27 Aralık 2019 Cuma

STRATEJİNİN GEREĞİ MUTLAKA YAPILMALIDIR.,

STRATEJİNİN GEREĞİ MUTLAKA YAPILMALIDIR.,


STRATEJİNİN GEREĞİNİ MUTLAKA YAPALIM




















Dr. Tahir Tamer Kumkale
03 ARALIK 2019




Millet ve kahraman çocuklarından meydana gelen ordu, o derece birbiriyle birleşmiştir ki, dünyada ve tarihte bunun örneği pek seyrektir. Bu milli görünüş ile daima övünebiliriz. (Gazi Mustafa Kemâl Atatürk – 1931)

Dünyanın ticaret yollarını üzerinde üzerinde taşıyan ve yer altındaki çok zengin petrol rezervleri ile jeostratejik önemine paha biçilemeyen Ortadoğudaki güç dengeleri giderek Türkiye’nin aleyhine gelişmektedir.

Yüz yıldır bölge ülkelerine ağabeylik yapan Türkiye son yıllardaki yanlış dış politika adımları ile yalnızlaştırılmış ve bölgemiz emperyalist batılı güçlerin rahatça hareket ettiği bir arenaya dönüştürülmüştür.

Ortadoğu kara kıt’asındaki doğal zenginliklerin yanında son yıllarda Doğu Akdenizde bulunan çok zengin doğal gaz kaynakları küresel güçlerin doğrudan hedefi haline gelmiştir. Kıbrıs Rum Kesimi ve İsrail’in girişimleri ile dünya devleri bu zenginlikten faydalanmak için bir araya gelerek pastayı nasıl bölüşeceklerinin hesabına başlamışlardır.

Türkiye bir süredir bölgede yok sayılmış ve KKTC ile tek başına yaptığı operasyonlar dikkate dahi alınmamıştır.

Batılı emperyalistler her alanda zayıf gördükleri Türkiye’nin aslında çok güçlü bir devlet geleneğine sahip olduğunu, stratejik öngörüleri olan ve kendi milli politikalarını başarıyla uygulayabilme yetenekleri taşıdığını unutmuşlardır.

İşte bu hiç dikkate alınmayan Türkiye, şimdi Ortadoğuda tüm dengeleri değiştirecek çok önemli bir stratejik adım atmıştır. Libya ile deniz alanlarının kullanılmasına ilişkin bir anlaşma yaparak emperyalist batı ile Doğu Akdeniz’in bağlantısını kesmiştir.

Şurası unutulmamalıdır. Ortadoğu Bölgesi kara ve deniz kaynakları ile tüm Ortadoğu ülkelerinin tapulu malıdır. Buranın her türlü doğal zenginliği Ortadoğu halklarınındır. Burada küresel emperyalist güçlerin cirit atmasına ve rol dağıtmasına izin verilmemelidir. Bunu sağlayacak tek potansiyel güç ise mevcut tüm imkansızlıklarına rağmen Türkiye Cumhuriyetidir.

Bölgedeki muhtemel gelişmelere bu mantıkla bakılarak bundan sonra atılacak adımların buna göre planlanması gerekmektedir. Bunu bize jeopolitik ilmi dikte ettirmektedir.

Şimdi yapılacak işler sırasıyla şunlardır;

1. Yönetim olarak, bu bölgedeki hak ve menfaatlerimizin ne olduğunu, neler yapmamız gerektiğini, yaptıklarımızla elde edeceğimiz kazanımlarımızı, elde edeceğimiz değerlerin halkımıza nasıl yansıyacağını tüm iletişim kaynaklarını kullanarak önce parlamentoya, sonra siyasi partilere ve halka anlayacakları şekilde anlatmalı ve atılacak muhtemel adımlar için Türk halkının tam desteği arkasına alınmalıdır..

2. Türkiye tüm iletişim kaynaklarını, devlet kurumlarını, üniversitelerini, sivil toplum kuruluşlarını seferber ederek insanlığa bölgedeki milli çıkarlarını korumak için kararlı olduğunu anlatmalı ve özellikle üçüncü dünya ülkelerinin desteğini kazanmaya çalışmalıdır.

3. Üçüncü olarak Libya ile yapılan anlaşmanın aynını Mısır ile yapmalı ve bu anlaşmayı Libya ile yapılan anlaşma ile birleştirerek üçlü bir güç haline gelinmelidir.

4. Dördüncü olarak ayni anlaşmayı Suriye ile yapmalı ve bunu da Mısır ve Libya ile yapılan anlaşmaya dahil ederek tüm Doğu Akdenizdeki doğal kaynakların işletilmesini bölge ülkelerinin yapacağı dünyaya ilan edilmelidir.

5. Bölge kaynaklarının çıkarılması, işletilmesi, depolanması ve pazarlanması karmaşık ve çok uzun vadeli bir faaliyet olduğundan Türkiye, Libya, Mısır, ve Suriye’nin birlikte çalıştıracağı bir çatı teşkilat kurulmalıdır..

Sonuç olarak; Ortadoğu bölgesi doğal kaynaklar açısından çok zengindir. Fakat bu zenginlik emperyalist küresel güçlerin burununu sokmasıyla bölge insanının değil, emperyalist ülkelerin insanlarını zengin etmektedir. Ortadoğu halklarına sadece savaş , kan ve gözyaşı bırakılmaktadır. Ve tüm halklar sürekli olarak birbiri ile savaştırıldığından fakir ve perişan halde bulunmaktadır.

Bugün Türkiye’nin eline stratejik bir fırsat geçmiştir. Bu fırsatı değerlendirebilecek gücü, potansiyeli ve tecrübesi vardır. Fakat bu güç sadece bugünkü iktidarın değil, 82 milyonun bir hedefte toplanması ile yaratılacak olan müşterek bir güçtür. Bu faaliyet tek adamın değil, müşterek aklın yönettiği bir sistemi gerekli kılmaktadır.

Ben yapabileceğimize inanıyorum. Yeter ki iç çatışmalara gereksiz çekişmelere son verip tek yumruk haline gelebilelim..

Ve STRATEJİNİN GEREĞİNİ MUTLAKA YAPALIM…

https://kumkale.wordpress.com/2019/12/03/stratejinin-geregi-mutlaka-yapilmalidir/


***

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder