13 Şubat 2020 Perşembe

11 EYLÜL SONRASI ABD NİN ORTADOĞU POLİTİKASI VE TÜRKİYEYE YANSIMALARI., BÖLÜM 6

11 EYLÜL SONRASI ABD NİN ORTADOĞU POLİTİKASI VE TÜRKİYEYE YANSIMALARI., BÖLÜM 6



III. BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ’NİN GEREKÇELERİ 

Proje, büyük Ortadoğu alanında yer alan halkların son derece kötü koşullarda yaşadığı ve bu durumun mevcut sorunların ortaya çıkışındaki en önemli etken olduğu varsayımına dayanmaktadır. 
Taslak metinde de belirtildiği gibi; Ortadoğu’da ekonomik ve sosyal koşullar düzeltilir ve demokrasiye geçiş sağlanırsa; yönetime katılım olanağı bulan ve refah düzeyi yükselen Ortadoğu halkları istikrarlı bir yapı kazanacak, Batı’yı tehdit eden tehlikelerden uzaklaşacaklardır. 

BOP’a kaynak teşkil eden temel belge, 2002 tarihli BM Arap İnsani Gelişme Raporu’nda19 sunulan verilerdir. Birleşmiş Milletler’in yayınlamış olduğu bu rapor, Büyük Orta Doğu projesinde yer alan önemli referanslardan biridir. ABD bu rapora dayanarak hazırlamış olduğu ve G-8 ülkelerine sunduğu taslak metinde bölgedeki temel eksiklikleri gündeme getirmiştir. 

Dökümana göre: 

Bölgede, Arap uzmanlarınca tanımlanan 3 temel eksiklik ve bu eksikliklerden kaynaklanan sorunlar, G-8 devletlerinin milli çıkarları için tehdit oluşturmakta dır. 
Bunlar: özgürlük eksikliği, bilgi eksikliği ve kadınlarınn haklardan yoksunluğudur. Bu koşullar devam ederse (koşullar değiştirilmezse) G-8’ler, aşırılık, terörizm, uluslar arası suçlar, yasa dışı göç gibi ya yaşamsal sorunlarda artışlarla yüz yüze geleceklerdir.20 

Bu düşünceden hareketle, bölgedeki tehdit unsurlarıyla etkin bir biçimde baş edebilmek için bölge ülkelerinin, çağın gereklerine uygun olarak, demokratikleştirilmesi ve bu amaçla sosyal, ekonomik ve siyasal reformlar gerçekleştirilmesi ihtiyacının ortaya çıktığı sonucuna varılmaktadır. 

Gerçekleştirilmesi düşünülen reformlarla da; siyasal özgürlüklerin genişletilme si, rejimlerin iyileştirilmesi, sivil toplumun güçlendirilmesi ve siyasi hayatta öne çıkması, parlamentoların işlevlerinin arttırılması, yolsuzlukla mücadele, eğitim reformu ile okur-yazarlığın artırılması, kadın haklarının genişletilmesi, medyanın yeniden yapılanması, yargı reformlarının yapılması, ticaret ve finans sektörleri nin uluslararası sisteme uyumu ile girişimciliğin ve serbest ticaretin teşvik edilmesi gibi amaçlar güdülmektedir. Toplumların refah seviyelerinin artırılması ve bu çerçevede demokrasi getirilmesi hedeflenmektedir. Taslak metinde 3 bölüm yer almaktadır. 

Bunlar: Demokrasinin ve iyi yönetişimin (governance) teşvik edilmesi, bilgi toplumunun yaratılması ve ekonomik fırsatların geliştirilmesidir. 21 

BOP’un Ortadoğu ülkeleri tarafından kabul edilmesi için ABD bazı konularda taahhütlerde bulunmaktadır. Projeyi uygulamaya başlayan devletler imtiyazlı uygulama ve destek görecek, mali yardımlar alacak ve bu çerçevede: 

Dünya Ticaret Örgütü’ne alınmada kolaylık sağlanacak, ABD ile serbest ticaret anlaşması imzalanacak, Ortadoğu’da kurulacak finans merkezlerine üye yapılacaktır. 22 

BOP’u Arap devletlerine tanıtmak ve destek sağlamak amacıyla ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman bölge devletlerinden Mısır, Bahreyn ve Suriye’yi ziyaret etmiştir. ABD, BOP üzerine yaptığı değerlendirmede başlıca amacının demokrasi ve insan haklarının korunması, terörizmle mücadele, bölgesel ve uluslararası istikrar ve güvenliğin sağlanması olduğunu, çeşitli vesilelerle dile getirmiştir. Ancak pek olumlu yanıt alamamıştır. Konu 
ile ilgili olarak Mısır ve Suudi Arabistan yaptıkları açıklamada, dışarıdan Arap ve İslam ülkelerine dayatılmaya çalışan reformları reddettiklerini ifade etmişlerdir. Mısır Dışişleri BakanıAhmet Mahir’in gazetecilere yaptığı açıklamada “Mısır hiç kimseden kurumları için siyasi reform ve demokrasi dikte etmesini beklemeyen 
bir ülkedir”23 açıklamasını yaparken, Arap Birliği Genel Sekreteri Emir Musa da ABD’nin projesini değerlendirirken görüşlerini “Sanki Ortadoğu deneme tahtası olacakmış gibi gökten girişim yağıyor”24 şeklinde, Ortadoğu Projesi’ni ciddiye almayan ifadeler kullanmıştır. Arap ülkelerinin bu sert tepkileri üzerine Amerikalı yetkililer BOP hakkında bir daha açıklama yapmamaya özen 
göstermişlerdir. Kabullenilmesinin zamana yayılması ve zamanla daha sağlıklı değerlendirmeler yapılacağı varsayımı ile böyle bir karar alınmış olabilir. Bu iki temel belgeden(Arap İnsani Gelişme Raporu, Büyük Ortadoğu Projesi Taslak Metni) ve diğer araştırmalardan yararlanarak BOP’un amaçları şu şekilde sınıflandırılabilir. 

A. Kitle İmha Silahlarının Kontrol Edilmesi 

Küreselleşme sürecinde, dünya genelinde her çeşit silah ve askerî teçhizatın üretilmesi ve elde edilmesi daha kolay bir hâle gelmiştir. Artık; devletlerin yanı sıra birçok ulus-ötesi birimler, yüksek askerî teknolojiye ve nükleer silahlara sahip olabilmektedirler. 

Bu gelişme küresel güvenlik için önemli bir tehdit oluşturmaktadır. Özellikle Soğuk Savaş sonrasında devlet otoritelerinin yok olması neticesinde, silahlar kolayca el değiştirir hale gelmiştir. Böylece Soğuk Savaş yıllarında bazı bölgelerle sınırlı tutulabilen silahlanma, Soğuk Savaş’ın bitmesiyle dünya 
çapında yayılmaya başlamıştır. Kitle imha silahlarının da (KİS) yayılmaya başladığı ve kitle imha silahlarına sahip olmaya veya üretmeye çalışan ülkelerin sayısında büyük bir artış olduğu gözlemlenmektedir. 

Kitle imha silahlarının yayılmasının doğurduğu tehdidin boyutları, konvansiyonel silahlanmadan çok daha büyüktür. Nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlar (NBC) olarak da ifade edilen kitle imha silahları’na, dünyada 30 kadar ülkenin 
sahip olduğu ve bir o kadarının da bunları elde etmek için çaba sarf ettiği görülmektedir.25 

ABD’ye göre bu ülkelerin bir kısmının demokratik kültürden ve denetimden uzak olması ve dünyanın her an tetiklenmeye hazır kriz bölgelerinde yer almaları, tehlikenin en önemli boyutudur. Ayrıca, bu ülkelerin balistik füze programlarını uluslararası denetime kapalı tutmaları, uluslararası güvenlik tehdidini daha 
da arttırmaktadır. 

B. Totaliter Rejimlerin Demokratikleştirilmesi 

    ABD’ye göre; Ortadoğu’daki sorunların kaynaklarından biri de totaliter rejimlerdir. Büyük Ortadoğu Projesi ile; bölgedeki totaliter ve Amerikan karşıtı rejimlerin, ılımlı İslam olarak nitelendirilen yönetimlerle değiştirilmesi, bu çerçevede demokrasi getirilmesi de hedeflenmektedir. Bölgedeki tehdit unsurlarıyla etkin bir biçimde baş edebilmek için bölge ülkelerinin “çağın gereklerine uygun olarak” demokratikleştirilmesi ve bu amaçla sosyal, 
ekonomik ve siyasal reformlar gerçekleştirilmesi istenmektedir. 

Gerçekleştirilmesi düşünülen reformlarla da; siyasal özgürlüklerin genişletilmesi, rejimlerin iyileştirilmesi, sivil toplumun güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca, yargı reformlarının yapılması kaçınılmaz olarak görülmektedir. 

Bölgede demokratik kurumlar ya hiç yoktur ya da zayıftır. Siyasi bakımdan Ortadoğu denilince öncelikle monarşiler, demokrasi dışı rejimler, darbeler, tek kişi yönetimleri, askeri, tek parti veya aile diktatörlükleri akla gelmektedir. Bu tür yönetimler, doğal olarak siyasi istikrarsızlıklara, bölgesel çatışmalara ve 
ciddi sorunlara yol açmaktadır. Ortadoğu ülkelerinden Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Ürdün ve Umman aileler tarafından yönetilen geleneksel monarşilerdir. Suudi Arabistan’da Suudi ailesi, Bahreyn’de el-Halife ailesi, Katar’da es-Sani ailesi, Ürdün’de Haşimi ailesi ve Umman’da da Kabus ailesi iktidarı elinde tutmaktadırlar. 

Bu monarşilerden Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar ve Umman’dakiler birer mutlak monarşi iken Ürdün’deki meşruti monarşi konumundadır. 26 Dolayısı ile Ortadoğu’da Türkiye ve İsrail dışında hiçbir ülke için “demokratik” tanımlamasını kullanmak doğru değildir. Ülkeden ülkeye farklılıklar gösterse 
de Ortadoğu’da Otoriter yönetimlerin başta bulunması beraberinde temsil krizini ve yoğun halk kitlelerinin devlet sistemine karşı yabancılaşmasını beraberinde getirmektedir. Çünkü; otoriter toplumlarda yönetim; demokratik toplumların aksine, çoğunluk olmaya değil, güçlü olmaya, silah gücüne ve kaba kuvvete 
dayanmaktadır. Sisteme katılım sağlayamayan halk kitleleri kendilerini hukuki olmayan yapılarla ifade etme yoluna girebilmektedirler. Bu gruplar bazı ülkeler için ciddi bir güvenlik problemi yaratmaktadır. 

C. Ekonomik Fırsatların ve Serbest Piyasa Ekonomisinin Yaygınlaştırılması 

Ortadoğudaki 22 Arap ülkesinin toplam GSMH’sı, tek başına İspanya’nınkinden düşüktür.27 Buna göre, tüm Arap ülkelerinin 2010’da 50 milyon, 2020’de de 100 milyon yeni istihdam alanı yaratmaları gerekmektedir; Ortadoğu halklarının üçte ikisinin günlük kazancı 2 dolardan azdır. Toplumların refah seviyelerinin artırılması, demokrasi getirilmesi için temel şartlardan biridir. Proje ile, finans sektörlerinin uluslar arası sisteme uyumu ile girişimciliğin ve serbest ticaretin teşvik edilmesi gibi ekonomik düzenlemelerin yapılması amaçlanmıştır. ABD bu amaçla; Ürdün’de ve Tunus’ta Eylül 2004’te birer ‘Orta Doğu Ortaklık Girişimi Ofisi’ açmıştır. BOP kapsama alanı dışında kaldığı halde bu projeye gönüllü olarak katılmak isteyen ülkelere de, sosyal ve ekonomik destek sağlanacağı belirtilmiştir. 

BOP taslak metninin üçüncü bölümü “Ekonomik Fırsatların Yaygınlaştırılması” adını taşımaktadır. Bu bölümde mikrofinans kredilerinin sağlanması, bölgede iktisadi gelişime ulaşmak amacıyla büyük ve orta ölçekli projeleri geliştirmeye yardımcı olarak, Uluslararası Para Fonu (IMF) tarzı bir teşkilatın kurulması, 
kalkınma için öncelikli olan ihtiyaçları gidererek reform için çabalayan devletlere yardımcı olmak amacıyla, Avrupa kalkınma ve İmar Bankası tarzında bölgesel kalkınma müessesesinin inşası, finans sektöründeki uzmanlık ve teknik yardımlardan bir oluşum sağlayarak bölge genelinde finans hizmetini 
başlatmak ve genişletmek için “Daha İyi Mali Düzen İçin Ortaklık Sisteminin” kurulması, önerileri yer almıştır.28 

D. Bölgedeki Terörün Engellenmesi 

Ortadoğu Halklarının çoğu moderniteyi ve küreselleşmeyi, emperyalizmin aracı olarak görmekte ve buna ciddi bir karşı çıkış sergilemektedir. Halk, küreselleşmenin getirdiği ileri sürülen ‘özgürlük’ ve ‘liberalizm’e değil, kendi kültürünün temelini oluşturan değerlere sarılmaktadır. Sorumlu olarak da Batıyı ve Batıyla işbirliği yapan yöneticileri görmektedir. Bu anlayış ise; Batılı 
değerlerin karşıtı olarak görülen İslam’a ve onun aşırı uçlarına yönelimi artırmaktadır. Batılılara gore; Ortadoğudaki bu anlayış ve yapı, radikal İslam’ın güç kazanmasına, Amerikan karşıtlığının yayılmasına ve sonuçta terör eylemleriyle ABD’yi ve diğer Batı ülkelerini tehdit etmesine ortam yaratmıştır. 

Bu durumun istikrarsız rejimlerin varlığı ile birleştiğinde terörü artırdığı, kitle 
imha silahlarının yaygınlaşması, uyuşturucu ve insan kaçakçılığının artması gibi önemli güvenlik ve düzen sorunlarını da beraberinde getirdiği değerlendirmiştir. 

Yeni yüzyılın başında Amerikan ulusal güvenlik anlayışının temelden sarsılmasına sebep olan terör saldırıları da, Orta Doğu’dan kaynaklanmıştır.29. El Kaide terör örgütünün ABD’ye karşı düzenlediği 11 Eylül terör saldırılarından sonra Amerikan ulusal güvenlik anlayışının sadece barışçıl arabuluculuk rolleri 
veya insanî müdahale misyonu ile sınırlı kalmayacağı açıklık kazanmıştır. 
Uluslar arası teröre karşı “küresel bir güvenlik anlayışı”30 benimseyen ABD, yaşadığı bu sarsıntının ardından tüm kurumları ile, yeniden yapılandırma çalışmalarına başlamıştır. BOP ile artık, Ortadoğu’da mevcut yapıyı değiştirip yeniden düzenleyecek bir harekete girişildiği söylenebilir. 

E. Eğitimde Reform Yapılması ve Okur-Yazarlığın Artırılması 

Eğitim reformu ile okur-yazarlığın artırılması da BOP’un açıklanan amaçlarındandır. Arapların yüzde 40’ı okuma-yazma bilmemektedir. Bölge halklarının sadece yüzde 1.6’sının internet erişimi vardır.Bölgede yapılan yıllık yayın sayısı, tüm dünyada yapılanın sadece yüzde 1.1’ini oluşturmaktadır. Bilimsel ve teknolojik alt yapı hemen hemen yok gibidir.31 BOP Taslak Metninde 
bu eksiklik “Temel Eğitim Girişimi” bölümünde ele alınmaktadır.

Bu bölümde bilgi toplumunun inşasına temel olması bakımından okuma-yazma oranını yükseltmek gerektiği, bunun için de okuma yazma bilmemekle mücadele kampanyalarının düzenlenmesi ve temel eğitimin yaygınlaştırılması, kütüphanelerin zenginleştirilip çoğaltılması, dünya klasiklerinin Arapça’ya yeniden kazandırılması, bilimsel araştırma yapan akademilerin açılması, 
mesleki eğitim veren okulların desteklenmesi, internet kullanımının  yaygınlaştırılması gibi bir düzine çözüm önerileri sunulmuştur.

Bu öneriler şu şekilde özetlenebilir. 

-Bölgede 65 milyon yetişkinin okuma yazma bilmemekten yakındığını göz önünde bulundurulursa, öğretmenlerin yetiştirilmesine öncelik veren çeşitli programlar uygulanması mümkündür. Kadınlara yönelik öğretmen enstitülerinin kapasiteleri artırabilir veya yenileri açılabilir. Bu enstitülerde kadınlar, okullara 
kadın öğretmenler ve kadın eğitim uzmanları kazandırmak amacıyla öğretmenlik mesleği üzerine eğitilir. 

-Eğitim Kitapları: Arap İnsani Gelişim Raporu’nda felsefe, edebiyat, sosyoloji ve tabiat bilimlerindeki temel kitapların tercümesinde önemli bir eksiklik gözlenmektedir.Yine “üniversitelerdeki kütüphanelerin içler acısı hali” dikkat çekmektedir.G-8’ler topluluğuna mensup her ülke, bu alanda kendi klasik eserlerinin tercüme edilmesi programlarını finanse edebilir. Yine devletler 
ve yayınevleri (özel ve resmi sektör ortaklaşa), şu an piyasada olmayan Arap klasiklerini yeniden neşrederek okullara, üniversitelere ve yerel kütüphanelere bağışlayabilirler. 

-Araştırma Okulları Girişimi: Ürdün, ileri teknolojinin kullanılacağı ve modern eğitim programlarının uygulanacağı ‘Araştırma Okulları inşa etme girişimini hayata geçirdi. G-8’ler, finans sağlayıp bu düşünceyi özel sektör de dahil bölgedeki diğer ülkelere taşıyarak genişletebilir (Özel sektörün desteğini de talep ederek). Zirvenin hemen öncesinde Büyük Ortadoğu Girişimi’ne 
desteği artırmak amacıyla G-8’lerin ev sahipliğini yapacağı bir eğitim zirvesi tertip edilebilir. 

-Dijital Bilgi Girişimi: Bölge, internete erişim bakımından çok düşük seviyede bulunmaktadır. İnternete yüklenen bilgi akışı, internetin eğitim ve ticaretteki önemi göz önünde bulundurulduğunda bölge ile dünya arasında farkı kapatacak köprü kurmak, bir zorunluluktur. Olduğunca çok okul ve postaneye bilgisayar temin edilmesi, Okulların bilgisayarlarla donatılması girişimi mümkündür. 

-İş İdaresi Eğitimi Girişimi: Bölge genelinde iş idaresi düzeyini iyileştirme çabaları bağlamında G-8’ler, kendi ülkelerindeki iş idaresi okulları ile bölgedeki eğitim akademileri (üniversiteler ve enstitüler) arasından işbirliği oluşturabilir.32 


BU BÖLÜM DİPNOTLARI;

19 Arab Human Development Report, 2002, 
     http://www.undp.org/arabstates/ahdr2002.shtml, 13.03.2007 
20 G-8 Greater Middle East Partnership Working Paper, Al-Hayat,13 February 2004, 
     http://www.meib.org/documentfile/040213.htm 21.10.2006 
21 G-8 Greater Middle East Partnership Working Paper, Al-Hayat,13 February 2004, 
     http://www.meib.org/documentfile/040213.htm 21.10.2006 
22 G-8 GreaterMiddle East Partnership Working Paper, Al-Hayat,13 February 2004, 
    http://www.meib.org/documentfile/040213.htm 21.10.2006 
23 “Demokrasimizi Biz Kurarız” Radikal gazetesi, 2 Mart 2004 
    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=108133&tarih=02/03/2004 
24 Radikal gazetesi “Demokrasimizi Biz Kurarız”, 2 Mart 2004 
    http:// www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=108133&tarih=02/03/2004 
25 Bu ülkeler şunlardır: ABD, İngiltere, Fransa, İtalya, Almanya, Kanada, Cezayir, Çin, Küba, Mısır, Etiyopya, Hindistan, İran, Irak, İsrail, Japonya, 
    Libya, Burma, K. Kore, G. Kore, Pakistan, Rusya, G. Afrika, Sudan, Suriye, Tavyan, Vietnam, Yugoslavya. ÇağrıErhan, “Küreselleşme Döneminin 
    Tehditleriyle Mücadele”, Stradigma Aylık Strateji Ve Analiz E Dergisi, Haziran 2003,Sayı 5 
26 Dursun “Ortadoğunun Ekonomik….” s: 1259 
27 Çağrı Erhan, Ortadaki Büyük Oyun, Cumhuriyet / 22-25 Haziran 2004 
28 G-8 GreaterMiddle East Partnership Working Paper, Al-Hayat,13 February 2004, 
    http://www.meib.org/documentfile/040213.htm 21.10.2006 
29 Armağan Kuloğlu, “Soğuk Savaş Sonrası Bozulan Dengeler, Irak Krizi ve Bölgesel İstikrar Arayışları”, 
    Stratejik Analiz, Cilt 4, Sayı 44, Aralık 2003, s. 43. 
30 Jeffrey Record, “The Bush Doctrine and War With Iraq”, Parameters: U.S. Army War College Quarterly, No.33, Vol 1, Spring 2003, ss. 4-5. 
31 Arab Human Development Report,2002, 
    http://www.undp.org/arabstates/ahdr2002.shtml, s;51-59, 13.03.2007 
32 G-8 Greater Middle East Partnership Working Paper, Al-Hayat,13 February 2004, 
     http://www.meib.org/documentfile/040213.htm 21.10.2006 


7. CI BÖLÜM İLE DEVAM EDECEKTİR..

***

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder