı adımlar 
atmasını rica ediyor. Putin de Fransa’nın konuya ilgi göstermesinden memnuniyetini dile getiriyor. Üstelik toplantıdan sonra her iki lider ayrı ayrı basın toplantısı yapıyorlar.  
         Halen açık olmayan husus Fransız Cumhurbaşkanının  Rusya’ya karşı başlatılması planlanan saldırıya Rusya’nın cevap vermesini engellemek için 
Obama ile işbirliği içinde ikili oynayıp oynamadığı. Bununla birlikte şimdilik bütün belirtiler Obama Yönetiminin planladığı saldırının bütün insanlığı 
dramatik şekilde tehlikeye atacağı.(Fransız Cumhurbaşkanı’nın neden ikili oynadığının sorgulanmasına neden olacak bir veri yok.)
         Raporlara göre bu toplantıdan sonra Putin derhal gelişmiş  S-400 ve Pantsir-S 1 karadan havaya füze sistemlerinin ve bir Kasta radar sisteminin 
Moskova’nın savunmasını güçlendirmek amacı ile şehrin etrafına yerleştirilmesi emrini verdi. (Kaynak: Reuters, 8 Aralık 2014 Russia displays air defense 
systems amid Ukraine tensions)

         Esasen komplo teorisinin kalbi bu bilgi. Komplo teorisini ortaya atan bu somut veri etrafında bir olaylar ağı kurguluyor. Oysa, bu şekli ile Hollande’ın 
ziyareti ile Moskova’nın etrafına füze savunma sistemlerinin yerleştirilmesi arasında herhangi bir bağ yok.
         Şok edici toplantı Amerikan Temsilciler Meclisi’nin H.R. 758 ile Rusya ile savaş yolunu açmasından bir gün sonra gerçekleşmişti. Aslında yapbozun 
anahtar parçası Global Research adlı web sitesinde Prof Michel Chossudovsky büyük ölçüde çözmüştü. Michel Chossudovsky şöyle demektedir: 
“Amerika sefere hazır. Pentagon 10 seneden beri 3. Dünya Savaşı senaryosu üzerinde çalışırken, şimdi Rusya’ya karşı bir askeri harekat operasyonel seviyede hazırlandı. Keza hem Senato hem Temcilciler Meclisi Rusya’ya karşı bir savaş başlatmanın meşruluğunu sağlayacak yasal düzenlemeyi yaptılar. 
Söz konusu olan “Soğuk Savaş” değil. Soğuk Savaş döneminin güvencelerinden hiçbirisi geçerli değil. Doğu-Batı arasındaki diplomaside yoğun savaş 
propagandasından dolayı bir kopma yaşanıyor. Diğer yandan Birleşmiş Milletler Batılı askeri ittifak tarafından işlenen yaygın savaş suçlarına gözlerini 
kapatıyor. 4 Aralık’ta Amerikan Temsilciler Meclisi’nin önemli bir kanuni düzenlemeyi (H.Res. 758) kabul etmesi ile (Senato’nun da onayını beklemektedir) 
Amerikan Başkanı'na ve başkomutana Kongre’nin onayı olmadan Rusya ile askeri çatışmaları başlatma yetkisi vermektedir. Küresel güvenlik tehlikededir. 
Yüz milyonlarca insanın yaşamlarını etkileyecek bu tarihi oylama medya tarafından izlenmemiştir. Tam bir medya karartması hakimdir. Dünya tehlikeli bir 
yol ayrımındadır. Moskova ABD-NATO tehdidine cevap vermiştir. Sınırları tehdit edilmektedir. 3 Aralık’ta Rusya Savunma Bakanlığı bir savaş durumunda 
yönetimi devralacak yeni bir askeri-politik yapının kuruluşunu açıklamıştır.”

         Burada verilen kaynak uluslararası ilişkilerde alternatif ve muhalif olarak tanınan Kanada merkezli www.globalresearch.ca adlı sitede 5 Aralık’ta yani 
Hollande’ın Rusya’ya seyahetinden bir gün önce yayınlanan “America is on a “Hot War Footing”: House Legislation Paves the Way for War with Russia?” adlı 
yazısıdır. Prof Michel Chossudovsky, Ottowa Üniversitesinde ekonomi profesörü ve sitenin kurucularından birisidir. Akademik geçmişi ve siyasal  deneyimleri 
bu kişiyi ciddiye alınması gereken bir kaynak haline getirmektedir. 
             Ancak Prof. Chossudovsky ne kadar yetkin olur ise olsun yorumladığı  Karar 758 gerçekten Rusya’yı sert bir şekilde eleştirmekle birlikte Amerikan 
Başkanı'na Rusya’ya Kongre’nin onayı olmadan savaş açma yetkisi vermemektedir. Esasen bu Amerikan Anayasası'na da aykırı olacağı için verilmesi mümkün 
değildir.
         Kongre üyesi Ron Paul H.R. 758 ile ilgili derin endişelerini ifade etmiş, kararın “ihtiyatsız” ve Rusya’ya savaş ilan eden bir karar olduğunu iddia etmiştir. 
Paul, Kongre’nin neo-conların dahi yüzünü kızartacak bir savaş propagandası yaptığı söyleyerek alay etmiş ve Kongre’yi Rusya ile tamamen imha ile bitecek 
3. Dünya Savaşı’nın tahrik etmek ile suçlamıştır. Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiğinin herhangi bir kanıtının ortaya koyulamadığı iddia edilmiştir. 

Aksine Amerikan Dış İşleri Bakanlığı yetkililerinin tapelerinin Ukrayna’daki Amerikan Büyükelçisi'nin hükümeti devirmek için girişimde bulunduğu ve 
Amerikan Dış İşleri Bakan yardımcısı Victoria Nuland’ın Ukrayna’da rejim değişikliği için 5 milyon Dolar harcandığını söyleyerek övündüğü Inquisitr 
tarafından aktarılmıştır. Paul, “Karar 3. Dünya Savaşının yolunu açmaktan başka bir şey değildir” diye devam etmiştir. 
(Kaynak: World War 3: U.S. Congress ‘Declares War’ On Vladimir Putin And Russia Over Ukraine, Claims Ron Paul — Inquisitr)

         Amerikan Kongre Üyesi Ron Paul karar 758’i sert bir dille eleştirmiştir. Ancak onun eleştirisinde de Amerikan Anayasası'nın ihlal edilerek Başkan Obama’ya 
Rusya’ya Kongre’den yetki almadan savaş ilan etme yetkisi verdiğine dair bir eleştiri yok. Ve haberin en son paragrafı gerçekten çok kötü bir komplo teorisi 
ile bitmektedir:

        “Daha da kötüsü, “Rusya yanlısı bir gazete MH17 sayılı uçuşu yapan uçağın Vladimir Putin’e suikast yapmak amacı ile vurulduğunu ve bunun Ukrayna 
krizini sona erdirmek için bazı eski Amerikalı yetkililer tarafından önerildiğini iddia etmiştir. Aynı zamanda Putin, batı dünyasının ekonomik ambargo ile 
Rusya’yı imha etmeyi amaçlandığını ileri sürmektedir.”

         Makale burada sona eriyor. İlk bakışta nefes kesecek kadar heyecan verici bir haberin kısa bir kaynak kontrolu yaptıktan sonra aslında ne kadar çürük 
olduğu meydana çıkıyor. Bu haberi bu şekilde ayrıntılı ele almamızın nedeninin internette her gün bu tür bir çok komplo teorisinin dolaşması ve insanların 
genellikle okuyup inanarak geçmesidir. Oysa, okuyup inanmak yerine yapılması gereken sorgulamak olmalıdır.   

http://www.21yyte.org/tr/arastirma/milli-guvenlik-ve-dis-politika-arastirmalari-merkezi/2015/01/15/7979/amerika-fransaya-nukleer-saldiri-yapmayi-mi-planladi




***

25 Şubat 2017 Cumartesi

KUZEY KUTUP ENERJİ KAYNAKLARININ ULUSLARARASI GÜVENLİĞE ETKİLERİ


KUZEY KUTUP ENERJİ KAYNAKLARININ ULUSLARARASI GÜVENLİĞE ETKİLERİ 



Askın İnci SÖKMEN*1 
*Yrd.Doç.Dr. Gelisim Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İliskiler Öğretim Görevlisi, 
aisokmen@gelisim.edu.tr 

Özet 

Barry Buzan’ın “güvenliğin sektörel boyutunu” gelistirerek, askeri güvenlikle birlikte çevresel, ekonomik, toplumsal ve siyasal güvenliğin önemini belirten görüslerinin ısığında, ulus devletler özellikle dünya politikalarını biçimlendirmek isteyen lider ülkeler için, enerji güvenliği birincil öncelikli konuma gelmistir. Dünya ekonomisine yön veren G-7 ülkelerinin uluslararası strateji belgelerinde enerji güvenliği, enerji kaynaklarının çesitliliği ve sürekli arzı ekonominin devamlılığı, diğer devletler ile olan rekabetleri açısından hayati öneme sahiptir. 
Dünya da var olan petrol ve doğal gaz rezervlerinin 2030 sonrası tükenme eğilimine girmesi beklenirken, kaya gazı ve Ay’dan helyum enerjisi sağlama, sanayiyi dönüstürme gibi alternatif projelerde hayata geçirilmesi planlanmaktadır. 

Mevcut bulunan rezervlere ilaveten, Kuzey kutbu veya arktik bölge de kesfedilmemis petrol rezervleri bulunması Amerika, Kanada, Rusya, Finlandiya, İsveç, Norveç, İzlanda ve Danimarka’nın bölgeye yoğun ilgisini çekmistir. Amerika, Rusya ve İzlanda’da yatırımlarını arttırmaya baslamıs Çin ile AB üyeleri arasında aslında geçen bölgede nüfuzu arttırma çabaları, buzulların tamamen erimesiyle daha da yoğun bir rekabete neden olacaktır. Yeni ve daha kısa bir deniz ticaret yolu, Çin için maliyet ve zaman açısından büyük bir fayda 
sağlamaktadır. İklim değisikliğinin yarattığı bu sonuç, hem enerji hem ticaret açısından fayda sağlarken, uluslararası ekonomik düzende bu bölgede nüfuza sahip ülkelerin konumlarını da etkileyecektir. 

Enerji güvenliği konusunda olumlu bir adım olmasına rağmen, çevresel güvenlik ve yeni çatısma alanı olması açısından da riskleri tasımaktadır. Politik istikrarsızlık alanı olabilme potansiyeli özellikle Rusya’nın Ukrayna’da izlediği strateji açısından öne sürülebilir. Çevresel açıdan, belli bölgeler çöllesme ve kuraklık tehlikesiyle karsı karsıya kalabilirken, kutuplara yakın bölgeler verimli kusaklar haline dönüsebileceği öngörülmektedir. Ekonomik düzen açısından kuzey*-güney ikileminde, kazanan kuzey olacaktır. 

Bu makalede Kuzey Kutup bölgesinin sahip olduğu stratejik enerji kaynakları ile bölgenin, uluslararası güvenliğin ekonomik, çevresel ve askeri çatısma riskleri açısından bir analizi yapılacaktır. 

Giriş 

Günümüz Uluslararası sistemde, ekonomik eksenin Batı’dan Doğu’ya kaymasına bağlı olarak artık çok kutuplu bir yapı hakim olmaya baslamıstır. Amerika Birlesik Devletleri, Rusya ve Çin arasında yer alan küresel rekabet içerisinde, stratejik kaynak hidrokarbon rezervleri (petrol ve doğal gaz) dünya üzerindeki bir çok coğrafi bölgenin enerji jeopolitiği açısından önem kazanmasına neden olmustur. ABD ve Rusya enerji kaynakları açısından Çin’e kıyasla daha avantajlı bir konumdadır. Çin’in hızla büyüyen ekonomisi ve bu ekonomiyi sürdürebilmek için gerekli olan enerji ihtiyacı, enerji jeopolitiği açısından bölgelerde Çin’in nüfuzunu arttırmak temel dıs politika stratejilerinden biri haline gelmistir. 
Kuzey Kutup bölgesi2 veya Arktik Bölge kesfedilmemis petrol, doğal gaz ve değerli madenler açısından Kutup enerji jeopolitiğini gündeme getirmistir. 

Küresel Isınmanın en çok yoğun hissedildiği ve Kutup bölgesindeki buz tabakasının kalınlığının azalması sonucu, hem daha kısa alternatif bir ticaret yolunu açılırken, bölgedeki hidrokarbon enerji kaynaklarına erisim görece kolaylasmıstır. Kuzey Kutup Bölgesi, küresel rekabet içerisindeki devletlerinde bölgesel hakimiyet kurma çabalarını arttırmıstır. Bu devletlerin basını bölgede kıyısı bulunan Rusya çekerken, diğer kıyısı bulunan devletlerin de bu bölgede etkin olmaması için yoğun bir çaba göstermektedir. Ancak bölgenin mülkiyetinin 
kime ait olduğu ile ilgili hukuki sorun henüz sonuçlanmamıstır. Çatısmaları ve gerginliklerin gelecekte bu bölgede yasanması beklenmektedir. Bu makalede Kuzey Kutbu enerji jeopolitiği içerisinde yer alan devletlerin izlediği politikalara ve bu politikalar sonrası enerji güvenliklerini sağlamaya çalısırken, dünyanın genelini etkileyebilecek çevre güvenliği problemlerinin de hızlandıracak sonuçlarına yer verilecektir. 

Kuzey Kutbu Jeopolitiği; 

Dünya haritasında, Ekvatorun 66 derece, 33 dakika kuzeyindeki yer alan, Rusya Federasyonu, Alaska (Amerika Birlesik Devletleri), Kuzey Kanada, Danimarka’nın özerk yönetime sahip olduğu Grönland, İsveç, Norveç, Finlandiya ve İzlanda Kuzey Kutup dairesinde toprak sahibidir. Bölgedeki devletler kıyısı bulunan bes devlet A5 (Artic Five ) ile toprağı bulunmayan İzlanda, İsveç ve Finlandiya ile birlikte A8 (Artic Eight) olarak iki gruplar seklinde adlandırılmaktadır. Bölgedeki toplam toprak alanı 13.4 milyon km2, bu alanın 5.5 milyon km2 Rusya Federasyonu, 4 milyon km2 Kanada, 1.4 milyon km2 Alaska, 

2.2 milyon km2 Grönland geri kalan toprak alanları ise İzlanda, Faroe Adaları, Svalbard ve kıta Dskandinavya’sıdır. Alanların çoğu buzullarla kaplıdır. Rusya Federasyonu sahip olduğu toprak büyüklüğü açısından, bölgenin kendi hakimiyetinde olması için yoğun bir çaba göstermektedir. Kuzey Kutup denizinde yer alan adalarda yasam yeri yoktur. Bölgedeki en önemli kentler; Rusya’nın Murmansk, Norilsk ve Vorkuta sehirleri, Norveç’in Tromso ile Finlandiya’nın Rovaniemi kentleridir.3 


Tablo : 1 Kutup Bölgesi Haritası 

Bölgenin stratejik konumu, Rusya Federasyonu ile ABD’nin birbirlerinden Bering Boğazı ile ayrıldığı ve dünya üzerinde hiçbir alanda bu kadar yakın komsu olmamaları nedeniyle, iki devlet arasındaki gerginliklerde önemli bir yere sahiptir. 1930’lu yıllarda askeri açıdan önem kazanan bölge, İkinci Dünya Savasının sonuna doğru Nazi Almanya’sı Deniz Kuvvetleri U-bot denizaltılar ile bu bölgede bir deniz üssü kurarak, ulasılmaz bir kale yaratmayı hedeflemistir. Müttefiklerin Nazi Almanya’sına karsı önemli stratejik rotalarından biri olmustur. Soğuk Savas döneminde ABD önderliğindeki Batı bloğu ile SSCB önderliğindeki Doğu bloğu arasındaki ideolojik mücadele de stratejik bir öneme sahip olmus, 
nükleer denizaltıların kedi-fare oyununa dönüsmüstür. Kutup üzerindeki hava sahası, nükleer silahlı uçakların geçis alanıdır. 

Jeostratejik konumundan kaynaklanan askeri güvenlik ve silahlanmanın dısında, bölgede kesfedilmemis ama varlığı teknik olarak hesaplanan petrol ve doğal gaz rezervleri, enerji jeopolitiği açısından bu bölgenin de önem kazanmasını sağlamıstır. Bölgedeki 19 tane jeolojik havzaların ancak bir kaçında petrol vardır. Alaska Kuzey eğimindeki Prudhoe koyunda 1968 yılında ilk petrol bulundu. Beaufort Denizi ve West Barents Denizinde de kesfedildi. 2008 yılında ABD Jeolojik yapılan bir çalısmaya göre Kuzey Kutup dairesinde, 
jeolojik olarak 25 alanda, 90 milyar varil kesfedilmemis ama teknik olarak var sayılan petrol ve 44 milyar varil sıvı doğal gaz olduğu ileri sürülmüstür. Bu oran dünyada halen kesfedilmemis petrolün % 13’nün bu bölgede olduğunu göstermektedir. Bu kesfedilmemis petrolün % 70’i,üç alanda Alaska, Amerasia havzası, Doğu Grönland Yarıklarında havzalar, Doğu Barents Havzaları, Batı Grönland’ta yer almaktadır. Bunların %84’ü de deniz yataklarındadır.4 Toplamda Kuzey Kutbu’nun dünyadaki kesfedilmemis konvansiyonel petrol ve doğal gaz kaynaklarının % 22’sine sahiptir. Petrol kaynakları ağırlıklı olarak ABD, Danimarka ve Kanada’nın hak iddia ettiği bölgeler iken, gaz yataklarının en yoğun bulunduğu bölgeler Rusya’nın hak iddiasında bulunduğu bölgelerdir. Aynı zamanda demir, çinko, kömür, grafit, bakır, nikel gibi madenlerde bulunmak tadır. Deniz altında yer alan hidrokarbon yatakları kıta sahanlığı ve kara sularını yeniden revize etmeye çalısan devletler nedeniyle gerilimleri arttırmıstır.5 

Küresel ısınma sebebiyle buzulların erimesi ile eski ticaret yolları yerine yeni deniz ulasım rotalarının açılmasını sağlamıstır. Kuzey Deniz Rotası (Atlantik Okyanusu’ndan Pasifik Okyanusuna varan, Barents denizi ve Sibirya boyunca devam ederek Rus Uzak Doğu’suna ulasan seyir güzergahı), ekonomik gelismesini serbest ticaret ile hızla büyüten Çin tarafından ciddi önem arz etmektedir. Hint Denizi, Kızıldeniz, Süveys Boğazı yerine ticaret yollarını 1000 mil kısaltan bu yol daha avantajlı bir yol sağlamaktadır. 6 

Dünya üzerinde hukuki ve siyasi statüsü tam netlik kazanmamıs bölgelerden biri olması ve kesfedilen hidrokarbon kaynakları, bölgede yer alan devletlerin egemenlik hakları için yakın zamanda bölgede çatısmaların, daha da artmasına neden olacaktır. 

Kutup Bölgesi Güvenlik Problemleri 7 

Soğuk savas sonrası, güvenlik gündeminin genislemesiyle askeri tehditler dısında, ekonomik, siyasi, toplumsal ve çevresel faktörler de güvenlik sorunu haline gelmislerdir. 

Çevre güvenliği, küresel dünyada, devlet güvenliğinin ötesinde bir dünya güvenliği meselesi haline gelmistir. Günümüzdeki uluslararası sistemin çok kutuplu güç yapısı, bu güçleri olusturan devletler arasında küresel rekabeti8 daha da arttırmıstır. 

Rusya’yı uluslararası sistemde güçlü kılan, dünya genelindeki doğal gaz rezervi konusunda lider olması, satıstan elde ettiği gelirler ile ekonomisinin sürdürülebilirliğini sağlaması olmustur. Dünya güç merkezinin Batı’dan Doğu’ya kaymasına neden olan Asya’nın ekonomik cazibesi ve bu alanın lider ülkesi Çin, ekonomisinin devamlılığı için enerji konusunda dünyadaki enerji alanlarına yönelik, kontrol olusturma, para ile satın alma, o bölgelerde nüfusunu yaygınlastırma stratejisini uygulamaktadır. ABD ise, Çin’in Asya bölgesinde, Rusya’nın Avrasya’dan Doğu Avrupa’ya etkinliğini engellemek için, ittifak iliskilerini genisleterek, çevreleme politikasıyla sınırlandırmaya çalısmaktadır. ABD Kuzey Kutup bölgesinde, statükocu bir strateji izleyerek bölgenin enerji kaynaklarının çıkarılmaması9, küresel ısınma etkilerinin azalıp Alaska bölgesinde buzulların yeniden olusmasıyla10 insan faaliyetlerinin artmasını istememektedir. Bu bölgenin güvenliğinde Kanada’yı ön planda tutmayı tercih etmistir. 

Kuzey Kutup Bölgesi’ de her üç gücün; ABD-Rusya-Çin rekabet ettiği alanlardan biridir.11 Esas mücadele ABD ve NATO üyesi olan ülkeler ile Rusya arasında 
gerçeklesmektedir. Bölgedeki enerji kaynakların sadece arastırma amaçlı olmasını, çıkarılarak, uluslararası enerji dağıtımına girmesini Amerika istememektedir. Rusya'nın bu görüse yaklasımı, Gazprom’un Peçora denizinde Prirazlomnoye buza dirençli ilk petrol platformunu kurarak, çıkarma islemlerini gerçeklestirmesidir. 2020 yılına kadar yılda 6 milyon ton petrol sevkiyatı yapmayı planlamaktadır.12 Sevkiyatı önlemek için Amerika küresel çevre güvenliğini ileri sürerek, Greenpeace gibi hükümet dısı sivil toplum örgütleri 
aracılığı ile uluslararası alanda kamuoyu yaratmaya çalısmaktadır. Petrol sondajının teknoloji ve alt yapı yetersizliği ile büyük buz kitlelerinin kopmasına ve büyük fırtınalar çıkarmasına neden olacağı, dünyanın dengesinin bozulacağı temel tezi, fosil yakıtlar sebebi ile ortaya çıkan küresel ısınmayı önlemeye çalısan gruplar tarafından da destek görmektedir. Rusya’nın Kutup Bölgesindeki enerji kaynaklarını, azalan Batı Sibirya’daki enerji kaynaklarına alternatif görmektedir. Ekonomik ambargo ile Rus ekonomisini zayıflatmaya çalısan, Avrupa’yı da yanına alan Amerika, her yeni sahip olduğu enerji kaynağı ile ekonomisinin sürdürülebilirliğini devam ettireceğini ve gücünü muhafaza edeceğini bildiğinden, petrol varil fiyatlarını13 düsüren bir politika uygulamaya koymaya çalısırken, buradaki kaynakların dağıtımını da kesmeye çalısmaktadır. Amerikan ekonomik ambargosunu uygulamayan, Fransız petrol sirketi Total’ın baskanı Christophe de Margerie’nin uçağının Moskova’da düsmesi, Fransa-Rusya arasındaki iliskileri gelistiren bir kisi olarak, ölümü üzerindeki süpheleri arttırmıstır.14 Gürcistan, Ukrayna krizleri sonrası, yeni bir Soğuk Savas niteliğinde gerginliklerin, ABD ile Rusya arasında baslamasına neden olmustur. 

Çin parasal satın alımlar ve ticari anlasmalar ile bölgede nüfuz etkisini arttırmaya çalısmaktadır. ABD’nin direkt Çin’e karsı engelleyici bir tutum takınmazken, Kuzey Deniz rotasının, ticaret yolu olarak kalmasını sağlayarak, Rusya’nın askeri ve ekonomik gelismesini engelleme amacı tasımaktadır. Çin’in Danimarka, İzlanda, Norveç ile ticaret anlasmaları yapmıstır. Enerji kaynağı arama ve kaynak güvenliği sağlama konusunda bir politika izleyen Çin için, Afrika ve Ortadoğu’daki siyasi istikrarsızlıktan uzak bir alan olarak Kutup 
bölgesinin önemini arttırmaktadır.15 Basra Körfezi’nin ABD tarafından kapatılarak , deniz yolu ile gelen enerjinin Çin’e ulasmasına engel olma kozunu, karadan boru hatları yaparak azaltmaya çalısmaktadır. Kuzey Kutup enerji kaynakları da bu açıdan da ciddi önem tasımaktadır. Danimarka ile ticari iliskilerini gelistiren Çin, Güney Grönland’ta 2009 yılında metal ve minerallerin arastırılma hakkını elde etmistir. Grönland’ın kalkınmasına yardımcı olan Çin yatırımları, Arktik Konsey’inde sürekli gözlemci statüsü elde etmesinde bu ülkenin desteğini sağlamıstır.16 Rus petrol sirketi Rosneft ile Çin Ulusal petrol sirketi, Rusya’ya ait Kuzey Kutbu’ndaki üç offshore alanında ortak arama çalısmaları yapmaktadır. ABD, Avrasya ve Asya’da Çin ile Rusya’nın birbirine rakip ve Soğuk Savas dönemindeki Mao-Stalin görüs ayrılığı gibi çatısmaya varacak bir gerginlik içerisinde olacakları öngörüsü, Sanghay İsbirliği 
Teskilatı, BRICS gibi olusumlarda ortak isbirliğine dayanmaları ile geçerliliğini yitirmistir. 


Kutup Bölgesi’ndeki güvenlik problemleri devlet merkezli çatısmayı içermektedir. Denizin altında yer alan kaynaklar nedeniyle Kıta sahanlığı, egemenlik iddiaları, enerji kaynaklarına hakimiyet mücadelesi askeri sorunlara dönüsebilecek bir risk tasımaktadır.17 Özellikle Rusya’nın bölgede askeri gücünü arttırması ve nükleer silah kapasitesini daha da genisletmesi, bölgeyi kendi güvenliği ve ulusal çıkarı için en üst seviyede görmesi bu riski ortaya çıkarmaktadır. Rusya baskanı Putin, Kutup Bölgesini, “ stratejik öncelik” ilan etmistir.18 Rus Kuzey Filo’sunun Kuzey Kutup bölgesindeki üssü Severomorsk’ta yer almakta, nükleer güç füzeleri, torpido denizaltısı, füze tasıyan denizaltı savar uçağından olusmaktadır.19 Novosibirsk Adaları’ndaki 20 yıl önce kapatılmıs Kutup askerî üssünü yeniden açmayı planlayarak, bölgeye 10 savas gemisi ve dört nükleer buz kırıcısı 
göndermistir. 2014 yılında patlak veren Ukrayna-Rusya krizi sırasında, ABD liderliğindeki NATO’nun Baltıklardaki yayılma ve tatbikatları sırasında Rusya, Kutup bölgesinde kalıcı bir deniz donanma üssü kuracağını açıklayarak, Beyaz Deniz’den fırlatılan 8 bin kilometre menzilli füze “Bulava” nükleer füze denemesi gerçeklestirmistir. Füzenin menzili, NATO ve ABD’nin füze kalkanını etkisiz kıldığını ileri sürülmektedir.20 Norveç, Danimarka, Kanada, İzlanda NATO üyesi ve Amerikan müttefikidir. Üyelerinin bu bölgede olması, ittifakın bölgedeki gelismeleri yakından takip etmesini gerektirmektedir. Norveç askeri kumanda merkezini ülkenin kuzeyine kaydırmıstır. Danimarka ve Kanada’da askeri faaliyetlerini arttırmaktadır. NATO Kuzey Kutbu’ndaki, Rusya toprakları yakınında nükleer baslıklı denizaltılar ile tatbikatlar yaparak, gerilim yaratmaktadır. Bölgenin güvenliğinde Kanada, sürekli “Nanook” askeri tatbikatları gerçeklestirmekte, Rusya’nın toprak iddialarına yönelik bir karsılık olarak görülmektedir.21 

Hak iddia etme 1909’da Kanada, 1924’te ABD, günümüzde ise Rusya’nın hak talepleri ön plandadır. Basta Kanada, sonra da Amerika ciddi tepkisini çeken bu bayrak olayına 2008 yılında Alaska’da 12 günlük askeri tatbikatla cevap vermistir. Bölgede ülkeler arasındaki toprak talep uyusmazlıkları 22; 

1. Hidrokarbon zengini olan Beaufort denizi toprak sınırları, ABD ile Kanada arasında 
2. Barent Denizi’ndeki Bear adası’nın kıta sahanlığı dünyanın gaz rezervleri açısından en zengin alanlarından biridir. Norveç buranın kendisine ait olduğunu 
iddia ederek, Rusya’ya karsı çıkmaktadır. 
3. Kuzey Batı koridoru açısından stratejik öneme sahip Hans Adaları, ABD ile Kanada arasında 
4. Rusya ile ABD, Bering Denizi sınırları 
5. Rusya’nın Kuzey kıyıları açığında bulunan Lomonosov denizaltı tepeleri, Rusya, Danimarka ve Kanada arasında. Bu tepeler Grönland’a bağlı çıkarsa kazanan Danimarka olacaktır. 2007 yılında Rusya, kendilerine ait bir denizaltının Lomonosov bölgesinde sembolik bayrak dikerek, kendi kara parçasının doğal 
uzantısı olduğu iddiasını gerçeklestirmistir.23 

Bölgedeki sorunların barısçıl sekilde düzenlenmesi için, Arktik Konseyi 1996’da Ottawa Bildirgesi’yle kurulmus ve ABD, Rusya, Kanada, Danimarka, Norveç, İsveç, Finlandiya ve İzlanda üye devletlerinden olusmaktadır. Bu ülkeler arasında konsey uyusmazlıkları çözmek için hükümetler arası bir forum seklindedir. Gözlemci statüsündeki ülkelerin kıyısı bulunmamaktadır. Özellikle Çin gözlemci ülke olmak için yoğun bir çaba göstererek 2013 yılında, “ daimi gözlemci üye” statüsü elde etmistir.24 Diğer daimi gözlemci üyeler, İtalya, Japonya, Güney Kore, Hindistan ve Singapur’dur. 

Ortaya çıkan anlasmazlıkları çözümlemek için esas alınan 1982 tarihli Birlesmis Milletler Deniz Hukuku’dur. Deniz hukuku çerçevesinde, her ülke 12 mil karasularına sahip olmakta, 200 mil sınır içerisinde balıkçılık ve hammadde arayısına izin vermektedir. Ancak sözlesmenin 76.maddesi, herhangi bir devlet kara topraklarının, denizin altında da devam ettiğini bilimsel olarak kanıtlaya bilirse, 200 mil sınırını geçebilmektedir. Danimarka, Rusya ve Kanada bu konuda basvuruda bulunmustur. Basvurular kabul edilirse, Kuzey Kutup dairesinde ortada yer alan küçük bir alan tüm dünyaya açık olup, geri kalan yerler, basvuran ülkelerin Münhasır Ekonomik Bölgeleri olacaktır. Ancak ABD’nin bu sözlesmeyi imzalamamıstır. İmzalanması yönünde çaba göstermektedir. En azından çatısmaları çözümleyebilecek, çok taraflı isbirliğini sağlayacak, referans hukuk ilkelerinin olması 
önemlidir. 

Sonuç 

Küresel uluslararası sistemde, çok kutuplu bir yapı savasa varabilecek çatısma riskinin en yüksek olduğu sistem tipidir. Yeni dünya düzensizliği içerisinde, güçlerini daha da arttırmaya çalısarak bir revizyon talebinde bulunan Rusya ve Çin’e karsı, güçlü konumunu muhafaza etmeye ABD çalısmaktadır. Üç devletin de dünyanın farklı bölgelerinde küresel rekabetlerinin yeni bir alanı Kuzey Kutup bölgesidir. Rusya, Arktik bölgesinde 2020’ye25 kadar olacak bir stratejiyi kamuoyuna açıklamıstır. Kesfedilmemis enerji kaynakları ve yeni açılan deniz yolu, Çin’de bölgede varlığını görünür kılmıstır. ABD ise NATO’ya yeni ülkeler kabul edilmesini sağlayarak, Rusya’nın daha dar alana sıkısmasını, nüfuz alanını daraltmayı hedeflemektedir. 

Bölgede sivil nüfusun az olması, Rusya ile ABD arasında ciddi gölge güç savası, bu bölgede de yeni bir silahlı çatısmanın ortaya çıkmasına imkan tanımaktadır. Rusya ile ABD ve NATO arasında gerçeklesebilecek olası bir çatısma, Ukrayna’nın rövansının bu bölgede alınabileceği sinyalini vermektedir.26 Bu çatısma çıkma nedeni olarak da, deniz alanlarında yer alan enerji kaynakları temel bir neden teskil edebilir. Bu durumun iyi ve kötü senaryo olarak iki yönü vardır. Yeniden buzlanmanın baslaması, küresel ısınma ile insanların erisimine açık bölgenin yeniden kapanmasına ve özellikle buz üzerinde petrol istasyonu bulunan Rusya’nın yoğun hava kosulları nedeniyle üretimini durdurmasına neden olabilecektir. Yoğun buzul etkisi, ortaya çıkan yeni yol ve petrol sondajlarına maliyetinin artması bölgeye olan yoğun talebi azaltarak bir savasa varacak çatısma riskini de önleyebilir. 

Bu iyi bir senaryo olarak görülebilir. Tam aksi yönde artık hiç buzulun kalmaması, alanı insan faaliyetlerine daha da yoğun açarak, hem askeri karsılasma olasılığını güçlendirip bir savas riskini tasıyacaktır. Küresel ısınma sürecinin yarattığı yeni kosullardan dolayı, bölgede kıyısı olmayan birçok ülke bu bölgedeki gelismeleri yakından takip etmektedir. 

DİPNOTLAR;

1 Yrd.Doç.Dr. Gelisim Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İliskiler Öğretim Görevlisi, aisokmen@gelisim.edu.tr 
2 Türkiye’de bu alanda çıkan makaleler için bkz; Hasan Köni, “ Kuzey Kutbu Stratejisi”, 21.yy Türkiye Dergisi, Subat 2014, sf.24-25; Alp Yüce Kavas, 
“Rusya’nın Arktik Politikası ve Türkiye”, BDLGESAM makale, 20 Ocak 2014, 
http://www.bilgesam.org/incele/78/-rusya%E2%80%99nin-arktik-politikasi-ve-turkiye/#.VEjavCKsVy0; Nihal Yılmaz ve Ali Çiftçi , “ Arktika Bölgesi’nin Siyasal Önemi ve Siyasal ve Hukuksal Statüsünün Karsılastırmalı Değerlendirilmesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sayı 31, 2013 Güz, sf 1-16 
http://oaji.net/articles/692-1396261550.pdf; Yunus Erkan, “ Küresel Anlasmazlıklarda Yeni Sorun Arktika Bölgesi” www.academia.edu.; Igar Gurbonov, “ Kuzey Kutbu Jeopolitik Savasların Yeni Mahalli mi? ”, 
USGAM, 21.09.2012, http://www.usgam.com/tr/index.php?l=800&cid=1313&bolge=0; “Çin’in Kuzey 
Kutbu’na Yönelik Artan İlgisi”, Milli Güvenlik Kurulu Yayını, 
http://www.mgk.gov.tr/calismalar/calismalar/013_cinin_kuzey_kutbuna_yonelik_ilgisi.pdf 
3 “ Arctic Opening Insecurity and Opportunity”, Adelphi Series, 19 December 2013, sf.5-7; Bkz. “Physical/ 
Geographical Characteristics of The Arctic”, AMAP Arctic Region 1998 Assessment report, 
file:///C:/Users/user/Downloads/AAR-Ch02.pdf%20(2).pdf, 
Mark Nuttall ve Terry V. Callaghan, Arctic, Environment, People, Policy , Harwood Academic Pub, 2000, sf.1143; 
4 “Circum-Arctic Resource Appraisal: Estimates of Undiscovered Oil and Gas North of the Arctic Circle,” 
USGS Fact Sheet 2008-3049, (2008) "90 Billion Barrels of Oil and 1,670 Trillion Cubic Feet of Natural Gas 
Assessed in the Arctic" , http://www.usgs.gov/newsroom/article.asp?ID=1980#.VEjtACKsVy0, 23.07.2008; 
Daha detaylı bilgiler için bkz. http://energy.usgs.gov/RegionalStudies/Arctic.aspx 
5 Peter F. Johnson, “Arctic Energy Resources and Global Energy Security”, Journal of Military and Strategic 
Studies, Vol 12, Issue 2, Winter 2010. http://oceans.mit.edu/wp-content/uploads/arctic_energy_security.pdf 
6 Joseph Spears, “China and the Arctic: The Awakening Dragon,” China Brief, Vol. 9, Issue 6, 18 March 
2009,http://www.jamestown.org/programs/chinabrief/single/?tx_ttnews[tt_news]=34725&tx_ttnews[backPid]=2 
5&cHash=1c22119d7c 
7 Bkz. http://www.arcticsecurity.org/ 
8 Rebecca Bluitt, “ Cold, Cold War : Putin Talks Though Over US Arctic Rivalry”, ABC NEWS, 5 December, 
2013, http://abcnews.go.com/Blotter/cold-cold-war-putin-talks-tough-us-artic/story?id=21110178 
9 Arctic Region Policy, National Security Presidential Directive, 12 January 2009, http://georgewbushwhitehouse.
archives.gov/news/releases/2009/01/20090112-3.html 
10“Kuzey Kutbu’ndaki Buzullar Büyüyor”, Radikal Gazetesi, 01.09.2014 
http://www.radikal.com.tr/cevre/kuzey_kutbundaki_buzullar_buyuyor-1210300 
11 Scott G. Borgerson, “The Great Game Moves North,” Foreign Affairs, 25 March 2009. 
http://www.foreignaffairs.com/articles/64905/scott-g-borgerson/the-great-game-moves-north 
12 Igar Gurbonov, “Kuzey Kutbu Jeopolitik Savasların Yeni Mahalli mi?”, USGAM, 21.09.2012, 
http://www.usgam.com/tr/index.php?l=800&cid=1313&bolge=0; 
13 “ Putin : ABD ve Suudi Arabistan Petrolde Anlasmıs Olabilir”, Taraf Gazetesi, 18 Ekim 2014, 
http://www.taraf.com.tr/haber-putin-abd-ve-suudi-arabistan-petrolde-anlasmis-olabilir-166211/ 
14 “Total’in CEO’su Rusya’da Öldü.” Aljazeera Türk Dergisi, 21 Ekim 2014, 
http://www.aljazeera.com.tr/haber/totalin-ceosu-rusyada-oldu 
15 Tang Guoqiang, “Arctic Issues and Chinese Stance”, China Institute of International Studies, 4 Mart 2013. 
16 Çin’in Kuzey Kutbu’na Yönelik Artan İlgisi”, Milli Güvenlik Kurulu Yayını, 
http://www.mgk.gov.tr/calismalar/calismalar/013_cinin_kuzey_kutbuna_yonelik_ilgisi.pdf, sf. 10; Joseph 
Chinyong Liow, “Arctic Summer Who Should Benefit From Global Warming”, Foreign Affairs, 21 June 2014, 
http://www.foreignaffairs.com/articles/141589/joseph-chinyong-liow/arctic-summer 
17 Michael Wallace ve Steven Staples, “Ridding The Arctic of Nuclear Weapons : A Task Long Overdue”, Canadian Pugwash Group, 2010. 
http://www.posse.gatech.edu/sites/posse.gatech.edu/files/Ban%20Nuclear%20Weapons%20from%20Arctic.pdf 
18 “The Russian Dynamic in the Arctic : Strategic Positioning”, Second Line of Defense, 
http://www.sldinfo.com/the-russian-dynamic-in-the-arctic-strategic-positioning/ 
19 “ Rus Donanması Kuzey Filosu”, Rusya’nın Sesi Radyosu, 30 Temmuz 2013, 
http://turkish.ruvr.ru/photoalbum/118804921/?slide-1 
20 “Rus Donanmasına 40 Yeni Savas Gemisi”, Dnternethaber, 4 Ocak 2014, 
http://www.internethaber.com/rusdonanmasina-40-yeni-savas-gemisi-626633h.htm; Nerdun Hacıoğlu, “Rusya Nükleer Füze Fırlattı”, Hürriyet 
Gazetesi, 10 Eylül 2014, http://www.hurriyet.com.tr/dunya/27176845.asp; 
21 Alp Yüce Kavas, “Rusya’nın Arktik Politikası ve Türkiye”, BİLGESAM makale, 20 Ocak 2014, 
http://www.bilgesam.org/incele/78/-rusya%E2%80%99nin-arktik-politikasi-ve-turkiye/#.VEjavCKsVy0; 
Carolyn Grammling, “Cold Wars : Russia Claims Arctic Land”, Geotimes, August 2007, 
http://www.agiweb.org/geotimes//aug07/article.html?id=WebExtra080107.html 
22 Vytautas Sirijos Gira, “The Significance of The Arctic in Russia’s Foreign Policy : Why Arctic Policy Issues are of Topical Interest to The Baltic States”, European Dialogue, 25.08.2010, 
http://eurodialogue.eu/energy-security/The-significance-of-the-Arctic-in-Russia%E2%80%99s-foreign-policy-why-Arctic-policy-issues-are-of-topical-interest-to-the; Anup Shah, “ Dominance and Change in the Arctic”, Global Issues, 06 June, 2010, 
http://www.globalissues.org/article/740/dominance-in-the-arctic#Manycountriesindisputeovertheregion 
23 Nicholas Breyfogle ve Jeffrey Dunifon, “Russia and Race For The Arctic”, Origins, Vol 5, Issue 11, August 
2012, http://origins.osu.edu/article/russia-and-race-arctic 
24 Çin’in Kuzey Kutbu’na Yönelik Artan Dlgisi”, Milli Güvenlik Kurulu Yayını, 
http://www.mgk.gov.tr/calismalar/calismalar/013_cinin_kuzey_kutbuna_yonelik_ilgisi.pdf, sf.8 
25 Kataryna Zysk,” The Fundamentals of State Policy of The Russian Federation in the Arctic up to 2020 and Beyond”, 
http://www.geopoliticsnorth.org/index.php?option=com_content&view=article&id=84:arctic-strategy-documents&catid=52&showall=&limitstart=2 
26 “Putin’den Savas Emri”, Yeni Safak Gazetesi, 11 Eylül 2014, http://www.yenisafak.com.tr/dunya/putinden-savas-emri-684300 


KAYNAKÇA; 

“ Putin : ABD ve Suudi Arabistan Petrolde Anlasmıs Olabilir”, Taraf Gazetesi, 18 Ekim 2014, 
http://www.taraf.com.tr/haber-putin-abd-ve-suudi-arabistan-petrolde-anlasmis-olabilir-166211/ 
“ Rus Donanması Kuzey Filosu”, Rusya’nın Sesi Radyosu, 30 Temmuz 2013, 
http://turkish.ruvr.ru/photoalbum/118804921/?slide-1 
“Çin’in Kuzey Kutbu’na Yönelik Artan Dlgisi”, Milli Güvenlik Kurulu Yayını, 
http://www.mgk.gov.tr/calismalar/calismalar/013_cinin_kuzey_kutbuna_yonelik_ilgisi.pdf 
“Circum-Arctic Resource Appraisal: Estimates of Undiscovered Oil and Gas North of 
the Arctic Circle,” USGS Fact Sheet 2008-3049, (2008) "90 Billion Barrels of Oil and 1,670 
Trillion Cubic Feet of Natural Gas Assessed in the Arctic", 
http://www.usgs.gov/newsroom/article.asp?ID=1980#.VEjtACKsVy0, 23.07.2008 
“Kuzey Kutbu’ndaki Buzullar Büyüyor”, Radikal Gazetesi, 01.09.2014, 
http://www.radikal.com.tr/cevre/kuzey_kutbundaki_buzullar_buyuyor-1210300 
“Putin’den Savas Emri”, Yeni Safak Gazetesi, 11 Eylül 2014, 
http://www.yenisafak.com.tr/dunya/putinden-savas-emri-684300 
“Rus Donanmasına 40 Yeni Savas Gemisi”, Dnternet haber, 4 Ocak 2014, 
http://www.internethaber.com/rus-donanmasina-40-yeni-savas-gemisi-626633h.htm 
“The Russian Dynamic in the Arctic : Strategic Positioning”, Second Line of Defense, 
http://www.sldinfo.com/the-russian-dynamic-in-the-arctic-strategic-positioning/ 
“Total’in CEO’su Rusya’da Öldü.” Aljazeera Türk Dergisi, 21 Ekim 2014, 
http://www.aljazeera.com.tr/haber/totalin-ceosu-rusyada-oldu 
Anup Shah, “ Dominance and Change in the Arctic”, Global Issues, 06 June, 2010, 
http://www.globalissues.org/article/740/dominance-in-thearctic#Manycountriesindisputeovertheregion, www.arcticsecurity.org/, “Arctic Opening Insecurity and Opportunity”, Adelphi Series, 19 December 2013, sf.5-7; Bkz. 
“Physical/ Geographical Characteristics of The Arctic”, AMAP Arctic Region 1998 
Assessment report, file:///C:/Users/user/Downloads/AAR-Ch02.pdf%20(2).pdf, 
Arctic Region Policy, National Security Presidential Directive, 12 January 2009, 
http://georgewbush-whitehouse.archives.gov/news/releases/2009/01/20090112-3.html 
Carolyn Grammling, “Cold Wars : Russia Claims Arctic Land”, Geotimes, August 2007, 
http://www.agiweb.org/geotimes//aug07/article.html?id=WebExtra080107.html 
Erkan, Yunus, “ Küresel Anlasmazlıklarda Yeni Sorun Arktika Bölgesi”  www.academia.edu.; 
Gurbonov, Igar “Kuzey Kutbu Jeopolitik Savasların Yeni Mahalli mi?”, USGAM, 21.09.2012, 
http://www.usgam.com/tr/index.php?l=800&cid=1313&bolge=0; 
Gurbonov, Igar “Kuzey Kutbu Jeopolitik Savasların Yeni Mahalli mi?”, USGAM, 
21.09.2012, http://www.usgam.com/tr/index.php?l=800&cid=1313&bolge=0 
Joseph Spears, “China and the Arctic: The Awakening Dragon,” China Brief, Vol. 9, Issue 6, 18 March2009, 
http://www.jamestown.org/programs/chinabrief/single/?tx_ttnews[tt_news]=34725&tx_ttnew s[backPid]=25&cHash=1c22119d7c 
Kataryna Zysk,” The Fundamentals of State Policy of The Russian Federation in the Arctic up to 2020 and Beyond”, 
http://www.geopoliticsnorth.org/index.php?option=com_content&view=article&id=84:arctic-strategy-documents&catid=52&showall=&limitstart=2 
Kavas, Alp Yüce, “Rusya’nın Arktik Politikası ve Türkiye”, BDLGESAM makale, 20 Ocak 2014, 
http://www.bilgesam.org/incele/78/-rusya%E2%80%99nin-arktik-politikasi-ve-turkiye/#.VEjavCKsVy0; 
Köni, Hasan, “ Kuzey Kutbu Stratejisi”, 21.yy Türkiye Dergisi, Subat 2014, sf.24-25; 
Mark Nuttall ve Terry V. Callaghan, Arctic, Environment, People, Policy, Harwood Academic Pub, 2000, sf.1-143. 
Michael Wallace ve Steven Staples, “Ridding The Arctic of Nuclear Weapons : A Task Long Overdue”, Canadian Pugwash Group, 2010 
Nerdun Hacıoğlu, “Rusya Nükleer Füze Fırlattı”, Hürriyet Gazetesi, 10 Eylül 2014, 
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/27176845.asp 
Nicholas Breyfogle ve Jeffrey Dunifon, “Russia and Race For The Arctic”, Origins, Vol 5, Issue 11, August 2012, 
http://origins.osu.edu/article/russia-and-race-arctic 
Peter F. Johnson, “Arctic Energy Resources and Global Energy Security”, Journal of Military and Strategic Studies, Vol 12, Issue 2, Winter 2010. 
http://oceans.mit.edu/wp-content/uploads/arctic_energy_security.pdf 
Rebecca Bluitt, “ Cold, Cold War : Putin Talks Though Over US Arctic Rivalry”, ABC NEWS, 5 December, 2013, 
http://abcnews.go.com/Blotter/cold-cold-war-putin-talks-tough-us-artic/story?id=21110178 
Scott G. Borgerson, “The Great Game Moves North,” Foreign Affairs, 25 March 2009. 
http://www.foreignaffairs.com/articles/64905/scott-g-borgerson/the-great-game-moves-north 
Tang Guoqiang, “Arctic Issues and Chinese Stance”, China Institute of International Studies, 4 Mart 2013. 
Vytautas Sirijos Gira, “The Significance of The Arctic in Russia’s Foreign Policy : Why Arctic Policy Issues are of Topical Interest to The Baltic States”, European Dialogue, 25.08.2010, 
http://eurodialogue.eu/energy-security/The-significance-of-the-Arctic-in-Russia%E2%80%99s-foreign-policy-why-Arctic-policy-issues-are-of-topical-interest-to-the 
Yılmaz Nihal ve Çiftçi, Ali. “ Arktika Bölgesi’nin Siyasal Önemi ve Siyasal ve Hukuksal Statüsünün Karsılastırmalı Değerlendirilmesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sayı 31, 2013 Güz, sf 1-16 
http://oaji.net/articles/692-1396261550.pdf 

***

30 Aralık 2016 Cuma

Ryan Mauro: “ Amerika Suriye Muhalefetini Kucaklamalıdır ”



Ryan Mauro: “ Amerika Suriye Muhalefetini Kucaklamalıdır ” 

27 Nisan 2011 















Suriye Uzmanı, Worldthreats.com’un kurucusu, Hristiyan Eylem Ağı’nın Milli Güvenlik danışmanı ve Wikistrat’ın stratejik analisti Ryan Mauro, Suriye’deki mevcut siyasi kriz ile ilgili görüşlerini ORSAM’la paylaştı. 





ORSAM: Öncelikle, Suriye’nin de domino etkisine girmesini bekliyor muydunuz? 26 Mart’ta yazdığınız bir makalede Suriye rejiminin, bölgede protestolara karşı en çok bağışıklığa sahip devlet olduğunu fakat şimdi ise çatışma merkezlerinden biri haline geldiğini belirtmiştiniz. 

Ryan Mauro: Ben Suriye’nin Yasemin Devrimi ile başlayan domino etkisinin bir parçası olacağından emindim. Diğer ülkelerde ayaklanmalara yol açan tüm faktörler Suriye’de fazlasıyla mevcuttu. Rejimin Facebook ve YouTube’u yasaklaması ve her türlü topluluğu derhal dağıtması, rejime biraz zaman kazandırdı. Tek ihtiyaç duyulan sadece bir kıvılcımdı. Önemli bir olay olması ya da bir dizi küçük olayın gittikçe büyüyecek olan eşzamanlı protestolara dönüşmesi gerekiyordu. Bu, Şam’da bir adamın güvenlik güçleri tarafından şiddete maruz kalması sonucu 1500 kişilik bir kalabalığın toplanması ile gerçekleşti. Bundan sonra küçük ama sık gösteriler düzenlendi. Rejim Dera’da devrim yanlısı sloganlar yazdıkları gerekçesiyle iki çocuğu tutukladı ve ondan sonra kibrit tutuştu. Dera’da protestolar başladı ve tüm ülkeye hızla yayıldı. Güvenlik güçleri her ateş ettiğindeprotestolar daha güçlendi. 

ORSAM: Beşar Esad’ın kriz yönetimini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Ryan Mauro: Beşar Esad bu krizi daha kötü yönetemezdi. Hala güvenlik güçlerinin protestoculara ateş ettiğini kabul etmiyor, bunun yerine radikal Selefistleri ve “silahlı grupları” suçluyor. Esad muhalefeti yabancı komplonun parçası olmakla suçladı. Bu her bir protestocuya yöneltilmiş bir hakarettir ve taleplerinin duyulmadığının da açık göstergesidir. Şiddet kullanılması ve tutuklamalar ile protestolar rejim değişikliği ile ilgili bir hal aldı. 

ORSAM: Suriye Ortadoğu’daki en istikrarlı devlet sayılıyordu. Şimdi uluslararası arenada Suriye’nin imajı hakkında ne düşünüyorsunuz? 
Ve eğer Esad iktidarını korursa, dış politikanın olanlardan ne yönde etkileneceğini bekliyorsunuz? 

Ryan Mauro: Eğer Arap Baharı bize bir şey öğrettiyse o da açıkça istikrarlı rejimlerin de aniden sarsılabileceğidir. Tunus Devlet Başkanı Bin Ali de oldukça istikrarlı görülüyordu. Hiç kimse oradan gelecek bir domino etkisini düşünemezdi. Bin Ali gücüne rağmen hızlıca düştü ve bu da bölgedeki tüm halklara ilham kaynağı oldu. Suriye hükümetinin imajı diktatörlük olması nedeniyle kötüydü, ama bazıları İsrail ve Amerika karşıtı duruşunu takdir ediyordu. Şimdi yüzlerce sivil sokaklarda öldürülmüşken kimse rejimi savunamaz. Rejim sadece kendi gücünü koruyabilmek için kadın, çocuk demeden Arapları öldürüyor. Başka bir nedeni yok. Eğer Esad iktidarını 
korursa dış politikasının değişeceğini sanmıyorum. 

Zaten İran rejimi ile dost ve Hamas, Hizbullah ve diğer teröristlerin de sponsoru. Kendi rejimine istikrar kazandırmak gibi yanlış bir inançla, İsrail ile bir çatışmaya girmeye çalışması muhtemeldir. 

ORSAM: Makalelerinizde birçok kez Suriye’de kutlanması gereken bir devrim olduğunu, yerine gelecek hiçbir rejimin Esad rejimi’nden daha kötü olmayacağını yazdınız. Hiçbir endişeniz yok mu? 

Ryan Mauro: Alevilerin, nüfusun yüzde 6 ile 12’si oranında olması nedeniyle mezhepsel çatışma çıkmasını kesinlikle bekliyorum. 
Ama eğer Esad karşıtı bir Alevi iktidara gelirse ve Aleviler temsil edildiklerini hissederlerse, bu çatışmayı engelleyebilir. Gelecek hükümette Müslüman Kardeşlerin de söz hakkı olacak ama bunun çok fark yaratacağını düşünmüyorum. Esad terörü tamamen destekliyor. Müslüman Kardeşler, hükümetteki tek ses olmayacak. Onların gücünü dengeleyecek birçok İslamcı olmayan grup olacak. Dr. Barry Rubin İslamcıların sadece yüzde 15’lik bir nüfusun desteğini alacağını öngörüyor. 

ORSAM: Suriye’deki olaylara ilişkin Amerika’nın tavrına karşı oldukça eleştirel yaklaşıyorsunuz. Sizce Amerika nasıl davranmalı? 


Ryan Mauro: Amerika ve müttefiklerinin Esad rejimine karşı daha güçlü karşı geliyor olmamaları bir şanssızlık. Suriye’nin İran’dan uzaklaştırılabileceği ya da gerçekten reformlara başlayacağı ve Batı’ya yaklaşacağı gibi yanlış düşüncelere inananlar var. Bu, Esad iktidardayken asla olmayacak. Amerika aynı zamanda rejim değişikliğinin getireceği istikrarsızlıktan korkuyor ve Esad’ın düşüşünü destekleyerek emperyalist görünmek istemiyor. 

Başka bir çekince de Amerika’nın muhalefetin meşruiyetine gölge düşürmesi, ama sanıyorum bu çekinceler çok abartılı. Amerika’nın üst düzey Suriyeli yetkililere yaptırım uygulamayı ve şiddeti kınamayı planladığına ilişkin haberler var. Bu iyi ama daha fazlası yapılmalı. 
Suriye büyükelçisi geri çekilmeli. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ile işbirliği yapmadığı için yaptırımlar uygulanmalı. Suriye muhalefeti 
kucaklanmalı. 

ORSAM: Yine makalelerinizde birçok defa değindiğiniz gibi bu süreçte adı geçen bir çok yabancı öğeler var. İsrail medyası İran’ın müdahalesine vurgu yapıyor, Suriye rejimi İsrail ve Müslüman Kardeşleri ya da Selefistleri suçluyor. Bu konudaki gerçek nedir? 

Ryan Mauro: Amerika İran’ın Suriye’ye müdahale ettiğini iddia ediyor ve bu doğru. 21 Mart’ta İran’dan Halep’e silah taşıyan bir gemi Türkiye’de yakalandı. İranlılar rehberlik ve ekipman sağlıyorlar ve Suriye’nin Reform Partisi’ne göre, Esad’ın generalleri, Humus’taki İran Devrim Muhafızları üssüne rapor veriyor. Esad protestoların ardında Selefistler’in olduğu izlenimini vermeye çalışıyor, ama bu bir hile. 

ORSAM: Suriye rejimi şu anda saldırıya geçmiş durumda. Bundan sonra ne olur, nasıl bir son bekliyorsunuz? 

Ryan Mauro: Birkaç senaryo var; Esad rejimi binlerce insanı öldürür ve büyük bir zararın ardından protestolara son verir. Ya da Esad’ın iktidarına son veren bir askeri darbe olabilir. Esad’ın ordusundan bazı gruplar ayrılıp, rejim yanlılarına karşı halkı korumak için savaşabilir. 
Zaten Dera’da Dördüncü ve Beşinci Tümen arasında çatışmalar var. 

ORSAM: Zamanınızı ve görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkürler. 

* Bu Söyleşi ORSAM Ortadoğu Uzman Yardımcısı Selen Tonkuş Kareem tarafından 29 Nisan 2011’de gerçekleştirilmiştir. 
ORSAM 


***

24 Haziran 2016 Cuma

Amerika Fransa’ya Nükleer Saldırı Yapmayı mı Planladı?


Amerika Fransa’ya Nükleer Saldırı Yapmayı mı Planladı?



Yazar: Ümit Özdağ
15 OCAK 2015 PERŞEMBE


         Rusya’nın Kırım yarımadasını işgal etmesinden sonra uluslararası ilişkilerde çok duyulmayan bir kavram olan 3. Dünya Savaşı kavramı daha sık duyulmaya başlandı. Hatta batı ekonomisinin 2008’den buyana devam eden krizi aşmak için bir dünya savaşına ihtiyaç duyduğu şeklinde analizlerin yaygınlaştığı görülüyor. Örneğin Reuters haber ajansına konuşan Global Network Against Weapons in Space adlı kuruluşun sözcüsü Bruce Gagnon ABD Uzak Komutanlığı’nın 2016’da Çin ve Rusya’ya ilk nükleer darbeyi vurmayı planladığını söylüyor.[1] Amerikan Deniz Akademisi hocalarından Professor Nikolas Gvosdev Ukrayna’daki gerilim ile 1914’de Birinci Dünya Savaşı öncesinde süreci birbirine benzetiyor.[2] Eski Sovyet lideri M. Gorbaçov Ukrayna savaşının 3. Dünya Savaşına yol açabileceğini ileri sürüyor.[3] Eski Amerikan Hazine Bakan yardımcısı ve Wal Street Journal’ın editörlerinden  Dr. Paul Craig Roberts, ABD’nin kendisini beğenmiş politikalarının Rusya’yı ABD’ye itaat etmek ile savaş arasında bir tercih yapmaya zorladığını ileri sürüyor.[4] Radikal filozof Naom Chomsky, Ukrayna gerilimin nükleer savaşa yol açabileceğini ifade ediyor.[5] Bu ve benzer yorumların sayısını artırmak çok kolay. Ancak bu yorumlardan hiç birisi 9 Ocak 2015’de Shepard Ambellas isimli Amerikalı gazeteci, film yapımcısı ve alternatif bir bilgi kaynağı olan Intellihub’un yöneticisi sitesine koyduğu “Admin to stage war with Russia, plans nuclear false flag in France to kick it off” başlıklı haber kadar çarpıcı değil. Ancak 2 gün sonra bu hikaye siteden “gösterilen kaynaklardan birisinin doğrulanmadığı” gerekçesi ile geri çekildi. Aşağıda mükemmel bir komplo teorisi gibi görünen bu hikayenin Türkçesini, kaynaklarının ve anlamının sorgulanmasını okuyacaksınız. Metinde bana ait bölümler siyah ile yazılmış, Shepard Ambellas haberinden tercüme edilen bölümler ise kırmızıdır.
         “6 Aralık 2014 sabah erken saatlerde Fransa Cumhurbaşkanı Hollande Paris'e giderken esas uçuş planını değiştirdi ve Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’den Vnukova Uluslararası Havalanındaki Faraday cemberine alınmış olan bina acil ve özel bir görüşme yapmak isteyerek Rusya’ya uçtu.  (Kaynak: Hollande to meet Putin in surprise Moscow visit: reports—Deutsche Welle; Kaynağın doğruluğunu kabul edebiliriz. Uluslararası saygınlığı olan bir kaynak. Üstelik sadece Deutsch Welle değil, başka haber ajansları da haberi veriyor.)
         Ancak burada okuyucuya bildirilmeyen husus Fransız Cumhurbaşkanı Hollande’nin Kazakistan’dan Paris’e uçarken Moskova’ya uçağını yönelttiğidir. Üstelik bu uluslararası ilişkilerde kullanılan bir yoldur. Bir çok başbakan veya cumhurbaşkanı uçak havalandıktan sonra bu yola başvurmaktadır. Fransa için de bir uçuş sırasında Paris’e yönelmek ile Kazakistan’dan kalkıp Moskova üzerinden uçarken Moskova’ya inmek çok farklı iki haber ve anlam taşır. Yazıyı yazan bilinçli bir şekilde Hollande’nin Kazakistan’dan döndüğünü gizlemiştir. (Haber kaynağım:
 http://www.lemonde.fr/europe/article/2014/12/06/rencontre-imprevue-entre-hollande-et-poutine-a-l-aeroport-de-moscou_4535783_3214.html   )
         Moskova’ya ulaştığında “belirgin şekilde perişan görünen” Fransız Cumhurbaşkanı korumaları ve kurmayları ile birlikte hızla Vnukovo Havaalanının 2. Terminalinde bulunan ve elektronik ve uydu dinlemesine karşı güvenli olan sağır odaya Rus Başkanı Vladimir Putin ile görüşmek üzere girdi. (Hollande’nin perişan göründüğünü herhalde Rus bir kaynak söylüyor ancak bu bilgi doğrulayıcı açık kaynaklarda hiçbir bilgi bulmak mümkün değil.Habere dramatik bir boyut katmak amacı ile eklenmiş bir makyaj bilgi olabilir.Üstelik Le Monde gazetesindeki fotoğraf böyle bir bitkinlik göstermemektedir.)
         Putin ve güvenlik danışmanları ulaştığında Fransız Cumhurbaşkanı Hollanda Putin’e Fransız Savunma Bakanlığı tarafından elde edilen Fransa’ya yapılması planlanan bir nükleer saldırı ile ilgili şok edici detayları paylaştı. Hollande, Obama Yönetiminin Fransa’ya bir nükleer saldırı düzenlemeyi ve bunu Rus saldırısı gibi göstermeyi planladığını aktardı.(Bunun teknolojik olarak mümkün olduğunu konu uzmanları söyledi. Radarda yapılacak bir manipulasyon ile saldırının ABD’den değil, Rusya’dan geldiği etkisini-iz oluşturarak- yaratmak mümkünmüş.) Fransız Cumhurbaşkanı ABD’nin bu saldırıyı Rusya ile savaş için bir neden olarak kullanacağı korkusunun altını çizdi. Hollande, Rusya’nın ABD nükleer saldırısına nükleer saldırı ile cevap vermesinin 3. Dünya Savaşını çıkaracağını söyleyerek, Rusya’nın bu saldırıya cevap vermemesini rica etti.
         Konuşmanın içeriğinin nereden geldiği konusunda herhangi bir kaynak verilmemiş. Oysa Le Monde ve diğer Fransız gazetelerinde görüşmelerin konusunun Ukrayna olduğu haberi var. Hollande Putin’den Ukrayna’da gerilimin düşmesi için önce bazı açıklamalarda bulunmasını sonra bazı adımlar atmasını rica ediyor. Putin de Fransa’nın konuya ilgi göstermesinden memnuniyetini dile getiriyor. Üstelik toplantıdan sonra her iki lider ayrı ayrı basın toplantısı yapıyorlar.  
         Halen açık olmayan husus Fransız Cumhurbaşkanının  Rusya’ya karşı başlatılması planlanan saldırıya Rusya’nın cevap vermesini engellemek için Obama ile işbirliği içinde ikili oynayıp oynamadığı. Bununla birlikte şimdilik bütün belirtiler Obama Yönetiminin planladığı saldırının bütün insanlığı dramatik şekilde tehlikeye atacağı.(Fransız Cumhurbaşkanı’nın neden ikili oynadığının sorgulanmasına neden olacak bir veri yok.)
         Raporlara göre bu toplantıdan sonra Putin derhal gelişmiş  S-400 ve Pantsir-S 1 karadan havaya füze sistemlerinin ve bir Kasta radar sisteminin Moskova’nın savunmasını güçlendirmek amacı ile şehrin etrafına yerleştirilmesi emrini verdi. (Kaynak: Reuters, 8 Aralık 2014 Russia displays air defense systems amid Ukraine tensions)
         Esasen komplo teorisinin kalbi bu bilgi. Komplo teorisini ortaya atan bu somut veri etrafında bir olaylar ağı kurguluyor. Oysa, bu şekli ile Hollande’ın ziyareti ile Moskova’nın etrafına füze savunma sistemlerinin yerleştirilmesi arasında herhangi bir bağ yok.
         Şok edici toplantı Amerikan Temsilciler Meclisi’nin H.R. 758 ile Rusya ile savaş yolunu açmasından bir gün sonra gerçekleşmişti. Aslında yapbozun anahtar parçası Global Research adlı web sitesinde Prof Michel Chossudovsky büyük ölçüde çözmüştü. Michel Chossudovsky şöyle demektedir: “Amerika sefere hazır. Pentagon 10 seneden beri 3. Dünya Savaşı senaryosu üzerinde çalışırken, şimdi Rusya’ya karşı bir askeri harekat operasyonel seviyede hazırlandı. Keza hem Senato hem Temcilciler Meclisi Rusya’ya karşı bir savaş başlatmanın meşruluğunu sağlayacak yasal düzenlemeyi yaptılar. Söz konusu olan “Soğuk Savaş” değil. Soğuk Savaş döneminin güvencelerinden hiçbirisi geçerli değil. Doğu-Batı arasındaki diplomaside yoğun savaş propagandasından dolayı bir kopma yaşanıyor. Diğer yandan Birleşmiş Milletler Batılı askeri ittifak tarafından işlenen yaygın savaş suçlarına gözlerini kapatıyor. 4 Aralık’ta Amerikan Temsilciler Meclisi’nin önemli bir kanuni düzenlemeyi (H.Res. 758) kabul etmesi ile (Senato’nun da onayını beklemektedir) Amerikan Başkanı'na ve başkomutana Kongre’nin onayı olmadan Rusya ile askeri çatışmaları başlatma yetkisi vermektedir. Küresel güvenlik tehlikededir. Yüz milyonlarca insanın yaşamlarını etkileyecek bu tarihi oylama medya tarafından izlenmemiştir. Tam bir medya karartması hakimdir. Dünya tehlikeli bir yol ayrımındadır. Moskova ABD-NATO tehdidine cevap vermiştir. Sınırları tehdit edilmektedir. 3 Aralık’ta Rusya Savunma Bakanlığı bir savaş durumunda yönetimi devralacak yeni bir askeri-politik yapının kuruluşunu açıklamıştır.”
         Burada verilen kaynak uluslararası ilişkilerde alternatif ve muhalif olarak tanınan Kanada merkezli www.globalresearch.ca adlı sitede 5 Aralık’ta yani Hollande’ın Rusya’ya seyahetinden bir gün önce yayınlanan “America is on a “Hot War Footing”: House Legislation Paves the Way for War with Russia?” adlı yazısıdır. Prof Michel Chossudovsky, Ottowa Üniversitesinde ekonomi profesörü ve sitenin kurucularından birisidir. Akademik geçmişi ve siyasal  deneyimleri bu kişiyi ciddiye alınması gereken bir kaynak haline getirmektedir. 
  
          Ancak Prof. Chossudovsky ne kadar yetkin olur ise olsun yorumladığı  Karar 758 gerçekten Rusya’yı sert bir şekilde eleştirmekle birlikte Amerikan Başkanı'na Rusya’ya Kongre’nin onayı olmadan savaş açma yetkisi vermemektedir. Esasen bu Amerikan Anayasası'na da aykırı olacağı için verilmesi mümkün değildir.
         Kongre üyesi Ron Paul H.R. 758 ile ilgili derin endişelerini ifade etmiş, kararın “ihtiyatsız” ve Rusya’ya savaş ilan eden bir karar olduğunu iddia etmiştir. Paul, Kongre’nin neo-conların dahi yüzünü kızartacak bir savaş propagandası yaptığı söyleyerek alay etmiş ve Kongre’yi Rusya ile tamamen imha ile bitecek 3. Dünya Savaşı’nın tahrik etmek ile suçlamıştır. Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiğinin herhangi bir kanıtının ortaya koyulamadığı iddia edilmiştir. Aksine Amerikan Dış İşleri Bakanlığı yetkililerinin tapelerinin Ukrayna’daki Amerikan Büyükelçisi'nin hükümeti devirmek için girişimde bulunduğu ve Amerikan Dış İşleri Bakan yardımcısı Victoria Nuland’ın Ukrayna’da rejim değişikliği için 5 milyon Dolar harcandığını söyleyerek övündüğü Inquisitr tarafından aktarılmıştır. Paul, “Karar 3. Dünya Savaşının yolunu açmaktan başka bir şey değildir” diye devam etmiştir. (Kaynak: World War 3: U.S. Congress ‘Declares War’ On Vladimir Putin And Russia Over Ukraine, Claims Ron Paul — Inquisitr)
         Amerikan Kongre Üyesi Ron Paul karar 758’i sert bir dille eleştirmiştir. Ancak onun eleştirisinde de Amerikan Anayasası'nın ihlal edilerek Başkan Obama’ya Rusya’ya Kongre’den yetki almadan savaş ilan etme yetkisi verdiğine dair bir eleştiri yok. Ve haberin en son paragrafı gerçekten çok kötü bir komplo teorisi ile bitmektedir:
        “Daha da kötüsü, “Rusya yanlısı bir gazete MH17 sayılı uçuşu yapan uçağın Vladimir Putin’e suikast yapmak amacı ile vurulduğunu ve bunun Ukrayna krizini sona erdirmek için bazı eski Amerikalı yetkililer tarafından önerildiğini iddia etmiştir. Aynı zamanda Putin, batı dünyasının ekonomik ambargo ile Rusya’yı imha etmeyi amaçlandığını ileri sürmektedir.”
         Makale burada sona eriyor. İlk bakışta nefes kesecek kadar heyecan verici bir haberin kısa bir kaynak kontrolu yaptıktan sonra aslında ne kadar çürük olduğu meydana çıkıyor. Bu haberi bu şekilde ayrıntılı ele almamızın nedeninin internette her gün bu tür bir çok komplo teorisinin dolaşması ve insanların genellikle okuyup inanarak geçmesidir. Oysa, okuyup inanmak yerine yapılması gereken sorgulamak olmalıdır.   

Haberin İngilizce Orijinal Metni

FRENCH PRESIDENT FRANÇOIS HOLLANDE CALLED FOR EMERGENCY MEETING WITH RUSSIAN PRESIDENT VLADIMIR PUTIN, WARNING PUTIN OF AN IMPENDING NUCLEAR ATTACK ON FRANCE THAT WOULD BE BLAMED ON RUSSIA
BY SHEPARD AMBELLAS (INTELLIHUB) — Saturday, Dec. 6, 2014, early in the morning, French President Hollande, on route to Paris, deviated his original flight plan, requesting Moscow for an immediate and urgent private meeting with Russian President Vladimir Putin in a Faraday building on site at Vnukovo International Airport (VIA).
Upon arrival the “visibly distraught” French President, along with his security and staff, were quickly ushered into a “safe room” located in VIA’s Terminal 2 for a secure meeting with Russian President Vladimir Putin, free of any electronic or satellite surveillance.Once Putin and his security entourage arrived, French President Hollande gave Putin shocking details obtained by the French Ministère de la Défense (DGSE) of a planed nuclear false flag attack on France, to be staged by the Obama Administration, that would be blamed on Russia, according to at least one report. The French President went on to highlight his fears that outcome of this attack would give the U.S. grounds to go to war with Russia.Hollande further expressed concern that Russia would retaliate against the U.S. via nuclear strike, possibly kicking of World War III, pleading for Putin not to retaliate.However, at this time it is unclear if the French President is working in tandem with the Obama regime on the planned staged attack in an attempt to thwart Russia from retaliating against the U.S.. Although at this time all indications show that the planned false flag attack by the Obama Administration may be genuine and drastically dangerous for all inhabitants of the world. Reports conclude, after the rushed meeting took place, Putin ordered the immediate deployment of advanced “S-400 ‘Triumph’ and Pantsir-S1 surface-to-air missile systems”, as well a “Kasta radar station” into Moscow strengthening the city’s defense capabilities. Shockingly this meeting came only one day after U.S. House legislation (H.R. 758) paved the way for war with Russia. In fact a key piece of the puzzle was reported by Global Research’s Prof Michel Chossudovsky reading in part: “  America is on a war footing.  While, a World War Three Scenario has been on the drawing board of the Pentagon for more than ten years, military action against Russia is now contemplated at an “operational level”. Similarly, both the Senate and the House have introduced enabling legislation which provides legitimacy to the conduct of a war against Russia.We are not dealing with a “Cold War”. None of the safeguards of the Cold War era prevail. There has been a breakdown in East-West diplomacy coupled with extensive war propaganda. In turn the United Nations has turned a blind eye to extensive war crimes committed by the Western military alliance.  The adoption of a major piece of legislation by the US House of Representatives on December 4th (H. Res. 758)  would provide (pending a vote in the Senate) a de facto green light to the US president and commander-in-chief to initiate –without congressional approval– a process of military confrontation with Russia. 
Global security is at stake. This historic vote –which potentially could affect the lives of hundreds of millions of people Worldwide– has received virtually no media coverage. A total media blackout prevails.   The World is at a dangerous crossroads. Moscow has responded to US-NATO threats. Its borders are threatened.  On December 3, the Ministry of Defence of the Russian Federation announced the inauguration of a new military-political entity which would take over in the case of war.
U.S. Congressman Ron Paul expressed his deep concern about H.R. 758, claiming the resolution is “reckless” and essentially declares war on Russia.
Paul derides the legislation as “war propaganda that should have made even neocons blush,” and scolds the House for provoking World War 3 “with Russia that could result in total destruction.” It’s claimed that no evidence of a Russian invasion of Ukraine has been offered, and instead highlights “the tapes of state department officials plotting with the U.S. Ambassador in Ukraine to overthrow the government, which includes “U.S. Assistant Secretary of State Victoria Nuland bragging that the U.S. spent $5 billion on regime change in Ukraine.”, as reported by the Inquisitr. Paul went on to say ‘the resolution does nothing more than pave the way for WWIII’.
To make matters worse a “pro-Russian newspaper is claiming that Flight MH17 was shot down in an attempt to assassinate Vladimir Putin, an idea that has been seriously proposed as a solution to the Ukraine crisis by former U.S. government officials. Meanwhile, Vladimir Putin claims sanctions by the western world are an attempt to destroy Russia.”, reported the Inquisitr.

H/T: Texas101
Other Sources
Hollande to meet Putin in surprise Moscow visit: reports — DW
Russia displays air defense systems amid Ukraine tensions — Yahoo News
World War 3: U.S. Congress ‘Declares War’ On Vladimir Putin And Russia Over Ukraine, Claims Ron Paul — Inquisitr
France Warns Russia of U.S. False Flag Nuke Attack in Urgent Meeting — YouTube
About the author:
shepard bio photoShepard Ambellas is the founder, editor-in-chief of Intellihub News and the maker of SHADE the Motion Picture. You can also find him on Twitter and Facebook. Shepard also appears on the Travel Channel series America Declassified. You can also listen to him on Coast To Coast AM with hosts, both, George Noory on “Chemtrails” and John B. Wells on the “Alternative Media Special“. Shepard Ambellas has also been featured on the Drudge Report, the largest news website in the entire world, for his provocative coverage of the Bilderberg Group.
For media inquires, interviews, questions or suggestions for this author, email:shepard@intellihub.com.

Bill Text
113th Congress (2013-2014)
H.RES.758.IH
H.RES.758 — Whereas upon entering office in 2009, President Barack Obama announced his intention to `reset’ relations with the Russian Federation, which was described by former United States Ambassador… (Introduced in House – IH)
HRES 758 IH
113th CONGRESS
2d Session
H. RES. 758
Strongly condemning the actions of the Russian Federation, under President Vladimir Putin, which has carried out a policy of aggression against neighboring countries aimed at political and economic domination.
IN THE HOUSE OF REPRESENTATIVES
November 18, 2014
Mr. KINZINGER of Illinois submitted the following resolution; which was referred to the Committee on Foreign Affairs
RESOLUTION
Strongly condemning the actions of the Russian Federation, under President Vladimir Putin, which has carried out a policy of aggression against neighboring countries aimed at political and economic domination.
Whereas upon entering office in 2009, President Barack Obama announced his intention to `reset’ relations with the Russian Federation, which was described by former United States Ambassador to Russia Michael McFaul as a policy to `engage with Russia to seek agreement on common interests’, which included the negotiation of the Strategic Arms Reduction Treaty (New START) in which the United States agreed to major reductions in its nuclear forces;
Whereas the Russian Federation has responded to this policy with openly anti-American rhetoric and actions and with armed aggression against United States allies and partner countries, including Ukraine and the Republic of Georgia;
Whereas the Russian Federation has subjected Ukraine to a campaign of political, economic, and military aggression for the purpose of establishing its domination over the country and progressively erasing its independence;
Whereas the Russian Federation’s invasion of, and military operations on, Ukrainian territory represent gross violations of Ukraine’s sovereignty, independence, and territorial integrity and a violation of international law, including the Russian Federation’s obligations under the United Nations Charter;
Whereas the Russian Federation’s forcible occupation and illegal annexation of Crimea and its continuing support for separatist and paramilitary forces in eastern Ukraine are violations of its obligations under the 1994 Budapest Memorandum on Security Assurances, in which it pledged to respect the independence and sovereignty and the existing borders of Ukraine and to refrain from the threat or use of force against the territorial integrity or political independence of Ukraine;
Whereas the Russian Federation has provided military equipment, training, and other assistance to separatist and paramilitary forces in eastern Ukraine that has resulted in over 4,000 civilian deaths, hundreds of thousands of civilian refugees, and widespread destruction;
Whereas the Ukrainian military remains at a significant disadvantage compared to the armed forces of the Russian Federation in terms of size and technological sophistication;
Whereas the United States strongly supports efforts to assist Ukraine to defend its territory and sovereignty against military aggression by the Russian Federation and by separatist forces;
Whereas the terms of the ceasefire specified in the Minsk Protocol that was signed on September 5, 2014, by representatives of the Government of Ukraine, the Russian Federation, and the Russian-backed separatists in the eastern area of the Ukraine have been repeatedly violated by the Russian Federation and the separatist forces it supports;
Whereas separatist forces in areas they controlled in eastern Ukraine prevented the holding of elections on May 25, 2014, for a new President of Ukraine and on October 26, 2014, for a new Rada, thereby preventing the people of eastern Ukraine from exercising their democratic right to select their candidates for office in free and fair elections;
Whereas, on November 2, 2014, separatist forces in eastern Ukraine held fraudulent and illegal elections in areas they controlled for the supposed purpose of choosing leaders of the illegitimate local political entities they have declared;
Whereas the Russian Federation has recognized the results of the illegal elections and continues to provide the military, political, and economic support without which the separatist forces could not continue to maintain their areas of control;
Whereas the reestablishment of peace and security in Ukraine requires the full withdrawal of Russian forces from Ukrainian territory, the resumption of the government’s control over all of the country’s international borders, the disarming of the separatist and paramilitary forces in the east, an end to Russia’s use of its energy exports and trade barriers to apply economic and political pressure, and an end to Russian interference in Ukraine’s internal affairs;
Whereas Malaysia Airlines Flight 17, a civilian airliner, was destroyed by a Russian-made missile provided by the Russian Federation to separatist forces in eastern Ukraine, resulting in the loss of 298 innocent lives;
Whereas the Russian Federation has used and is continuing to use coercive economic measures, including the manipulation of energy prices and supplies, as well as trade restrictions, to place political and economic pressure on Ukraine;
Whereas military forces of the Russian Federation and of the separatists it controls have repeatedly violated the terms of the ceasefire agreement announced on September 5, 2014;
Whereas the Russian Federation invaded the Republic of Georgia in August 2008, continues to station military forces in the regions of Abkhazia and South Ossetia, and is implementing measures intended to progressively integrate these regions into the Russian Federation;
Whereas the Russian Federation continues to subject the Republic of Georgia to political and military intimidation, economic coercion, and other forms of aggression in an effort to establish its control of the country and to prevent Georgia from establishing closer relations with the European Union and the United States;
Whereas the Russian Federation continues to station military forces in the Transniestria region of Moldova;
Whereas the Russian Federation continues to provide support to the illegal separatist regime in the Transniestria region of Moldova;
Whereas the Russian Federation continues to subject Moldova to political and military intimidation, economic coercion, and other forms of aggression in an effort to establish its control of the countries and to prevent efforts by Moldova to establish closer relations with the European Union and the United States;
Whereas under the terms of the Intermediate-Range Nuclear Forces Treaty (INF), a flight-test or deployment of any INF-banned weapon delivery vehicle by the Russian Federation constitutes a violation of the INF Treaty;
Whereas, on July 29, 2014, the United States Department of State released its report on the Adherence to and Compliance with Arms Control, Nonproliferation, and Disarmament Agreements and Commitments, as required by Section 403 of the Arms Control and Disarmament Act, for calendar year 2013, which found that, `[t]he United States has determined that the Russian Federation is in violation of its obligations under the INF Treaty not to possess, produce, or flight-test a ground-launched cruise missile (GLCM) with a range capability of 500 km to 5,500 km, or to possess or produce launchers of such missiles’;
Whereas according to reports, the Government of the Russian Federation has repeatedly engaged in the infiltration of, and attacks on, computer networks of the United States Government, as well as individuals and private entities, for the purpose of illicitly acquiring information and disrupting operations, including by supporting Russian individuals and entities engaged in these actions;
Whereas the political, military, and economic aggression against Ukraine and other countries by the Russian Federation underscores the enduring importance of the North Atlantic Treaty Organization (NATO) as the cornerstone of collective Euro-Atlantic defense;
Whereas the United States reaffirms its obligations under the North Atlantic Treaty, especially Article 5 which states that `an armed attack against one or more’ of the treaty signatories `shall be considered an attack against them all’;
Whereas the Russian Federation is continuing to use its supply of energy as a means of political and economic coercion against Ukraine, Georgia, Moldova, and other European countries;
Whereas the United States strongly supports energy diversification initiatives in Ukraine, Georgia, Moldova, and other European countries to reduce the ability of the Russian Federation to use its supply of energy for political and economic coercion, including the development of domestic sources of energy, increased efficiency, and substituting Russian energy resources with imports from other countries;
Whereas the Russian Federation continues to conduct an aggressive propaganda effort in Ukraine in which false information is used to subvert the authority of the legitimate national government, undermine stability, promote ethnic dissension, and incite violence;
Whereas the Russian Federation has expanded the presence of its state-sponsored media in national languages across central and western Europe with the intent of using news and information to distort public opinion and obscure Russian political and economic influence in Europe;
Whereas expanded efforts by United States international broadcasting across all media in the Russian and Ukrainian languages are needed to counter Russian propaganda and to provide the people of Ukraine and the surrounding regions with access to credible and balanced information;
Whereas the Voice of America and Radio Free Europe/Radio Liberty (RFE/RL), Incorporated continue to represent a minority market share in Ukraine and other regional states with significant ethno-linguistic Russian populations who increasingly obtain their local and international news from Russian state-sponsored media outlets;
Whereas the United States International Programming to Ukraine and Neighboring Regions Act of 2014 (Public Law 113-96) requires the Voice of America and RFE/RL, Incorporated to provide programming content to target populations in Ukraine and Moldova 24 hours a day, 7 days a week, including at least 8 weekly hours of total original video and television content and 14 weekly hours of total audio content while expanding cooperation with local media outlets and deploying greater content through multimedia platforms and mobile devices; and
Whereas Vladimir Putin has established an increasingly authoritarian regime in the Russian Federation through fraudulent elections, the persecution and jailing of political opponents, the elimination of independent media, the seizure of key sectors of the economy and enabling supporters to enrich themselves through widespread corruption, and implementing a strident propaganda campaign to justify Russian aggression against other countries and repression in Russia, among other actions: Now, therefore, be it
Resolved,
That the House of Representatives–
(1) strongly supports the efforts by President Poroshenko and the people of Ukraine to establish a lasting peace in their country that includes the full withdrawal of Russian forces from its territory, full control of its international borders, the disarming of separatist and paramilitary forces eastern Ukraine, the adoption of policies to reduce the ability of the Russian Federation to use energy exports and trade barriers as weapons to apply economic and political pressure, and an end to interference by the Russian Federation in the internal affairs of Ukraine;
(2) affirms the right of Ukraine, Georgia, Moldova, and all countries to exercise their sovereign rights within their internationally recognized borders free from outside intervention and to conduct their foreign policy in accordance with their determination of the best interests of their peoples;
(3) condemns the continuing political, economic, and military aggression by the Russian Federation against Ukraine, Georgia, and Moldova and the continuing violation of their sovereignty, independence, and territorial integrity;
(4) states that the military intervention by the Russian Federation in Ukraine–
(A) is in breach of its obligations under the United Nations Charter;
(B) is in violation of the 1994 Budapest Memorandum on Security Assurances in which it pledged to respect the independence, sovereignty, and existing borders of Ukraine and to refrain from the threat of the use of force against the territorial integrity or political independence of Ukraine; and
(C) poses a threat to international peace and security;
(5) calls on the Russian Federation to reverse its illegal annexation of the Crimean peninsula, to end its support of the separatist forces in Crimea, and to remove its military forces from that region other than those operating in strict accordance with its 1997 agreement on the Status and Conditions of the Black Sea Fleet Stationing on the Territory of Ukraine;
(6) calls on the President to cooperate with United States allies and partners in Europe and other countries around the world to refuse to recognize the illegal annexation of Crimea by the Russian Federation;
(7) calls on the Russian Federation to remove its military forces and military equipment from the territory of Ukraine, Georgia, and Moldova, and to end its political, military, and economic support of separatist forces;
(8) calls on the Russian Federation and the separatist forces it controls in Ukraine to end their violations of the ceasefire announced in Minsk on September 5, 2014;
(9) calls on the President to cooperate with United States allies and partners in Europe and other countries around the world to impose visa bans, targeted asset freezes, sectoral sanctions, and other measures on the Russian Federation and its leadership with the goal of compelling it to end its violation of Ukraine’s sovereignty and territorial integrity, to remove its military forces and equipment from Ukrainian territory, and to end its support of separatist and paramilitary forces;
(10) calls on the President to provide the Government of Ukraine with defense articles, services, and training required to effectively defend its territory and sovereignty;
(11) calls on the President to provide the Government of Ukraine with appropriate intelligence and other relevant information to assist the Government of Ukraine to defend its territory and sovereignty;
(12) calls on North Atlantic Treaty Organization (NATO) allies and United States partners in Europe and other nations around the world to suspend all military cooperation with Russia, including prohibiting the sale to the Russian Government of lethal and non-lethal military equipment;
(13) reaffirms the commitment of the United States to its obligations under the North Atlantic Treaty, especially Article 5, and calls on all Alliance member states to provide their full share of the resources needed to ensure their collective defense;
(14) urges the President, in consultation with Congress, to conduct a review of the force posture, readiness, and responsibilities of United States Armed Forces and the forces of other members of NATO to determine if the contributions and actions of each are sufficient to meet the obligations of collective self-defense under Article 5 of the North Atlantic Treaty and to specify the measures needed to remedy any deficiencies;
(15) urges the President to hold the Russian Federation accountable for violations of its obligations under the Intermediate-Range Nuclear Forces (INF) Treaty and to take action to bring the Russian Federation back into compliance with the Treaty;
(16) urges the President to conduct a review of the utility of the INF Treaty in securing United States interests and the consequences for the United States of withdrawing from the Treaty if the Russian Federation does not return to compliance with its provisions;
(17) calls on Ukraine, the European Union, and other countries in Europe to support energy diversification initiatives to reduce the ability of the Russian Federation to use its supply of energy as a means of applying political and economic pressure on other countries, including by promoting increased natural gas and other energy exports from the United States and other countries;
(18) urges the President to expedite the United States Department of Energy’s approval of liquefied natural gas exports to Ukraine and other European countries;
(19) calls on the President and the United States Department of State to develop a strategy for multilateral coordination to produce or otherwise procure and distribute news and information in the Russian language to countries with significant Russian-speaking populations which maximizes the use of existing platforms for content delivery such as the Voice of America and Radio Free Europe/Radio Liberty (RFE/RL), Incorporated, leverages indigenous public-private partnerships for content production, and seeks in-kind contributions from regional state governments;
(20) calls on the United States Department of State to identify positions at key diplomatic posts in Europe to evaluate the political, economic, and cultural influence of Russia and Russian state-sponsored media and to coordinate with host governments on appropriate responses;
(21) calls upon the Russian Federation to seek a mutually beneficial relationship with the United States that is based on respect for the independence and sovereignty of all countries and their right to freely determine their future, including their relationship with other nations and international organizations, without interference, intimidation, or coercion by other countries; and
(22) calls for the reestablishment of a close and cooperative relationship between the people of the United States and the Russian people based on the shared pursuit of democracy, human rights, and peace among all nations.-
https://www.congress.gov/bill/113th-congress/house-resolution/758                                                      


[1]http://www.inquisitr.com/1280940/world-war-3-united-states-space-command-plans-nuclear-weapons-first-strike-on-russia-and-china-for-ww3/
[2]http://www.valuewalk.com/2014/09/world-war-3-already-underway/
[3]http://www.worldwar3news.com/
[4]http://www.paulcraigroberts.org/2014/11/23/opening-gates-world-war-iii-paul-craig-roberts/
[5]http://www.inquisitr.com/1595955/world-war-3-russian-nuclear-war-u-s-nato-ukraine-noam-chomsky/

*****