30 Haziran 2019 Pazar

25 ARALIK OPERASYONU ERDOĞAN BAYRAKTAR ALİ AGAOĞLU FEZLEKESİ., BÖLÜM 1

25 ARALIK OPERASYONU ERDOĞAN BAYRAKTAR ALİ  AĞAOĞLU FEZLEKESİ., BÖLÜM 1

Ali AĞAOĞLU.,  MASLAK 1453 Projesi.,


Ali AĞAOĞLU.,  MASLAK 1453 Projesi.,
Muharebe Elektronik Şube Müdürlüğüne 18.09.2012 tarihinde gelen mail ihbarında özetle; Ali AĞAOĞLU’nun devletten ucuza aldığı arazileri imara açtırdığını, emsal değerlerini yükselterek veya dikkate almayarak bu arazilerden inanılmaz paralar kazandığını, Maslak projesinde emsal değerinin 2.20 ve toplam inşaat hakkının 550.000 metrekare civarında olmasına rağmen bu projede toplam 680.000 metrekarelik alanın işgal edildiği, Ali AĞAOĞLU’nun bu usulsüzlüklerin ortaya çıktığında zarar görmemek için Sadık( Sadık SOYLU ) ve Abdullah( Abdullah Oğuz BAYRAKTAR) isimli şahıslar aracılığıyla olayı kapatmaya çalıştığı belirtilmiştir.

Yapılan ilk çalışmalarda; İhbara konu “Ağaoğlu Maslak 1453” isimli projenin, Emlak Konut GYO tarafından “Hasılat paylaşımı” yöntemiyle ihale edilen 
Maslak Ayazağa’da bulunan Fatih Ormanları ve Park Orman’ın bitişiğindeki 241 dönümlük arsaya yapıldığı, arsanın 2010 imar planıyla ilgili Türkiye Mimarlar 
ve Mühendisler Odası (TMMOB) İstanbul Şubesi tarafından iptal davasının açıldığı, İstanbul 8. İdare Mahkemesi tarafından da söz konusu imar planının 
“Şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun bulunmaması” gerekçesiyle iptal edildiği tespit edilmiştir.  


Maslak 1453 projesi, halen 2011 yılında yeniden yapılan imar planına göre yürütülmekte olup bu plan ile ilgili de açılan iptal davasının yargılamasının devam ettiği görülmüştür. İhbarda belirtilen usulsüzlüklerin tüm yönleriyle ortaya çıkartılabilmesi için Soruşturma No:2012/125043 sayıya kayden soruşturma açılarak çalışmalara başlanmıştır. 

Teknik takip destekli yapılan çalışmalarda; Ali AĞAOĞLU’nun, Maslak 1453 projesinin yanı sıra başka projelerindeki usulsüzlüklerin de göz ardı edilmesi ve 
haksız kazancını daha da artırmak amacıyla Eski Çekmeköy Belediye Başkanı Hüseyin Avni SİPAHİ liderliğindeki Çevre ve Şehircilik Bakanlığında odaklanan 
suç örgütüne müracaat ettiği tespit edilmiş, çalışmalar söz konusu suç örgütünün yapısının ve suç faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik genişletilmiştir. 

Çalışmalar genişletildiğinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığında büyük bir etkinliği olan sözkonusu suç örgütünün İşadamı Ali AĞAOĞLU’nun başta olmak üzere, 
Osman AĞCA, Emrullah TURANLI gibi birçok inşaat firması sahibi işadamı ile sıkı bir irtibat içerisinde olduğu, bu kişilerin usulsüz projelerine onay verdiği 
belirlenmiştir.

Örgütün liderliğini yapmakta olan Hüseyin Avni SİPAHİ’nin, herhangi bir resmi kimliği bulunmamasına rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan BAYRAKTAR 
ile samimi ilişki içerisinde olduğu, örgütün yönetici kadrosunda bulunan Sadık SOYLU’nun ise Bakan danışmanı olduğu, Abdullah Oğuz BAYRAKTAR’ın ise 
Bakanın oğlu olması nedeniyle, söz konusu suç örgütünün Çevre ve Şehircilik Bakanlığında büyük bir etkinliğinin ve nüfuzunun olduğu anlaşılmıştır. 
Belirtilen nedenlerle birçok işadamının normal şartlarda imar izni alamayacakları projeler için suç örgütüne müracaat ettiği,  suç örgütünün ise çok kısa bir 
süre içerisinde usulsüz projelere onay alınmasını sağladığı görülmüştür.  

Hüseyin Avni SİPAHİ liderliğindeki suç örgütünün Çevre ve Şehircilik Bakanlığındaki etkinliğini kullanarak; 

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ihalelerini kazanan bazı inşaat şirketlerinin projelerindeki usulsüzlüklerine göz yumulması veya projelerini yapacakları arsaların imar planlarının istedikleri şekilde hazırlanmasını sağladıkları,
Yerel idareler tarafından (İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İlçe Belediyeleri) onaylanmayan veya onaylanması mümkün olmayan imar plan değişikliklerini bazı yöntemler kullanarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yetki alanına soktukları, sonrasında ise kamu kurumlarındaki örgüt üyeleri aracılığıyla ayrıcalıklı bir şekilde kişiye özel imar planları hazırlattıkları,
Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurullarına gelen plan tadilatı dosyalarına müdahale ettikleri, kurullarda görevli komisyon üyelerine baskı yaparak yönlendirerek, RÜŞVET vererek,  veya gerçeğe aykırı rapor düzenleyerek korunması gerekli tescilli yapıların bulunduğu arsaları, doğal sit alanlarını ve yeşil alanlar ile Boğaziçinde koruma altına alınan alanları imara açtırdıkları tespit edilmiştir.

Yukarıda belirtilen illegal faaliyetleri gerçekleştirebilmek için örgütün aşağıdaki yöntemleri kullandıkları tespit edilmiştir.
 Bu kapsamda;
Suç örgütünün yerel idarenin yetki alanında olan ve olumlu sonuçlanma durumu olmayan kişiye özel imtiyazlı plan tekliflerinde; projelere ait dilekçeleri, kurum görüşlerini veya resmi yazışmaları bilinçli olarak geciktirerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilatlanması ve Görevleri Hakkındaki kanunun ilgili maddesinde belirtilen 3 aylık yasal sürenin dolmasını kasıtlı olarak sağlayarak, plan tadilatlarında onaylama yetkisini Bakanlık kapsamına aldırdıkları, Belediyeler tarafından birçok açıdan sorunlu olduğu gerekçesiyle onaylanmayan plan tadilatlarında ise; aynı kanunun 2/Ğ Maddesi uyarınca “Özel Proje Alanı” ilan ettirdikleri veya yine aynı kanunun 7/E maddesi uyarınca plan tadilatı yapılacak arsayı “Kentsel Tasarım Projesi” ilan ettirerek yetkiyi Bakanlık kapsamına aldıkları ve Belediyeleri tamamen devre dışı bıraktıkları, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurullarına gelen ve birçok yönden problemli olan plan tekliflerde; kurul üyelerini yönlendirerek, baskı altına alarak veya kurul üyelerine Rüşvet vererek onaylattıkları, baskılara dayanamayan bazı kurul başkanlarının ise istifa ettirdikleri,  veya gerçeğe aykırı raporlar düzenleyerek Tescilli Kültürel ve Tarihi Yapıların bulunduğu arazileri, Doğal Sit Alanlarını ve yeşil alanları 2960 sayılı Boğaziçi Koruma Kanunu kapsamında bulunan alanları imara açtırdıkları, 
Ayrıcalıklı imar planlarına sahip olmasına rağmen imar planlarının belirtilen sınırlamaların üstünde veya ruhsata aykırı yapılan projelerde ise; suç örgütünün müdahaleleriyle inşaatların denetimlerden sorunsuz bir şekilde geçmesini sağladıkları, bunun yanı sıra onaylattıkları plan tadilatlarında yatırılması gereken resmi harç miktarını azmettirici konumunda bulunan işadamlarının istekleri doğrultusunda yatırılması gerekenin çok altında belirleyerek Devleti zarara uğrattıkları anlaşılmıştır.

Yine imar plan notlarına, inşaat şirketlerinin yüksek kar elde edebilecekleri şekilde  işadamlarının talepleri doğrultusunda eklemeler yaptıkları, bu kapsamda; “Huzurevi” gibi sağlık donatı alanlarının “Otel” alanına alınmasını sağladıkları,  eğitim alanlarının ise konut veya ticaret alanına alınmasına ilişkin fonksiyon değişiklikleri yaptırdıkları, bunların yanı sıra “Turizm” alanlarına “Apart Konaklama yapılabilir” notları ekleyerek bağımsız bir şekilde daire satışlarına imkan sağladıkları görülmüştür.

Ayrıca, üzerinde yapı bulunan taşınmazlarda ise suç örgütünün; 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 6. Maddesi uyarınca kentsel dönüşüm kapsamına aldırdıkları,  binaların riskli yapı ilan edilmesini sağlayarak veya taşınmazı Rezerv Yapı Alanına alarak planlama yetkisini Bakanlık uhdesine aldırdıkları, bunlara ilaveten örgütün bu yöntemle projeyi gerçekleştirecek İnşaat Şirketlerini KDV indiriminden de faydalandırıp yüksek miktarda haksız kazanç elde etmelerini sağladıkları anlaşılmıştır.
Suç örgütünün özellikle Çevre ve Şehircilik Bakanlığındaki etkinliğini daha da artırmak için; Müsteşar Yardımcılığı, Çevre ve Şehircilik İl Müdür ve Müdür Yardımcılığı gibi örgütün suç faaliyetleri açısından önemli üst düzey görevlere örgüt üyelerini veya suç örgütü ile yakın ilişki içerisinde olan kişileri getirdikleri, bunun yanı sıra geçmişte örgüt adına hareket eden ve birçok usulsüz projede rolü bulunan özel sektör çalışanlarını da süreç içerisinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bünyesindeki kurumlara atanmasını sağladıkları tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra suç örgütünün müdahale ettikleri projelerin diğer kurumlar ile ilgili Tapu Kadastro vb. işlemlerinde de bu kurumlarda çalışan kamu görevlilerine RÜŞVET vererek yapılan usulsüzlüğün ortaya çıkmasını engelledikleri görülmüştür.

Suç örgütünün yukarıda belirtilen yöntemleri kullanarak; 

Ağaoğlu Şirketler grubuna ait “Bakırköy 46” projesinin yapılacağı arazi ile Taşyapı inşaat tarafından Şişli ilçesindeki Bulgar Vakfı Arazisini “Özel Proje Alanı” ilan ettirerek kişiye özel imtiyazlı imar planlarını onaylattıkları,
İmar planlarına aykırı olarak yapılan “Ağaoğlu Maslak 1453” ve “Zorlu Center” isimli projelerin usulsüzlüklerine göz yumdukları ve denetimlerden sorunsuzca geçmelerini sağladıkları,
2960 sayılı Boğaziçi Koruma Kanunu kapsamında koruma altına alınan ve Boğaziçi Geri Görünüm Bölgesinde bulunan Yorum İnşaat tarafından Sarıyer ilçesi Tarabya Mahallesinde yapılacak projesi, Taşyapı İnşaata ait huzurevi alanının otel alanına dönüştürme projesi, Maslak Acıbadem Hastane Projesi, Ağaoğlu Çamlıca arazisi ile Arif Yüksel isimli şahsa ait park ve yeşil alan olan arazinin imar planlarını müdahale ettikleri,
1. Dereceden Doğal Sit veya Tescilli Kültürel ve Tarihi yapıların bulunduğu,  Ataköy Baruthane Yapılarının bulunduğu arazi, Sevgili Yapı’ya ait Kadıköy arazisi, İller Bankasına ait Tarabya arazisi, Murat KIRAN’a ait Tuzla arazisi ile ilgili Kültür Varlıkları ve Tabiat Varlıkları kurullarına müdahale ederek imara açtırdıkları
Bunun yanı sıra şahıs mülkiyetinde bulunan Bakırköy Ateştuğla Fabrika Arazisi, Bahçeşehir Gölet Alanı ve Pazartekke bölgesinde bulunan Ali KARAASLAN’a ait taşınmazlar ile Bilfen Eğitim Kurumlarına ait taşınmazların imar planlarına müdahale ettikleri tespit edilmiştir.

Yapılan araştırmalarda; yukarıda belirtilen arazi ve projelerle ilgili Belediyelere daha önceden birçok kez plan değişikliği teklifi yapıldığı, bu tekliflere birçok kurum tarafından olumsuz görüş beyan edildiği ve Belediyeler tarafından da oybirliği ile reddedildiği belirlenmiştir. Söz konusu ret kararları ve olumsuz görüşlere rağmen, suç örgütünün müdahalesi sonucu Belediyelere sunulan plan tekliflerinden daha da imtiyazlı imar planlarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yetkisi kapsamına alınmasının sağlanarak onaylatıldığı tespit edilmiştir. 
Ayrıca örgüt üyesi kamu görevlilerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOKİ veya Emlak Konut GYO ile herhangi bir şekilde ticari veya resmi işlemleri olan inşaat şirketlerine, enerji ve yemek işlerini Abdullah Oğuz BAYRAKTAR’ın gayri resmi ortağı olduğu DAF Enerji ve PINAR Yemek isimli şirketlere vermeleri için baskı yaptıkları, söz konusu şirketlerin de işlerinin aksayacağı endişesiyle kendilerini mecbur hissederek enerji şüphelilerin isteklerini yerine getirdikleri, bazı şirketlerin işlerini başka şirketlere vermiş olsalar da, şüphelilerin müdahalesi sonucu iptal ederek Daf Enerji ve Pınar Yemek isimli şirketlere verdikleri görülmüştür.

Diğer taraftan, suç örgütüne yönelik çalışmalarda yukarda belirtilen örgütün eylem ve faaliyetlerinin birçoğunun Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan BAYRAKTAR’ın bilgisi ve talimatıyla gerçekleştiği tespit edilmiştir.  Bunun yanı sıra Erdoğan BAYRAKTAR’ın, bakanlık tarafından yapılacak bazı ihaleleri önceden belirlediği şirketlere verilmesi ve söz konusu şirketlerinin enerji ve yemek işlerini aynı zamanda oğlu olan örgüt yöneticisi Abdullah Oğuz BAYRAKTAR’un gayri resmi ortağı olduğu DAF Enerji ve Pınar Yemek isimli şirketlere verilmesi için kamu görevlilerine açık bir şekilde talimat verdiği görülmüştür.

Hüseyin Avni SİPAHİ, Sadık SOYLU ve Abdullah Oğuz BAYRAKTAR yöneticiliğindeki örgütün içerisinde yer alan diğer şüpheliler ve konumlarına bakıldığında;

 Mehmet Ali KAHRAMAN’ın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda Mekansal Planlama Genel Müdürü,  Murat KURUM’un Emlak Konut GYO Genel Müdürü,  Turgay ALBAYRAK’ın İmar Planlama ve Kentsel Tasarım Daire Başkanı, Yavuz ÇELİK’in Toki Şehir Planlama Şube Müdürü, Hakan GEDİKLİ’nin Emlak Konut GYO’da Emlak ve Planlama Müdürü oldukları, Ali Seydi KARAOĞLU’nun TOKİ İstanbul Emlak Dairesi Başkanlığını yaptığı, Fuat KUŞÇU’nun ise Toki İstanbul’da Müdür Yardımcısı olduğu ve şahısların örgütün ilimizdeki faaliyetlerinin yerine getirilmesinden sorumlu oldukları tespit edilmiştir.

 Yine örgüt yapılanması içerisinde yer alan Ahmet AYYILDIZ’ın, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürü, Ergül ÇINAR ve Ahmet EMİL’in ise İl Müdür yardımcı görevini yaptıkları, Mehmet ERDAL’ın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda Bakanlık Müşaviri  olmasının  yanı sıra İstanbul (2) No’lu Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanı olduğu, aynı zamanda sözkonusu kişilerce örgütün İstanbul Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü ve komisyonlar nezdindeki usulsüz projelerin takibinden sorumlu oldukları,

  Diğer örgüt üyeleri Aytaç ÖLKEBAŞ, İsmayil ÇAKAL ve Abdullah UÇAR’ın ise Şehir ve İmar Plancısı oldukları, örgüte müracaat eden işadamlarının projelerini takip ederek, örgüt adına sonuçlandırdıkları tespit edilmiştir.  

A) SUÇ ÖRGÜTÜNÜN ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI ERDOĞAN BAYRAKTAR İLE İLİŞKİSİ

Suç örgütüne yönelik yapılan çalışmalarda şüpheli Hüseyin Avni SİPAHİ’nin, herhangi bir resmi kimliğinin bulunmamasına rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan BAYRAKTAR ile samimi ilişki içerisinde olduğu, süreç içerisinde sık sık bir araya geldikleri, bu görüşmelerinde suç örgütüne müracaat eden bazı inşaat şirketi sahibi işadamlarını  Erdoğan BAYRAKTAR ile görüşmesini sağladığı görülmüştür. Ayrıca suç örgütü yöneticilerinden Sadık SOYLU’nun bakan danışmanı olması, Abdullah Oğuz BAYRAKTAR’ın da Bakanın oğlu olması, suç örgütün Erdoğan BAYRAKTAR ile yakın ilişkisini izaha muhtaç bırakmayacak şekilde göstermektedir.
Örgüt lideri Hüseyin Avni SİPAHİ’nin, yapmış olduğu suç faaliyetlerinde örgüt üyesi üst düzey kamu görevlilerine talimat verirken “Beyefendi, Patron, Baba” gibi nitelemelerde bulunarak isteklerinin Bakanın bilgisi dahilin de olduğunu ifade ettiği görülmüştür. Bu doğrultuda şuana kadar suç örgütü tarafından gerçekleştirilen bazı örgüt eylemlerinin de Çevre ve Şehircilik Bakanının talimatı ve bilgisi dahilinde olduğu anlaşılmıştır.
Bu kapsamda şüpheli Hüseyin Avni SİPAHİ’nin, Erdoğan BAYRAKTAR ile yaptığı 01.12.2013 tarihindeki görüşmede; “BİLGİN DIŞINDA HİÇBİR ŞEY HAREKET ETMEM EDEMEM Kİ ZATEN ABİ” şeklindeki ifadesinden yapmış olduğu tüm faaliyetlerle ilgili  Erdoğan BAYRAKTAR’ı bilgilendirdiğini göstermektedir. Yine Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan BAYRAKTAR’ın, kendisine zaman zaman müracaat eden kişileri Hüseyin Avni SİPAHİ’ye yönlendirmekte ve bu kişilerin işleriyle yakından ilgilenmesi istemektedir.
Ayrıca Erdoğan BAYRAKTAR’ın, örgüt üyesi kamu görevlileri ile yapmış olduğu görüşmelerde; ihale kazanan inşaat şirketlerinin yemek işlerini oğlu Abdullah Oğuz BAYRAKTAR’ın gayrı resmi ortağı olduğu Pınar Yemek isimli şirkete verilmesi, bazı ihalelerin önceden belirlediği şirketlere verilmesi ve üçüncü şahısların menfaatine yönelik işleri yapmadığı sürece bazı inşaat şirketlerinin işlerinin durdurulması ile ilgili talimat verdiği görülmüştür. 
Bu açıdan Erdoğan BAYRAKTAR’ın, şüpheli Ali AĞAOĞLU ile ilişkisi örnek vermek gerekirse; 

Ali AĞAOĞLU’nun yapmış olduğu projelerde herhangi bir kanuni sınırlamalara tabi olmaması, istediği şekilde imar değişikliği yaptırabilmesi amacıyla Erdoğan BAYRAKTAR’ın bizzat kendisini arayarak “SEN KENDİ BİLDİĞİN GİBİ YAP” “SANA UYGUN NASILSA ÖYLE YAP” şeklinde güvence vermesi, bu ve benzeri konuların karşılığında  ise Ali AĞAOĞLU’nun da şirketlerin enerji ve yemek işlerini Abdullah Oğuz BAYRAKTAR’ın ortağı olduğu DAF Enerji ve PINAR Yemek isimli şirketine vermesi bu durumu gözler önüne sermektedir.

1-) Örgüt lideri Hüseyin Avni SİPAHİ’nin, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan BAYRAKTAR ile ilişkisini gösterir tespitlerden birkaçına bakıldığında;
01.01.2013 günü saat:16.49’da H. Avni SİPAHİ’yi (05322413232) Erdoğan BAYRAKTAR’ın (05305816161) aradığı görüşmede özetle; Erdoğan’ın “bizim bir Bircan abinin bir sıkıntısı var Bircan ERESİN” “Ona bir gitte onunla bir konuş yav Topkapı ...ordadır o” dediği, H.Avni’nin “Başüstüne tamam” dediği, Erdoğan’ın “Topkapı Eresin Otelin bitişiğinde orda yeri var orda bir ofisi var” “ONA BİR GİTTE BİR YARDIMCI OL” dediği, 
21.03.2013 günü saat:11.56’da H. Avni SİPAHİ’yi (05322413232) Erdoğan BAYRAKTAR’ın (05305816161) aradığı görüşmede özetle; Erdoğan’ın “bu şirketin isimlerini ortaklarını bulacaktın bana buldun mu onları” dediği, H.Avni’nin “hepsini hazırladım abi, takdim edeceğim sana dosyayı geldiğinde uygunsan ben onu herşeyi hazırladım onla ilgili bir çalışma da yaptım zaten onu da sana bir de postadan birşey gelecek zaten ama yine bir genel çalışmasını yapacağım zaten bilginiz olsun” dediği, 
11.04.2013 günü saat:18.43’de H. Avni SİPAHİ’nin (05558225555) Erdoğan BAYRAKTAR’ı (05305816161) aradığı görüşmede özetle; H.Avni’nin “müsaitsen bir şey söyleyeceğim hani dün sana bir şey söylemiştim ya” “Hatırlıyorsun çıkarken onu bi kontrol ettirirsen sevinirim abi ya bilgin olsunda” dediği, Erdoğan’ın “unuttum ya neydi ya” dediği, H.Avni’nin “Şey bir yere not almıştınya müsteşara bir şey söylemiştin hatırladın mı” dediği, Erdoğan’ın “kiminle ilgiliydi” dediği, H.Avni’nin “Üst düzey birisi vardıya abi ...” dediği, Erdoğan’ın “onunla ilgilimi” dediği, H.Avni’nin “He he bi kağıdın üzerine not almıştınya abi ...” “Hukukçu birisi vardıya” dediği, Erdoğan’ın “Anladım tamam” dediği, H.Avni’nin “Abi çok iyi olur ya tamam abi” dediği, Erdoğan’ın “ONUN İŞİ OLDU YA ONUN İŞİ HALLOLDU YA” dediği, H.Avni’nin “hatta bir de sıkıntı yapıyorlar çok moralim bozuldu yani ben sana söyleyemedim onu bi şey yaparasan çok mahcup oluruz abi ya ...” dediği, 
01.12.2013 günü saat:19.30’da H. Avni SİPAHİ’yi (05322413232) Erdoğan BAYRAKTAR’ın (05305816161) aradığı görüşmede özetle; Erdoğan’ın “bu şeyle ilgili bana kim dedi ya bu şeydeki Ataşehir deki yeri işte kiraya vereceklermiş de bilmem ne falan filan senle konuştular mı onu” “hastane yapacaklar kiraya verecekler falan konuşuldu mu senle” dediği, H.Avni’nin “Yok abi yok yok” dediği, Erdoğan’ın “Bana kim onu şey Murat söyledi galiba” “Sen sen... ilgili birşey var mı” dediği, H.Avni’nin “Ben yok abi ben sana izah edeceğim BİLGİN DIŞINDA HİÇBİR ŞEY HAREKET ETMEM EDEMEM Kİ ZATEN ABİ onu ben sana izah ederim konuşuruz” dediği,  
17.11.2013 günü saat:10.49’de H. Avni SİPAHİ’nin (05322413232) Özlem/Banu’yu (02123633300) aradığı görüşmede özetle ; Özlem isimli bayanın telefonu Banu isimli bayan verdiği, Banu’nun “Tarabya SPA iyi günler Banu ben” dediği, H.Avni’nin “Banu hanım Hüseyin ben BAKAN BEY ORDA GALİBA DA ÜCRET ALMAYIN SİZ” “ÜCRET ALMAYIN HÜSEYİN BEY AKŞAMDAN HALLETTİ DERSİNİZ. Sabahtan şey ben öğleden sonra şoförle yollarım ben tamam mı kendisi ...” dediği, Banu’nun “Birşey talep etmeyelim siz yollayacaksınız” dediği, Hüseyin Avni’nin “Tamam aynen aynen tamam şey yapsın” “O çocukların şeylerini de ya o çocukların şeylerini de yollarım ben size zaten hizmet edenlerin tamam mı” dediği tespit edilmiştir.

2-) Hüseyin Avni SİPAHİ’nin Çevre ve Şehircilik Bakanının Bilgisi olduğunu belirterek örgüt üyesi kamu görevlilerine vermiş olduğu talimatlar ile ilgili tespitlerden birkaçına bakıldığında; 
06.11.2012 günü saat:15.42’de A.Oğuz BAYRAKTAR’ı (05327769497) M.Ali KAHRAMAN’ın (05333393408) aradığı görüşmede özetle ; M.Ali’nin “ben yazdırıyorum yazıyı” “bu olayın hassasiyetini tam bilmedikleri için ya normalde bu tür yatırımcılar çok talepte bulunuyorlar böyle talepte o yüzden biz genelde yapmıyoruz falan filan dediler bende yani BAKAN BEY ÖZELLİKLE ŞEY YAPTI DEDİM TALİMAT VERDİ ZATEN HIZLANDIRIN DEDİ DÜN BENİ ÇAĞIRDI” “Şeyi Bakırköyü özellikle öbürünü biraz bekletin dedi bekleyin dedi” “Ben sana haber veririm” dediği,
11.04.2013 günü saat:18.16’da M. Ali KAHRAMAN’ı (05305820303) Fatih EKMEKÇİ’nin (03124188785) aradığı görüşmede özetle; Fatih’in “genel müdürüm şimdi Hüseyin SİPAHİ aradı da” “Bu makineciler ile ilgili konuyu İstanbul Büyükşehir belediyesine gönderiyorlarmış Fatih dedi, dün BAKAN BEY ONAY VERMİŞTİ DEDİ, MEHMET ALİ ONAYLAYACAKTI ONU DEDİ” “GALİBA HANİ BİR ARA BEN SİZE Bİ HÜSEYİN SİPAHİ BİR ŞEY VERMİŞTİ” dediği, 
11.04.2013 günü saat:18.22’de Osman AĞCA'nın kullanımında bulunan (02166519300)  nolu telefondan M. Ali KAHRAMAN'ın H. Avni SİPAHİ'yi (02126880973) aradığı görüşmede özetle; H.Avni'nin "şimdi bu onaylanması lazım hatta ben dün gene söyledim" "Bizim için de bunlar çok önemliydi yani şey değil yani  DETAY BU BİLİYOR ZATEN ŞEY  BEYEFENDİ" dediği, M. Ali'nin "Hayır yani bana o konuda bi talimat vermedi de  belki de unuttu " dediği,
10.06.2013 günü saat:09.20’de H.Avni SİPAHİ’nin (05322413232) M.Ali KAHRAMAN’ı (05305820303) aradığı görüşmede özetle; H.Avni’nin “hani şey vardı ya ... ABİYLE KONUŞTUM” “He he o söyledim dedi abi onu bir önemli bizim için hele bu ay çok daha şey bir bakarsan sevinirim” dediği, M.Ali’nin “tabi tabi onu bi bu hafta bitireceğim abi inşallah onu” dediği, H.Avni’nin “Çünkü şey çok şey” dediği, M.Ali’nin “Biliyorum biliyorum hassas o ...” dediği, 
11.04.2013 günü saat:18.22’de Osman AĞCA'nın kullanımında bulunan (02166519300)  nolu telefondan M.Ali KAHRAMAN'ın H.Avni SİPAHİ'yi (02126880973) aradığı görüşmede özetle; H.Avni'nin "BEYEFENDİYE ARZ ETMİŞTİM nereden nasıl olduğunu, ondan sonra o da tamam dedi hatta dün ben ordaydım tamam dedi”  "Bu makinacılar" "Bi HARCININ DA DÜŞÜRÜLMESİ KONUSUNDA bir de şeyin konusunda HATTA BEYEFENDİ DE MÜSTEŞARIMIZA DA ŞEY YAPMIŞTI TALİMAT VERMİŞTİ” sen  bi sen ilgilenirsen  çok sevinirim" "Plan harcı yüksek çıkmıştı" dediği, M. Ali'nin "Onu azaltın diyorlar öyle mi" dediği tespit edilmiştir.

2. Cİ BÖLÜM İLE DEVAM EDECEKTİR.,


***

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder